Yeşilce-Yeşilyurt Deyimler Sözlüğü

DEYİMLER
YÖREMİZDE SÖYLENEN GÜZEL SÖZLER (DUALAR)
YÖREMİZDE SÖYLENEN KÖTÜ SÖZLER (BEDDUALAR)
YEŞİLYURT‘TAKİ LAKAPLAR
DEYİMLER

Genellikle gerçek anlam, bazen farklı anlam taşıyan, en az iki sözcükten oluşan söz topluluklarıdır. Atasözler gibi az kelimeyle çok anlam içermez, doğruluğu denenmiş, kesin kurallı değildir. Kalıplaşmış anlatım niteliği taşır. Değişebilir kural niteliğindedir. Deyimler, toplumun yaşam biçimleri, geleceklerini, özelliklerini belirten önemli ip uçları verir. Burada bir kısmı Mesudiye yöremize ait, bir kısmı yöremizde çok söylenen deyimleri sunacağım. Örnek; yöremizde K harfi G olarak söylenir. Kelimeler yöresel ağızda nasıl söyleniyorsa, öyle yazılmıştır.

 

Acına osmak; Acıkmak

Ahlatın iyisini ayılar yer; İyi güzel şeyleri ummadığın yer anlamında

Akşamın hayırından sabahın şerri iyidir; Bir işe sabah erkenden başlamanın önemli olduğunu belirtir.

Altta kalanın canı çıksın; Herkes kendi kendini kurtarmalıdır.

Ateş düştüğü yeri yakar. Acıyı en çok yakınları duyar, hisseder.

Akıllı düşünürken deli köprüyü geçer; Akıllı kişi,araştırır ,sorar,tasarlar zaman kaybeder. Atak kişi düşünmeden işe girişir,sonuca erken ulaşr.

Böğründen konuşmak; Gereksiz yere boşu boşuna konuşmak.

Çavdarlı isen baş köşeye; Tavır ve görünüşüne bakarak değer vermek

Çul örten,Çekyat kıran: Misafirlikte fazla kalan

Duayı ben yapıyorum,yağmur Karacadaşa yağıyor: Emeği çok geçen değilde nam başkasının oluyor.

Doğacak oğlak b……. belli olur;Kişiye bakarak hangi işleri yağacağı belli olur,

Elinin hamuru ile erkeğin işine karışma:Yetenek ve beceriler farklıdır.Bir işi beçeri ve yeteneği olan yaparsa başarılı olur.

Eski kulağı kesik: Tecrubeli

Eşek hoşaftan ne anlar;Yeteneksiz kişiye iş verilirse,o işten hayır gelmez.

Elde kalan elli gün kalır: Bir işi zamanında başlayıp bitirmek gerek.

Gıran girsin:Telef olsun,yok olsun.

Isıracak köpek havlamaz:Kötülük yapacak kişi kendini belli etmez.

Kuzu çubuğu ile dövmek: hafif dövmek,az acıtmak.

Karagölden kar bağışlama: Bol keseden atma.

Kadın vardır arpa unundan aş yapar,kadın vardır,buğday ununu terpaş yapar.Bir işi ehline vermezsen,o işten hayır gelmez.

Oha vardır,öküz eğler,oha vardır boyunduruk kırar.Bir işin ığrıbını bilmek lazım.

Kurt ağzı bağlamak: Kaybolan hayvanın,yaban hayvanlarının yememesi.

Kuşluk çağı:Sabah öğle arası

Mart balağı gibi bakma:Anlamsız olarak bakma

Madam yok: İştahım yok.

Meletli gideceği yere gider,iki çalı fazla dolanır:Mesudiyelilerin hamaratlılığını belirtir.

Huylu huyundan vazgeçmez:Davranış bozukluğu olan kişinin davranışını değiştirmek zordur.

Ilışar küpü gibi oturma: Sürekli oturmak,Hareketsiz kalmak.

Önüm kavurma kavurur,arkam harman savurur: Ocak baına geçenin önü ısınır.

Öküzüm büyük olsunda çekmezse çekmesin:Eldeki ile yetinmeyip,daha fazlaya göz dikmek.

Partal atma; Palavracı

Sasuh sasuh konuşmak: Bir şeyi bilmeden konuşmak.

Toku doyurmak zordur:Kişi istemediği bir şeye, devamlı bahane uydurur ve yapmaz.

Yavuz itin yarası eksik olmaz;Karekteri bozuk olanın başı beladan kurtulmaz.

Zorla köpek koyuna gitmez;Zorla güzellik olmaz,bir iş severek yapılmalı.

YÖREMİZDE SÖYLENEN GÜZEL SÖZLER (DUALAR)

Görülen bir iyiliğe karşı söylenir.Karşışısındaki insanı güzel sözlerlerde ,iyi dileklerlerde onurlandırmadır.Bazen sevdikler için de söylenir. Genellikle Allaha yakınma niyetinde bulunma anlamındadır.

 

Allah ne muradın varsa versin.

Allah şifalar versin.

Allaha emanet ol.

Allah selamet versin.

Ayağına taş dokunmasın.

Allah bir yastıkta kocatsın.

Allah hayırlı evlat versin.

Allah bereket versin.

Allah dinden imandan ayırmasın.

Allah başka keder vermesin

Allah elden ayaktan koymasın

Allah yüzünü kara çıkarmasın

Allah elinden tutsun.

Allah muhanete muhtaç etmesin.

Allah korusun.

Allah bol kazanç versin.

Allah rahmet eylesin.

Allah mesut etsin.

Bastığın yer cennet olsun.

Eline koluna sağlık

Ellerin dert görmesin.

Güle güle harca

Geçmişlerinin ruhuna değsin.

Hayırını gör.

Hayırlı uğurlu olsun

Mekanı cennet olsun.

Ömrü uzun,düğünü güzün olsun.

Ölülerinin canına değsin.

Su gibi ömrü uzun olsun.

Su gibi aziz ol

Şifalar dilerim.

Tuttuğun altın olsun.

YÖREMİZDE SÖYLENEN KÖTÜ SÖZLER (BEDDUALAR)

Çaresiz kalan, kötülüğe maruz kalan, acı çeken bir insan,rahatlamak için söylediği, kötü düşünce ve dilek kapsayan ifadelerdir. Ayrıca bir kişinin,başkasına olan kininin dışa vuruşudur. Anne babaların evlat ve yakınlarına söylediği beddualar, aslında o anki ruh hallerinin bir ifadesidir. Çok yorulmuşluk,olumsuz işler karşılığı oluşan stres önce küfür ve sonu bedduaya dönüşür. Aslında hiç bir anne, baba evlatların kötülüğünü istemez. Kızgınlıklarının dışa vurmuşluğu dur. Beddualar, toplumdaki yüz kızartıcı suçlar karşısında, haksızlık, zulüm ve baskı nedeniyle, milli hislerde, aşkın karşılıksız kalması durumunda da söylenir. Bedduaları derlerken iyi sözlere karşı ne kadar anne babalarımızdan, yakınlarımızdan beddua aldığımızı anladım. Akıllarımızdan çıkmamış. Takibi, bunu çok yoğun iş gücü, geçimin zorluğu, cahillik, nüfus kalabalığı ve geçimsizlik, yoksulluk gibi nedenlerden olduğunu biliyoruz. Hoş görüyoruz. Çünkü beddualar eski köy yaşamının günlük dilidir.

 

Allah belanı versin

Adın batsın

Aldığının hayrını görme

Adın sanın kurusun

Allahından bul

Allah cezanı versin

Allah muradına erdirmesin

Allah ocağını söndürsün

Allah yüzünü yüzüme göstermesin

Allah ondan yukarısına uzatmasın

Allah pöt pöt bakıtsın

Allah canını alsın

Boyu posu devrilesice

Boyun posun kurusun

Başına taş düşsün

Boynu gırılasıca

Boyun devrilsin

Belanı bulasın

Bi dere pörçüğünde kalasın

Cehennemin dibine git

Ciğerimi yaktın,Allahta seninde ciğerini yaksın

Cehennemde cayır cayır yan

Çatı ayrılasıca

Elleri kırılasıca

Emeklerim gözüne dizine dursun

Eli ellikli,başı terlikli bulamayasın

Etini itler,bitler yesin

Ellere gidesice

Ellüğün körü

Evladından bulasın

Evin başına yıkılsın

Depeğen üstüne düşesin

Emzirdiğim süt burnundan gelsin

Gıran girsin

Gözü kör olasıca

Gidişin olsun, gelişin olmasın

Gözün arkanda kalsın

Geberesice

Gıyda galasıca

Gözüne dizine dursun

Gidipte gelmeyesice

Gara davun ye

Gara yola gel

Golların gırılsın

Gözüne dizine dursun

Gördüğün gün, üstündeki gün olsun

Garababa ye

Gıyda galasıca

İki gözün kör olsun

iki gözün önüne aksın

İflah olmayasıca

İki yakan bir araya gelmesin

Hayrını görme, ıskatına nasip olsun

Huyun batsın

Hora yaramamış ,atuntu

Murat almayasıca

Mıras galasıca

Kanın iliğin kurusun

Lal olsun dilin tutulsun

Ocağı sönesice

Öllüğün körü

Ocağı batasıca

Olmayasıca

Ortada galasıca

Sesi batasıca

Sana sütüm haram olsun

Sürüm sürüm sürünesin

Sabaha çıkmayasıca

Şeytanından bulasın

Son yediğin olsun

Tutuğun dal elinde kalsın

Teneşir tahtasına gelesice

Yetim galasıca

Yerin dibine giresice

Yiğitler omuzunda kalkasıca

Yurdunda guguk ötsün

Zehir zıkkım olsun

Zıkkımın kökünü ye

Zıhımın bekini ye

 

YEŞİLYURT‘TAKİ LAKAPLAR

Lakap; Bir kimseye veya bir aileye bir özelliğinden dolayı adından ayrı olarak sonradan takılan addır. Bazı kişiler sadece lakaplarıyla tanınır ve anılır. Bazılarında lakap, ismin ön tarafına gelir. Eskiden köylerimizde hemen hemen herkesin bir lakabı vardı. Kişiler bu lakaplarından hiç gocunmazlardı. Günümüzde artık lakap takma görülmemektedir.

 

Civcan, Filik, Fot, Topuz, Yan, Ölük, Toppaş, Gödek, Çalıbacak, Tırık, Domi, Sağır, Koca, Çakır, Gadı, Deli, Töngül, Arı, Küp, Goç, Keşküpü, Sarı, Pallak, Garuh, Cötten, Mıcık, Gır, Köse, Kertme, Fıs, Gara, Güdden, Yelatığı, Paşa, Tuğlu, Akıllı, Sinece, Pepil, Gümüş, Uzun, Kelçen, Kölük, Davit, Pirdal, Kör, Güneş, Deli, İbiş, Kolsuz, Çolak, Süslü, Gambur, Kahya, Kirdan, Yan, Yeğen, Topuz, Dadime, Pallak, Çoban, Tekkaya, Dığıl, Pelez, Derviş, Küsgü, Mangır, Köle, Kavvas, Danacı, Ese, Ahmat, Go, Tille, Sotabiç, Karakelle, Söyünük, Dıldan, İresim, Apul, Apili, Kabsur, Kölük, Hüttü, Ormancı, Güvercin, Yanık gibi lakaplar vardır.

%d blogcu bunu beğendi: