Ekolojik (organik) Tarim

0 yanıt dizini görüntüleniyor
  • Yazar
    Yazılar
    • #43201
      soner
      Katılımcı

      Amerika’da ve Avrupa’da yaygın olarak uygulanan Ekolojik tarım, daha çok modern tarıma bir tepki ve alternatif olarak ortaya çıkmıştır. Son zamanlarda çevre bilincinin gelişmesine paralel olarak, organik yani Ekolojik tarım, bir zorunluluk olarak görülmeye başlamıştır.
      Modern tarımın getirdiği yenilikler, tarımsal verimlilikte önemli düzeyde artış sağlamıştır. Ancak, yol açtığı sorunlarında zamanla insan ve doğal ortam açısından tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. Modern tarım, mümkün olan en fazla kazancı temin etmeye yönelik olarak, toprağın acımasız şekilde sömürülmesiyle sonuçlanmıştır. Kısa zamanda elde edilen yüksek kazanca rağmen, toprağın yorgun düşerek verimliliğini kaybetmesi, en açık ifadesiyle sömürü şeklini kazanmıştır. Özellikle, yoğun olarak kullanılan kimyasal gübre ve ilaçlar, ekolojik dengeyi tehdit eder niteliktedir. 1950’den sonra gelişen sanayi ve teknoloji ile birlikte kimyasalların kullanımı, aşırı desteklemeler sonucu büyük yoğunluk kazanmıştır.
      Bu eğilimin ilk zararları yine kimyasalları en çok kullanan batı ülkelerinde görüldü. Modern tarımdaki tek ürün üreten işletme yapısı, her yıl aynı miktar ürün almak için daha çok gübre kullanmayı gerektirir. Ne var ki gübre kullanımı yabancı otların da gelişimine neden olduğundan, bunlarla mücadele için yeni girdi ihtiyaçları doğurur. Gerek yabancı otlarla mücadele için, gerekse her yıl aynı ürünün ekilmesinden kaynaklanan zararlı populasyonunun artışı nedeni ile daha çok ve çeşitli ilaç kullanma zorunluluğu ortaya çıkar. Aynı zamanda kimyasalların kullanımı ürün miktarını arttırsa da kalitesini olumsuz etkiler. Bu arada, kullanılan kimyasallar, zamanla toprak yapısını bozduğundan, çoraklaşma ve tuzlulaşmaya yol açan önemli bir faktördür. Buna bağlı olarak, toprakta tutunamayan azotlu gübrelerin yeraltı sularına ulaşmasıyla, insan ve hayvan sağlığı için tehlike oluşturmaya, özellikle çocuklarda nitrat zehirlenmeleri görülmeye başlanmıştır.
      Bu olumsuzluklar sonucu, ekolojik tarım tekrar önem kazanmıştır. 1980 yılından sonra tüketicilerin baskısıyla, aile tarımı konumundan çıkıp ticari bir boyut kazanmıştır. A.B.D.’de 0-2 yaş grubu çocukların mamalarının imalinde, ekolojik ürünlerin kullanımını zorunlu kılan yasa da ekolojik tarımın ticari potansiyelini arttırmıştır.
      Ekolojik ürünler ticarete konu olunca kontrol ve sertifikasyona ilişkin yasal düzenleme gereği gündeme gelmiştir.
      Ülkemizde ekolojik tarım faaliyetleri, Avrupalı ithalatçı firmaların istekleri doğrultusunda ihracata yönelik olarak başlamıştır. 24 Aralık 1994 tarih ve 22145 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ekolojik tarım yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelikte, ekolojik ürünlerin üretilmesi, işlenmesi, etiketlenmesi, depolanması ve pazarlaması aşamalarında uyulması gereken kurallar belirtilmiştir.
      Ekolojik tarım; üretimde kimyasal gübre ve mücadele ilacının kullanılmadığı, çevreye ve insan sağlığına saygılı, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı bir üretim biçimi olarak tanımlanır.
      Ekolojik dengenin korunarak, bitkisel ve hayvansal üretimin birlikte aile işletmeciliği halinde yapılması, dolayısıyla üretimden tüketime kadar kısa devrelerin kurularak, kendi kendine yeterliliğin sağlanması, ekolojik tarımın esasını teşkil eder.
      Bugün ülkemizde özellikle Ege Bölgesi’nde yapılan ekolojik tarım; sözleşmeli tarım uygulaması şeklindedir. Ekolojik tarım yapmak isteyen üretici; bir ihracatçı firma ile anlaşma yapar. İhracatçı firma her türlü bilgi ve bunun yanı sıra ekolojik tarıma uygun gübre ve mücadele araçlarını üreticiye ulaştırır. Üreticinin ürünü ihracatçı firma tarafından satın alınır.
      Ekolojik tarımın belli başlı hedefi insan sağlığının korunması olduğundan; üretimin gerçek anlamda ekolojik yöntemle yapılıp yapılmadığının bilinmesi gerekmektedir. Bunun için kontrol işlemleri ekolojik tarımın en önemli ayağını oluşturur. Kontrol işlemleri, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca yetki verilmiş ve ihracatçı firmanın anlaşma yaptığı özel firmalar tarafından gerçekleştirilir.
      Kontrol firması ürünün üretilmesi, işlenmesi ve depolanması gibi her aşamada kontrollerini yapar. Ekolojik olarak üretilen ürüne kontrol firması tarafından ekolojik ürün sertifikası verilir.
      İhracatçı firma; üretilen ürünü sertifika bilgi kodlarının işlendiği özel etiketlerle ihraç eder.
      Ekolojik tarım uygulaması sözleşmeli tarım uygulaması olduğundan, çiftçiye belirli avantajlar sağlar.
      Türkiye’nin büyük ümitler beslediği GAP ile sulamaya açılan topraklarda gerekli önlemler alınmazsa, bir çok olumsuzluğu beraberinde getirecektir. Sulamaya açılan topraklarda tek yönlü üretimin yaygınlaşması ile birlikte, kimyasal gübre ve ilaç kullanımında büyük artış ortaya çıkabilecektir. Bu da Çukurova örneğinde olduğu gibi toprağın tüm özelliklerini yitirerek, tarım toprağı olma niteliğini kaybetme tehlikesinin habercisidir.
      Bugün dünyada sözü edilen olumsuzlukların giderilmesi ve tarım topraklarının kaybedilmemesi için çeşitli örgütler kurulmuştur. Ülkemizde de Ekolojik Tarım Organizasyonu adıyla kurulmuş bir dernek 1992 yılından bu yana faaliyetlerini sürdürmektedir.

0 yanıt dizini görüntüleniyor
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.

Zaman Tüneli

Tekrar Hoş geldin!

Lütfen bilgilerinizi giriniz

Üyelik Oluştur!

Bu üyelik dernek üyeliği değildir.

Yeni Şifre Oluşturun

Lütfen kullanıcı adınızı veya mail adresinizi yazınız.