Amacım – “Kadir AKSU”

Değerli Arkadaşlarım, Sevgili Gençler

Yaşayan her insanın bir hedefi vardır. Kiminin, sadece günlük yaşantıları ön plana alan sınırlı, mutlu olma hedefi vardır.

Kimileri, mutlu yaşam hedefine ilaveten; toplumsal örgütlenmelerde aktif olarak, kimi halkın duygu ve düşüncelerini şiirlere dile dökerek, kimi kültürel araştırmalar yaparak, kimi sanatsal faaliyetlerini geliştirmede, kimi bilimsel çalışmalarda, kimi mesleğini en iyi şekilde icra etme gibi hedeflerden en az birini katıp, çok yönlü olmayı seçer ve bundan haz duyarlar.

Sadece günlük yaşantılarını hedefleyenler, kendi halinde insanlardır. Yokluğu bilinmeyen, toplum tarafından çok fazla tanınmayan, belli çevresi olan kişilerdir.

Kendilerine diğer hedefleri katan insanlar, toplum yararına, yaptıkları hizmetlerden dolayı, çevreleri biraz geniş, daha sosyal insanlardır. Yaptıklarını severek yaparlar. Bir şeyler üretmeye çalışırlar. Bir çoğu topluma bazı mesajlar vererek iyi yönde yönlendiren insanlardır. Siyaseti seçenler, sorumlulukları daha da büyüktür. Verdikleri mesajlar çok daha önemlidir.

Hedefler, içten gelen isteklerin harekete  geçmesiyle başlar ve gerçekleşir. Bendeki, toplumsal duyarlılık, öğrencilik yıllarımda, öğretmenlik yıllarında, emeklilik yıllarında hep vardı. Öğrencilik yıllarında derneğimizin kurulmasında, öğretmenlik yıllarında, öğrencilerimi en iyi şekilde hayata hazırlamada, mahallemin sorunlarını çözme çabalarım, emeklilikte, mahallemle ilgili hizmetlerin yapılması çabalarım, Kültür Merkezi onarımında, düzenleme çabalarımda belirginleşti.

Ayrıca “Dünden Bugüne Yeşilce –Yeşilyurt” adlı eserim basıldı. Dijital ortamda; 1000 kelimeye yakın çoğu resimli Yeşilce Yeşilyurt Yöresel Sözlük, Şiirlerle Yöresel Sözlük,150 kelimelik Yeşilce Yeşilyurt Deyimler sözlüğü, Yeşilyurt Kronolojisi, Yeşilce- Yeşilyurt Tarihi, Yüksek Öğretimde İnsan Kaynaklarımız gibi yazılarımı düzenleyip derneğimizin Web sitesinde yayınlanmasıyla devam etmektedir.

Bu çalışmalarımı, şan, şöhret, makam olsun diye yapmıyorum. Desinler içinde hiç yapmıyorum. Yazılarımda, bir eserim olduğu için, yazdığım yazının sorumluluğunu taşıdığım için, yazar olarak kendi adımı belirtmek zorundayım.

Amacım, yok olmaya yüz tutmuş tarım toplumunun değerlerini, kültürünü gelecek kuşağa aktarmaktan başka hiçbir amacım yoktur. Bu çalışmalarım büyüklerim ve yaş taşlarım için, bilinen basit yazılar olabilir. Pek çoğu ilerde unutulacak, kültür yazılarıdır. Değeri sonra anlaşılacaktır.

Bizler yaşadığımız çağın değerlerini kaybedince anlıyoruz. Geçmişteki köyümüzün değerlerini bilmedik, onların tecrübelerini, hikâyelerini, kaleme almadık. Onlarla birlikte yok olup gitti.

Rahmetli Bekir dayı vardı. Bir tarihti. Kurtuluş savaşına katılmıştı. Tüm mahallenin, akraba ilişkilerini biliyordu. Rıza dayı vardı. Çok güzel askerlik anıları vardı yararlanamadık.

Rahmetli Mehmet Karakaya, Salih Karakaya, Fikri Taştemel ve köyümüzün diğer yaşlılarından, ileri gelenlerinden, neler öğrendik? Hangi anılarını, deyişlerini, girişimciliğini, tecrübelerini, önerilerini kaleme aldık? Almadık. Değerlerini, onları kaybettikten sonraları anladık. Keşke onlar, yaşadıkları dönemi kaleme alsalardı da bizler bir şeyler öğrenseydik. O da olmadı.

Peki, benim yaş gurubu arkadaşlarım; elinde fotoğraf makinesi olanlar, neden çift sürerken, ot biçerken, odun getirirken, harman ederken, sap çekerken, seçek seçerken, köy işleri ile ilgili bir fotoğraf çekmediniz? Anıları, hikâyeleri kaleme almadınız? Neden mi?

Yaşadığınız dönemin, ileride mazi olacağını düşünmediğimiz için, günlük işlerin içinde, günleriniz akıp gittiği anlamadığınız için. O günlerde, gelecek için hedef koyamadığımız için. Bundan dolayı bu gün pek çok veriyi ulaşamıyoruz. Belki benim yaptıklarım sizler için bir hiçtir, değersiz olabilir. Boş işlerle uğraşıyor diyenleriniz var. Ben bu yazıları Yeşilce gençliği için yazıyorum. Gelecekte Mesudiye için yazıyorum. Gelecekte, özünü, kültürünü öğrenmek isteyen, meraklı gençler için yazıyorum. Bu günü geleceğe taşımak için yazıyorum.

Yazılanların okunmaması, harcanan emeğin takdir edilmemesi elbette gecesini, gündüzüne katarak emek harcayan yazarların, çizerlerin, sanatçıların, gönülden kırıldığı bir durum olabilir. Yazılan yazılar, şiirler, hikâyeler, araştırma yazıları, ne kadar çok okunursa, yazarı bundan haz duyar. Daha çok üretir.

Dijital ortama yazdığım tüm yazılar ve şiirim sosyal medyada paylaşıldı. Yeşilce vadisi ve Mesudiye genelinde çok beğeni aldığı ve dernek sitemize günlük giriş sayısının kırklardan, sekiz yüzlere çıktığını biliyorum. Değer verip, okuyan, görüş ve beğenilerini dile getiren herkese teşekkür ederim.

Okuyan, görüş bildiren Yeşilyurtlu arkadaşlarımın ve gençlerimizin, çok az olduğunu da biliyorum. Onlara ayrıca teşekkür ederim yanılmışım. Yeşilce-Yeşilyurt’un küçük bir kısmının duyarlı olduğunu öğrendim. Mahallesinin sosyal medyasına, web sayfalarına girmediğini, günlerinin büyük kısmını diğer sosyal medyada geçirdiklerini de biliyorum.

Derneğin site yönetiminde uğraş veren, iyi, okunan güzel bir web sayfası ‘Yesilyurt.Org’u diğer köy dernek sitelerinden daha zengin ve içerikli yapan, çalışan arkadaşlarına, kalem tutanlara gerekli duyarlılığı biraz esirgediklerini düşünüyorum. Duyarlı olmalıyız. Aynı konumda sosyal medyada, mahallemizin başka değerlerinin, Döndü Şinel’in ve Yüksel Aksu’nun, Yeşilceli değerlerimizin, Mesudiyeli yazar ve sanatçılarımızın yazılarını, şiirlerini okuyalım, eserlerini dinleyelim, eserlerini alalım.

Sadece Mesudiye ile de sınırlı kalmayalım. Mahalle olarak gerekli duyarlılığı daha çok gösterelim. Beğenelim, görüşlerimizi yazalım, paylaşalım.  Hiçbir yazar, sanatçı kendisi iltifat beklemez. Onlar sadece eserlerini sunarlar. Yapılan çalışmalarla ilgili Yeşilyurt Platformunda Web sayfamız ve çalışmalarla ilgili bir yazı paylaşmıştım. Bir kişi dahi, web sayfasına girip olumlu veya olumsuz görüş bildirmedi. Böyle olmamalı görüşündeyim. Meslektaşlarımızın, arkadaşlarımızın görüşlerine, eleştirel fikirlerine ihtiyacımız var.

 Yeşilce merkez deki, dost ve arkadaşlarım, sevgili gençler.

Asırlardır birlikte yaşadık, komşu olduk. İkiyiz yıla yakın da aynı idari yapı altında, tek mahalle ve köyüz. Hiç bir zaman Yeşilce, Yeşilyurt ayrımı düşünmüyorum, düşünmüyoruzda. Yeşilce bir derya deniz. Bu denizden boğulurum. Bunu “Dünden Bugüne (Ordu-Mesudiye) Yeşilce Yeşilyurt” adlı kitabımı yazarken anladım. Genel düşüneyim dedim. Yeşilce merkeze girdim. İşin içinden çıkamadım Yeşilyurt’a geri döndüm. Her yönü ile Yeşilce’yi araştırmak kolay değil. Fakat kültürümüz bir, geleneklerimiz, göreneklerimiz bir, en azından onlar kayıt altına alınmıştır.

Yeşilce gençliği olarak, bir olun, bir araya gelin, dernek sitemizi araştırın, okuyun, kelime hazinenizi genişletin görüşlerinizi yazın. Yeşilyurt’u dışlamadan, birlik olmaya çalışın. Yeşilyurt, Yeşilce için bir sorun değil, bir zenginliktir. Bu yazılar Yeşilce gençliği için, gelecekte Mesudiye için, geçmişe meraklı olan araştıran nesiller içindir. Yeşilyurt’taki duyarlı gençlerimiz var. Bu gemide onlar sayesinde yürüyor. Onlara çok teşekkür ederim.

Değerli Arkadaşlar, Sevgili Gençler; yaptıklarımızın Yeşilce vadisinde, Mesudiye toplumunda daha iyi değerlendirildiğini, takdir topladığını biliyoruz. Bizler yazmaya elbet devam edeceğiz.

Değerler, bizlerden sonra daha iyi anlaşılacaktır. Hepinize sevgi ve saygılar sunarım.

                                                                                          Kadir AKSU
                                                                                        Eğitimci-Yazar

%d blogcu bunu beğendi: