Siyah Beyaz Yeşilyurt

View this post on Instagram

Kültür Merkezi Açılışına 4⃣0⃣ GÜN! Asırlar önce Beri’ye gelip, burada evler yaparak yerleşimini sürdüren dedelerimizin tarih kokan evleri geçmişimize ışık tutuyor. Eskiden bu yana, Yeşilyurt’umuzu gözlemleyebileceğimiz geri sayıma başlıyoruz. Köyümüzün her anlamda hem yeni nesil tarafından öğrenilmesi, hem de “eski toprak” diye adlandırdığımız büyüklerimizin, anılarını yâd edebilecekleri Kültür Merkezi açılışımız Kurban Bayramı 3. Gününde gerçekleşecektir. Bu anlamlı ve gurur verici güne sadece 40 gün kaldı. Haydi Yeşilyurtlular! Gelin hep beraber bu gurur verici açılışa katılarak destek verelim. Ses getirecek bu büyük organizasyon için yollara düşelim. 🌲 🍄 🌿 🌸 🌙 #ordu #mesudiye #yeşilce #yeşilyurt #YeşilceYeşilyurtKültürVeDayanışmaDerneği

A post shared by Yeşilce – Yeşilyurt Derneği (@yesilyurtorg) on

View this post on Instagram

Kültür Merkezi Açılışına 3⃣9⃣ GÜN! Önceleri Yayla Göçümleri bir başka olurdu. Havaların ısındığı bahar başlangıcında Yayla göçü hazırlıkları başlar, yatak yorgan tıkanır temizlenirdi. Süt kapları kalaylatılır, kızak ve kânılara yerleştirilirdi. Öküzlerin boyunlarına sesi çok uzaklara gidebilen çan ve kelekler takılırdı. Göç Günü Yayla yolunda ve yaylada yenilecek yiyecekler göç gecesi hazırlanırdı. Büyük baş hayvanlar yaylada sellim edilir, koyunlar pönneklerde güdülürdü. Binbir türlü çiçeklerle bezenmiş yayla çayları koyunların, sığırların gelişiyle bir başka canlanırdı. Bir süre yaylada kalan hayvanlar, havaların soğumasıyla bu sefer köye göç için hazırlanır, yöre halkı da hayvanlarıyla beraber gerisin geriye köyün yolunu tutardı. Asırlardır yaylaya ve yayladan tekrar köye göçler, bu şekilde devam etmiştir. Şimdi o eski günlerin güzelliği kalmadı. Herkes köyünü, yaylasını bırakıp şehre yerleşti. Hey gidi eski günler hey. Yayla göçlerinde bütün cefayı çeken, sizlerin kimisinin BABALARI, ANALARI; kimisinin DEDELERİ, NİNELERİYDİ. Ne olursa olsun Eski Toprakları unutmamak, onların çektikleri zahmetleri hatıra getirmek önemli bir husustur gelecek nesil için. Haydi Yeşilyurtlular! Gelin eski günleri birlikte yâd edelim. Kurban Bayramı’ nın 3. Gününde gerçekleşecek olan Kültür Merkezi açılışımıza hep beraber katılalım. Kıyıyurt Yaylamızda gerçekleştireceğimiz davul, zurna eşliğinde dik horonda yan yana dizilelim. 🌲 🍄 🌿 🌸 🌙 #ordu #mesudiye #yeşilce #yeşilyurt #YeşilceYeşilyurtKültürVeDayanışmaDerneği

A post shared by Yeşilce – Yeşilyurt Derneği (@yesilyurtorg) on

View this post on Instagram

Kültür Merkezi Açılışına 3⃣8⃣ GÜN! Büyük önder Atatürk’ün kılık kıyafet devrimine en çabuk uyum sağlayan yörelerden biri Mesudiye ve yöresi olmuştur. Eski kıyafetler çabucak yerini çağdaş kıyafetlere bırakmıştır. Modern kıyafetlerden önce, başta kasket ve ayaklara lastik ayakkabı giyilmekteydi. Kadınlar genellikle entari denilen uzun kollu basma giysi giyer, üzerine elde örme hırka ve yelek giyerdi. Elbisenin önüne peştamal denilen önlük bağlanır. Ayaklara yün çorap ve yine lastik ayakkabılar giyilirdi. Kadınlar ayrıca başlarına bürük denilen tülbent bağlardı. Son yıllarda Yeşilyurt halkının, büyük şehirlerde olan bağlantıları ve kültür düzeyinin daha da yükselmesi, eskiden köyde ninelerimiz ve dedelerimizin giydiği giysilerin unutulmaya yüz tutmasına da zemin hazırlamıştır. Artık tercih edilmeyen yöresel kıyafetlerin yerini modern kıyafetler almış olup, sadece özel günlerde anma veya köy için bir program yapılacaksa kullanılır hale gelmiştir. Tarihimizi öğretmek, aynı zamanda eski zamanları tekrar yaşamak amacıyla, küçük tiyatro oyunlarında yöresel kıyafetlerimizin sergilendiğini de vurgulamak gerekir. Eskiden bu güne değişimin her alanda yaşanmasına rağmen, koca çınar diye adlandırdığımız büyüklerimiz, kullandıkları kıyafetleri günümüzde de nadir olarak kullanmaktadırlar. Tamamen Kültürümüzün yansıtılacağı, gezdikçe her bir metrekaresinde Yeşilyurt’u daha da fazla hissedeceğiniz Kültür Merkezi açılışımıza 38 gün kaldı. Haydi Yeşilyurtlular! Kültürümüzü hep beraber keşfedelim. Bu mutlu âna hepimiz şahitlik edelim. 🌲 🍄 🌿 🌸 🌙 #ordu #mesudiye #yeşilce #yeşilyurt #YeşilceYeşilyurtKültürVeDayanışmaDerneği

A post shared by Yeşilce – Yeşilyurt Derneği (@yesilyurtorg) on

View this post on Instagram

Kültür Merkezi Açılışına 3⃣7⃣ GÜN! Mesudiye, civar köyleri ve Yeşilyurt köyümüzde evlenme – düğün törenleri 1960’lı yıllardan önce, kendine özgü özellikler taşımaktaydı. Geleneklerimiz layıkıyla yerine getirilir, düzenlenen kına geceleri ve düğünlerde okunan mani ve türkülere bile geleneklerimizin sirayet ettiğini söyleyebiliriz. “Çambaşı’na çıktım anam çıram yanmadı” türküsü de bunlardan biridir. Mesudiye İlçesi’nin tüm köylerinde ve tabiki köyümüzde, düğün çalgısı davul – zurnadır. Bazen kemençe de bu çalgılara eşlik etmektedir. Haydi Yeşilyurtlular! Düğün havası tadında geçireceğimiz, Kültür Merkezi açılışımız, sizlerin katılımıyla daha bir önem kazanacak. Bu onur verici günümüze hep beraber katılalım, heyecanımızı bir arada yaşayalım. 🌲 🍄 🌿 🌸 🌙 #ordu #mesudiye #yeşilce #yeşilyurt #YeşilceYeşilyurtKültürVeDayanışmaDerneği

A post shared by Yeşilce – Yeşilyurt Derneği (@yesilyurtorg) on

View this post on Instagram

Kültür Merkezi Açılışına 1⃣7⃣ GÜN! Dünümüz Bugünümüz ve Yarınımız (Kadir Aksu) Bizler, bizlerin büyükleri, büyüklerimizin de büyükleri, orta kuşak üstünün bir kısmının çocukluk ve gençlik yıllarını köyümüzde geçti.. Köy çocuğu idik. Kara sabanla toprağı çizdik. Arpa, buğday, çavdar tohumu saçar, büyüsünde ürün versin, ailenin karnı doysun diye . Ekin zamanı gelince, saman çok olsun diye ekini kökünden yolardık. Deste toplarken düşen kelleleri toplardık ziyan olmasın diye. Yığınlar yığılır, dövenler sürülür, sabaha kadar tığ savururduk… Devamı Yarın.. 🌲 🍄 🌿 🌸 🌙 #ordu #mesudiye #yeşilce #yeşilyurt #YeşilceYeşilyurtKültürVeDayanışmaDerneği

A post shared by Yeşilce – Yeşilyurt Derneği (@yesilyurtorg) on

View this post on Instagram

Kültür Merkezi Açılışına 1⃣5⃣ GÜN! Değerli Büyüğümüz Kadir Aksu’ nun kaleme aldığı yazısından eski zamanları hatrımıza getirmeye devam ediyoruz.. “Çocukluk yıllarında seçeğe gitmek, secek seçmek en güzel günlerdi. Sevdiklerimizle buluşup top oynardık. Çıra ışığı altında, gaz lambası, idare lambası altında ders çalışırdık. 100 öğrenci bir öğretmenle tüm sınıfları bir arada okurduk. Çalışma masası nedir bilmedik. Televizyon görmedik. Radyo ise birkaç evde vardı. Çalışma odamız olmadı. Ama acımazsız hayat şartları, yoksulluk bizleri, yıldırmadı  pek çoğumuz okuduk.” 🌲 🍄 🌿 🌸 🌙 #ordu #mesudiye #yeşilce #yeşilyurt #YeşilceYeşilyurtKültürVeDayanışmaDerneği

A post shared by Yeşilce – Yeşilyurt Derneği (@yesilyurtorg) on

 

%d blogcu bunu beğendi: