Dernek üzerine (Ertekin Karakaya)

Dernek üzerine inceleme 1
                  Yöremizin zor yaşam koşulları altında kendine özgü yaşama biçimi geliştirmeyi başarmış köyümüz insanı
karşılaştıkları sorunları bir kısmın yerel yönetimlerin imkanlarının


 kısıtlı olması nedeniyle yeterli yardımı alamadıkları ve tek başlarına aşamayacaklarına gördükleri ve de özgün adaptasyon yeteneklerini ve kültürlerini kaybetmemek ve gelecek kuşaklara aktarabilmek için kurdukları Yeşilce – Yeşilyurt Kültür ve Dayanışma Derneği bu güne kadar faaliyetlerini kısıtlı imkanlarına rağmen sürdürmeyi başarmıştır.

Kısıtlı İmkanlar

Yoğun bir şekilde göç yaşayan mahallemiz yıllarca boş kaldıktan sonra, insanların gerek doğal güzellikleri gerekse geçmişe bağlılıkları ve yaşam anlayışlarının büyük şehirlerde karşılaştığı sorunlar nedeniyle bir kısmının emekli olması ve asgari yaşam kaygısı duymaması sebebi ile alışık oldukları göç hayatının da etkisiyle tekrar köye dönmeye başlamış bir kısmı da yazlarını köyde kışları da büyük şehirlerde (İstanbul) geçirmeye başlamıştır. köyümüz insanı dörde bölünmuştür

1- Yaz kış köyde yaşayan insanlarımız

2- Kış aylarında başta İstanbul olmak üzeren çeşitli illerde yaşayan, yazları köyde yaşayan insanlarımız

3- Sürekli büyük şehirlerde yaşayan ve sadece bir ay tatile giden çalışan insanlarımız.

4- Yurtdışında yaşayan senede sadece bir ay Türkiye’ye gelip bir yada iki haftalarını köyde geçirmeye çalışan insanlarımız.

Derneğimizin kültürünü korumaya ve dayanışma içerisinde tutmaya çalıştığı insanların yurdun her yerine ve hatta yurt dışına kadar ulaşan karmaşık yaşam biçimleri ve zorlukları göz önüne alınırsa ne kadar zor bir misyon üstlendiği anlaşılacaktır. Böyle büyük bir yapılanma hem finansman olarak sürekli bir gelir gerektirir hem de tamamen kendini bu işe adamış tüm zamanını bu işe ayıracak güçlü ve gönüllü yöneticiler gerektirir

İnsanlarımızın karekteristik özellikleri

Birey olarak bakıldığında küçük evlerde üç yada dört ailenin birlikte yaşadığı on ila onbeş kişilik evlerde küçük tarlalardan elde edilen kısıtlı ve verimsiz hasatın ve doğanın (orman) sunduğu yasal kısıtlamalarla dolu imkanlar çerçevesinde rekabetin çok yoğun olduğu ve erken kalkanın yol aldığı geç kalanın aç kaldığı bir ortamda çevresine karşı kalın bir zırha ve kirpi gibi oklara bürünmüş dirliksiz fakat her şeye rağmen birlikte çalışarak ayakta durabileceği için yumuşacık karnı olan duygusal bir insan karakteri oluşmuştır.

Hızla değişen dünya ve insanımız üzerindeki etkisi;

Gençlikleri köyümüzde geçen ve türkiyenin hızlı kentleşme sürecinin bir parçası olarak büyük şehirlere ilk göçen kuşak (bu gün 40 ila 70 yaş arası) kendinden önceki nesillerin ve hatta kendilerinin bile hayal edemeyeceği gelişmelere çok kısa zamanda ayak uydurmak zorunda kalarak kara sabandan kara lastikten katıksız yenilen arpa çorbasından saate 260 km hız yapan otomatik camlı merkezi kilitli klimalı abs li arabalara hava tabanlı 150-200 ytl lik spor ayakkabılara ve bir duble rakının 150 ytl (yemeğin ne kadar olduğunu siz tahmin edin artık ) olduğu alakart yemekler çağına geçiş yapmış belkide binlerce yılın en hızlı gelişimine(!) şahit olup bireysel olarak çok büyük ancak insanlık tarihi olarak çok küçük bir adımı başarıyla atmış oldular.

İmkansızlık içerisinde kendi imkanlarını yaratan çalışkan yöremiz halkı daralan köy imkanları sebebiyle çıkış ve kurtuluş noktası olarak gördükleri büyük kentlerde felekle olan mücadelerinde evler yaparak arabalar alarak bir adım öne geçmiş gibi görünmelerine karşın büyük kentin kendine özgü sorunlarıyla karşılaşmış ve kendileri gibi imkansızlık içerisinde yaşamasın diye kendi hayatlarını hiç düşünmede feda etmek pahasına yetiştirdikleri çocuklarının kentlerin kalabalık ve karanlık sokaklarında yada evlerinin dört duvarlarının arasında kaybetme gerçeği ile yüz yüze kalmışlar en başarılı olduklarını düşündükleri noktada yeni fakat sinsi bir yozlaşma düşmanı ile tanışmışlardır.

Derneğimiz; korumaya çalıştığı kültürümüz ve dayanışma içinde tutmaya çalıştığı ,çok değişik çoğrafi yelpazede yaşadığı gibi çok hızlı ve dejenerasyonun çok olduğu bir çağda Türkiye için çok önemli bir süreçte hayata karşı duruşlarını belirlemeye ve var olmaya çalışmakta olan gençlerimizin .kültürel ve sosyal beslenme yeridir

Dernek ile ilgili çalışmalara ve gelecekte olası toplantılarımıza geçmişi bir kenara koyarak ve gelecekte yeni tartışmalar ve ayrışmalar yaratacak açıklamalardan kaçınarak yukarıda belirttiğim önemli sorumluluğun bilinciyle katılırsak sanıyorum geleceğe attığımız ok ayağımıza değil hedef tahtasının tam ortasına isabet edecektir.

Bir sonraki yazımda buluşmak üzere herkese saygı ve sevgilerimle.

Ertekin Karakaya

 

%d blogcu bunu beğendi: