Adaları nasıl kaybettik?

0 yanıt dizini görüntüleniyor
  • Yazar
    Yazılar
    • #43859
      taner_karakaya
      Katılımcı

      Adaları nasıl kaybettik?


      Lozan Antlaşması'nda adalar son derece aleyhimize neticelenmiş bir başka konudur.Önce İtalyan işgalindeki Oniki Ada'yı inceleyelim:
      Oniki Ada,Lozan'a gelindiğinde,Trablusgarp Savaşında İtalyanlara geçici olarak bırakılmış,hukuki hakları bize ait adalar olmayı sürdürüyordu.Maaesef Lozan'da gündeme getirilmemiş ve İtalyanların bu adalardaki fiili işgali resmen tanınmıştır.
      ''Madde 15-Türkiye zirde tadad olunan adalar üzerindeki bilcümle hukuk ve müstenidatından İtalya lehine feragat eder.Elyevm İtalya'nın taht-ı işgalinde bulunan Astropalia,Rodos,Harki,Sekar,Patno,Kasos,Piskopis, Misiros,Kalimnos,Leros,Patnos,Lipsos,Sombeki ve İstanköy adaları ile bunların tevabiinden olan adacıklar ve Kastellorizo.''
      Burada ilginç iki nokta vardır:
      1-İtalya'nın bu adalardaki hakimiyetini tanıyan madde Sevr'in 122.maddesidir.
      2-İtalyan hakimiyetini tanıyan Sevr'in 122.maddesi dahi Meis Adası'nı Türkiye'ye bırakırken Lozan'da bu ada İtalyanlara terkedilmiştir.
      Zorla imzalatılan ve ne Osmanlı Mebusan Meclisinde ne de Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilmeyen Sevr'in,Oniki Adalara ilişkin hükmü Lozan'da aynen kabul edilmiş,hatta Sevr'deki durumdan bile daha aleyhimize bir netice tecelli etmiştir.
      Oniki Adalar dışında,Yunan işgalindeki adalar konusunda da ilginç bir olay cereyan etmiş,daha en başta heyetimize gönderilen bir muhtıra ile Çanakkale Boğazı'nı kapadığı için müzakere edilmeden tarafımıza teslim edilen dört adadan biri olan Limni Adası,altkomisyonda kayda geçirilirken unutulmuştur.Bunun üzerine İngiliz başmurahhası Lord Curzon'un orada üç değil dört ada olduğunu ifade ettiğini Lozan'ı metheden Ali Naci Karacan dahi eserinde yazmıştır.
      Dr.Rıza Nur da bunu hatıralarında nakleder:
      ''Sukomisyonda Limni bizim müşavirler tarafından unutulmuş,Lord Curzon komisyon celsesinde bu sebeple bizimle alay etmiştir.Hakkı var.Kendi menfaatimiz hususunda büyük bir gaflet edilmiş idi.Bu müşavir de Tevfik reisicumhur katibi idi.''
      Hal böyle olunca Yunanlılar mağlup geldikleri Lozan'dan Londra Antlaşması'nın adalar konusundaki hükmünü heyetimize kabul ettirerek ayrılmayı başarmışlardır:
      ''Şarki bahr-ı sefit adaları üzerinde ve İmroz ve Bozcaadaları ile Tavşan adalarından gayri bilhassa Limni,Semadirek,Midilli,Sakız ve Sisam ve Nikarya adaları üzerinde Yunan hakimiyetinin kabulüne dair 17-30 Mayıs 1913 tarihli Londra Muahedenamesinin beşinci ve 1-14 Teşrinisani 1913 tarihli Atina Muahedenamesinin onbeşinci madddeleri ahkamına tebean 13 Şubat 1914 tarihli Londra Konferansında ittihaz edilip 13 Şubat 1914 tarihinde Yunan hükümetine tebliğ edilen karar,işbu muahedenamenin İtalya'nın hakimiyeti altına vazedilen ve onbeşinci maddede mezkur olan adalara müteallik ahkamı mahfuz kalmak şartiyle teyid edilmiştir.''
      Bu hükümlerle beraber Sevr'de Türkiye'ye bırakılan adaların sayısı üç iken Lozan'da bu sayı İmroz ve Bozcaada olmak üzere ikiye düşmüş oldu.
      Ayrıca ondördüncü madde ile ''Türk hakimiyetinde altında kalan İmroz ve Bozcaadaları idare-i mahalliye ile eşhas ve emvalin himayesi hususunda gayr-i müslim ahali-i mahalliyeye her türlü teminatı bahşeden anasır-ı mahalliyeden mürekkep bir teşkilat-ı mahsusa-i idariyeye nail oalcaklardır.''hükmü uyarınca bu adalarda bir çeşit muhtariyet de kabul edilmiştir ki Sevr'de dahi bu adalarda muhtariyet öngören bir hükme rastlamak mümkün değildir.Bizim Yunanlılara Batı Trakyada kabul ettiremediğimiz muhatariyeti Yunanlıların heyetimize İmroz ve Bozcaada'da kabul ettirebilmiş olmaları da ayrıca manidardır.
      Yine Lozan'ın onaltıncı maddesinde ''Türkiye,işbu muahedede musarrah hudutlar haricinde kain bilcümle arazi üzerinde ve bu araziye müteallik ve kezalik işbu muahede ile üzerlerinde kendi hakk-ı hakimiyeti tanınmış olan adalardan gayri cezireler üzerindeki bu arazi ve cezirelerin mukadderatı alakadarlar tarafından tayin edilmiş veya edilecektir.Her ne mahiyette olursa olsun,haiz olduğu bilcümle hukuk ve müstenidatından feragat ettiğini beyan eyler.''hükmüne imza atarak adalar konusunda egemenliğini sınırlayan bir maddeyi daha kabul etmiştir.
      Adalardaki bütün haklarımızdan feragat etmemiz mecliste ciddi ve haklı tepkilere neden olmuş,bazı vekiller bu duruma adeta isyan etmişlerdir:
      Ali Şükrü Bey(Trabzon):
      ''Efendiler nasıl bir zihniyetledir ki;bu heyeti murahhasa hiç müzakere etmeden bu adaları İtalyanlara tahsis edivermiştir ve ne mukabilinde efendiler soruyorum?…Mecliste bilhassa bazı arkadaşlarımız diyorlar ki,misakı milli demek her türlü kuyut ve şuyuttan azada istiklali tam dahilinde icra-yı hüküm edecek memleket.Eğer bu demekse ben hükümete bir akıl öğreteyim.Müsaadelerine maruren Yozgat ve Sivas,Ankara desinler ki,bize bila kaydu şart verin ve buranın bitaraflığını tekeffül düveli altına alın diyecek olurlarsa,hiç kimse bize karışmaz.Emin olunuz burada istiklali tam ile çalışırız.Misak-ı Milli bu mudur?''
      Sırrı Bey(İzmit):
      ''…Yine Sevr ahidnamesinde dahi bize sarahaten iade edilen Meis adasını heyeti murahhasamız İtalyanlara sarahaten vermiştir.Meis adası Frenklerin (Kaşaroz) dedikleri adadır ki Antalya sahillerine bir ok mesafesinde yakındır.Buradan anlaşılıyor ki heyeti murahhasamız muahhedatı sabıkayı tetebbu zahmetini ihtiyar etmemiştir.Eğer o zahmet ihtiyar edilse idi,o uhudatı atika bir kere mütalaa edilmiş olsaydı,hasımlarımız da bize vermiş oldukları cezireyi,mirasyedi sefası içinde size verdik demezlerdi…Dahası var efendim Sevr ahidnamesinde Çanakkale Boğazına yakın olan iki ada bize verilmişti.Burada da veriliyor.Fakat farkı nedir?Rica ederim lütfen dikkatle beyanatımı tetkik buyurunuz.Sevr ahidnamesinde bu iki ada için muhtariyet istenmiyordu.Biz bugün Kastamonu vilayetini nasıl idare eder isek bu iki adayı da öyle idare edecektik.Fakat bugün zaferimizin neticesi olarak bize verildiği beyan olunan bu iki ada için bize muhtariyet teklif ediyorlar kabul de ediliyor bu efendiler.''
      Şükrü Bey:
      ''Boğazlara hakim olan yerlerde bazı adalar vardır.Mesela bunlardan bir kısmı İmroz ve Bozcaada'dır.Buylar bize bazı kuyud ve şürutla iade olunuyor.Fakat aynı derecede Boğazlara hakim Semedirek,Limni vardır.Bunlar unutuluyor…Niçin bu memleketler Türkiye'ye iade olunmuyor?…Boğazlardan sonra Midilli,Sakız ve Sisam adaları vardır.Rica ederim benimle beraber haritayı gözönüne getirin.Bu adalar Anadoludan kopmuş güzel birer parçadır.Ben bu adaların güzelliğinden,servetinden,oradaki Türk hayatının yaşattığı abidattan bahsetmeyeceğim.Rica ederim bir kere daha haritaya bakınız!Bu adalar yabancı ellerde bulundukça bizim sahillerde yaşamak imkanı var mıdır?(Yok sesleri)Bunlar Anadolu topraklarının karşısında sabit donanmalardır!Daima vatanın emniyetini tehdit eden şüphe bulutlarıdır…''
      Bu itirazlara rağmen Ege Adaları üzerindeki beş yüz yılı aşkın Türk hakimiyeti son bulmuş,Lozan ile,bu adalara 1912'den önce adalara adımını atmamış olan İtalyan ve Yunanlılar adalara hakim olmuşlardır.
      Daha sonra 2.Dünya Savaşı'nda Almanların Oniki Adanın idaresini bize bırakmak istemelerine rağmen İsmet İnönü'nün bu teklifi reddetmesi adalar konusundaki inanması güç olaylardan biri olarak tarihe geçmiştir.
      Yunanlıların her adanın ayrı kıta sahanlıkları olduğunu iddia etmesi ile başlayan Kardak Kayalıkları olayı ile tırmanan nihayet 6 mil-12 mil tartışmalarıyla yakın zamanda gündemde olan bu problemin temeli Lozan'dan kaynaklanmaktadır.

      Alıntıdır.

0 yanıt dizini görüntüleniyor
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.

Zaman Tüneli

Tekrar Hoş geldin!

Lütfen bilgilerinizi giriniz

Üyelik Oluştur!

Bu üyelik dernek üyeliği değildir.

Yeni Şifre Oluşturun

Lütfen kullanıcı adınızı veya mail adresinizi yazınız.