Oluşturulan forum yanıtları
-
YazarYazılar
-
-
20 Kasım 2006: 11:03 #45192
soner
Katılımcıyapmayalım ark lar kimse bulamadı işte zorlamayın bu kadar ıkınmakla bi yere varılmaz
soner abi sen istersen cvp ver abi13. kişi diğer 12 kişinin beden parçalarının bir toplamı, dolayısıyla 12 kişi de küçülmüş oluyor. En soldaki kişi kafasının üst kesiminden küçüldüğü için biz en kolay bunu farkediyoruz, oysa hepsi biraz küçülmüş.
Dikkat edilirse 13 kişilik tabloda yatay kesilme hattında bulunan kafa, gövde ve bacaklar
12 kişilik tablodakilere göre daha kısa. Yani bir kişinin vücudu diğer 12 kişinin herbirine azar azar yediriliyor.
13 kısa adam yerine 12 uzun adam ortaya çıkıyor. Çok zekice hazırlanmış.. -
19 Kasım 2006: 23:03 #50581
soner
Katılımcıya abi ben çizmiştim ama buraya koyamadın onu bi söylesen çok gözel olacak…
ne yap biliomsuun…
klavyenin print screen tusuna bas..
sonra paint i acpaint i actıktan sonra ctrl+v yada düzen sekmesinden yapıstır de
resmi orda kes sonra farklı kaydet diyerek jpg formatında kaydet..
bukadaar basit:)


hade kolay gele…
-
18 Kasım 2006: 12:37 #50578
-
17 Kasım 2006: 11:33 #50568
soner
KatılımcıbİNLERCE DÜŞÜNCENİN ELEKTROTLARLA VERİ OLARAK BİLGİSAYARA AKTARILMASI SAYESİNDE UMUT VAADEDİCİ BİR ÇALIŞMA VE İNSANLIĞA GÜZEL BİR ÖRNEK..
Kİ BU İNSALIK;
KONUŞABİLDİĞİ, HAREKET EDEBİLDİĞİ HALDE BİR TÜRLÜ ANLAŞMAYI BECEREMİYOR OLMASINA RAĞMEN…………. -
17 Kasım 2006: 09:22 #50573
soner
Katılımcı.,.,.,.,
-
17 Kasım 2006: 09:08 #50572
soner
Katılımcırai..
-
17 Kasım 2006: 09:01 #50571
soner
Katılımcı…
-
13 Kasım 2006: 13:41 #50509
soner
Katılımcıtrafikte hayatta kalmak için için.. (özellikle istanbulda) daha fazla dua edin…..
ben bu yaşıma kadar çok az taksi gördüm kırmızı ışıkta duran.. o da ya önünde bir araba olması nedeniyle.. yada söför cep telefonuyla konusuyorsa.. he bide taksicinin biri beni eve götürene kadar yanımda döner ekmegiyle ayranını sildi süpürdü.. böyle bir yetileri olduğunu da unutmamak gerekir.
araba kullanan biri olarak söylüyorum.. artık yesil ışıkta geçmek, kırmızı ışıkta geçmek kadar tehlikeli bir hal aldı…
Trafikte iseniz hayatta kalmak için uyguladığınız kuralların dışında İşiniz Allaha Kalmıştır..
-
13 Kasım 2006: 13:18 #50503
-
12 Kasım 2006: 17:25 #50054
soner
Katılımcıtaner resimlerin cidden cok süper

cok cok beyendim
soner abi bi sorum olcak
100 kurus askla alakasi ney? ??? ???Biz insanların aşkı 3 kuruş değil 50 kuruş değil.. tam tamına 100 kuruş demeye getirmiş olabilir miyim:)







NoT:Bu açıklamayı ben de pek inandırıcı bulmadım…


ama yüzünüzde bir tebessüm oluştu değil mi:) .. bundan ala sevgimi olur:)






-
12 Kasım 2006: 11:51 #50008
soner
Katılımcıbir yerlerde konuşulmuş olur yarınlar,
bir yerlerde anlatılır gerçeklerin ardındaki.
gerekirse fırtınalar koparılır bunun için,
ama fırtınayı koparanın aklında tek birşey vardır,
artık serin rüzgarlardan fazlasına ihtiyaç duyulmamasıdır o da.gölgelerini kovalamayanlar zor bulunur tarihin yapraklarında,
ardında anlamsız enkaz bırakanların hikayeleri bol bulunur
ama,
enkazı anlamlandırabilenler,
temizlemesi bilenler,
nadir bir taş gibi,
bazılarının dediği gibi,
anca “yüzyılda bir gelir”
ve bahşedilir o toprağın insanlarına.zaman akar ve gider,
birileri gider, birileri gelir.
o birileri, gidenlerin mabedinde,
“siz hilafeti bile getirirsiniz” der
bizse şairin dediği gibi
sancağımızı elden yere düşürüp
ve düşmanı meydanda koyup,
kaçarız evlerimize.
düşünürüz ismet paşa batı cephesindedir,
hemen gelir diye.
kazım paşa da doğu illerindeyse,
duymuştur mutlaka.
fevzi paşa alnından süzülen teriyle ıslattığı,
planlarından kaldırır başını diye.
senin varlığını düşleyemeyiz bile,
diyebiliyorsa “o” birileri bunları.bir de,
konuştuğun bir çiftçi vardı ya,
efendisi milletin,
“o” birileri artık farklı konuşuyo onunla,
öyle ki telafuz etmeye dilim varmaz varlığında.
sıkmak istemezdim seni ama,
korkuyorum.
“ne korkuyorsunuz lan oğlum” diyorlar ama,
daha beter korkuyorumbiliyorum,
elmas çamurada bulansa elmastır
bulmasını bilene,
temizlemesini bilene,
ama önce izini sürmek gerek,
biz izinden gidemedik ki,
“kapattılar yolları” dedik.
ölmeleri emredilenler ölmesini bildi de,
biz bi izini bulmayı beceremedik -
12 Kasım 2006: 11:50 #50007
soner
Katılımcıonu kutsal, insanüstü, yüce sayanlar ondan hiçbir şey anlamadılar. çok yazık
NUR İÇİNDE YATSIN
-
12 Kasım 2006: 11:40 #44538
soner
Katılımcıhepii börttt deyy esra…

-
12 Kasım 2006: 11:38 #50039
soner
Katılımcıaçıkccasını söylmek gerekirse ben bunu hiç okumadım

corumlu şakirde olduğu gibi dimi:)
Fekat açıkçasını söylemek gerekmezdi:)

-
12 Kasım 2006: 10:22 #50050
soner
Katılımcı

-
12 Kasım 2006: 10:21 #50049
soner
Katılımcı:'(
-
12 Kasım 2006: 09:45 #50454
soner
KatılımcıBen bunu hala çözmüş degilim.. figüran da olsa haniii nasıl ucuruyo bu kızı..
http://www.youtube.com/watch?v=v3rKgVDwahI&NR -
12 Kasım 2006: 09:44 #50453
soner
KatılımcıYüzlerce insanın önünde yaptığı bir gösteri
http://www.youtube.com/watch?v=xlIouOK2plc&NR -
12 Kasım 2006: 09:33 #50452
soner
Katılımcıve akıl dolu bir gölge oyunu..
http://www.metacafe.com/watch/76835/criss_angel_shadows/ -
12 Kasım 2006: 09:30 #50451
soner
Katılımcınumaralarından birini anlattığı video… ben harbi ucuyo sanmıştım yaa.. yazık:) söylemeseydi keşke nasıl uçtuğunu
-
12 Kasım 2006: 09:28 #50450
soner
KatılımcıBurda düz duvara tırmanıyor…
http://www.youtube.com/watch?v=4af84Dvb4jw -
12 Kasım 2006: 08:08 #49750
soner
Katılımcızuhahahaaaaa.. genelleme yapma uleeeynn…

abartmışssın bence….60sn cok uzun bir süre:)



)

: -
12 Kasım 2006: 08:03 #50037
soner
Katılımcıİlginç bir bakış açısı !!!
-
12 Kasım 2006: 07:56 #49716
soner
Katılımcıyaww neresi pes:)


aynı sembolü 10 rakama birden vermişler.. haliylen tutuyo arada:D:D
genelde tutturamıo:)
-
9 Kasım 2006: 18:49 #50003
soner
KatılımcıAlıntı“””””Kocası kendisini cimaya çağırdığında, karısının bunu özürsüz olarak reddetmesi, câiz değildir. Hattâ âdetli olması da bir özür değildir. Çünkü kocası onun, âdetli iken haram olan bölgesi dışında bir yerinden yararlanabilir. Bu konuda özellikle kadının sözkonusu edilmesi, cimada erkeğin, kadından daha sabırsız olduğundandır. “”””””
hojam Allah günah yazmasın ama bunlar komedi gelio bana… ben zannetmiorum insanların hadi hanım mazeret istemem cima yapıcaz.. hastaysan napalım etinden degil de sütünden yumurtandan yararlanırız artıkın…
Hayatının anlamı dediğin insana:)
..tövbe tövbe:)vallah komedi hojam… neyse tepki almayayım simdi yok yere…
-
8 Kasım 2006: 12:04 #49969
soner
KatılımcıSazlı Sözlü Black Metal:)*–Klip muhteşem:)
http://www.youtube.com/watch?v=lXJu9i4BdJsMükemmel Bir şaka
http://www.youtube.com/watch?v=dqESrEpi1Fo19 ekim 2005 fenerbahce schalke 04 maci
http://www.youtube.com/watch?v=kU-p4NEbxkA -
8 Kasım 2006: 11:50 #49771
soner
Katılımcıeline saglık…güzel resimler.. fakat son resimdeki afrikalı ablaların admin olduğunu sanmıorunm:)
Ablanın Mouseyi tutuşundan anlayabilirsiniz..

-
7 Kasım 2006: 19:43 #49521
soner
Katılımcıbu sorular felsefik bunlar forumda cevaplanmaz karşılıklı konuşarak olur ancak
japon yapistiricilari herseyi super yapistirdiklari halde neden bulunduklari tupun icini birbirine yapistirmiyorlar?
*****nicin yanlis cevirilen telefon numarasi hicbir zaman mesgul calmaz?
****nicin falciya gitmeden once randevu alinir? falci harbi falci ise gelecegimizi de bilmez mi?
****neden limonlu gazozda milyon pusur tane tadlandirici ve kimyasal ile limon tadi verilirken, bulasik deterjaninda gercek limon suyu kullanilir?
teflona hicbir$ey yapi$madigi halde, teflon tavaya nasil yapi$abilmi$tir?
bunlarmı felsefik…..

Allah napmasın seni sen beni güldürdün forum da seni güldürsün ilahi orhan kardeş

-
6 Kasım 2006: 14:57 #49692
soner
KatılımcıHangi SAndalye ????

-
6 Kasım 2006: 14:55 #49682
soner
Katılımcıehueehıe:)
güzelmiş.. thankss -
6 Kasım 2006: 14:49 #44531
soner
Katılımcıteşekkür ederim Dostlar :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'(
İyiki Doğdum Bak Gördünüz mü 23 oldum

iyki dogdun soner (abi
)
iyki dogdun soner (abi
)
iyki dogdun iyki dogdun iyki dogdun
sonerr (abi
)nice nice yillara
allah insallah mutlu ve huzurlu bir ömür verir sana

nice mutlu yıllara soner..seni takip etmek zevk tanımak da ayrıcalık gerçekten iyiki doğdun

iyiki doğdun Soner
..
-
4 Kasım 2006: 10:20 #49597
-
3 Kasım 2006: 15:32 #49466
soner
Katılımcıknigt online hakketten süper bir oyun.. aylarını bu oyuna feda etmiş arkadaslar tanıyorum.. ( Kendileri level 60 su an)
çok zevkli olmasına ragmen kendinizi geliştirmek için cok da vakit alan bir oyun. bilgisayar bsında vaktinizin nasıl gectigini anlayamıyorsunuz.. sonra bir bel agrısıyla kalkıyorsunuz oturdugunuz yerden:)
tavsiyem. kendinizi kısa sürede geliştirmek için diger oyunculardan yardım almanız.. (böyle oldugu zaman onlar adam kestikce sizde level atlıyorsunuz..)
Sanırsam ALTUĞ kardeş size bu konuda geriğinden fazla yardımcı olabilir..
-
3 Kasım 2006: 15:15 #49526
soner
Katılımcıkızlara bakmak:)
bakandan bakana fark var tabi:)
-
2 Kasım 2006: 22:08 #49255
soner
Katılımcısüper kardess bee. eline saglık.. senden böyle fıkralar bekliyozz:)

-
2 Kasım 2006: 22:05 #45684
soner
Katılımcı
-
2 Kasım 2006: 22:03 #49479
soner
Katılımcısalaklıkta üst nokta:)
-
2 Kasım 2006: 21:57 #49394
soner
Katılımcıhttp://anonymouse.org/anonwww.html
bu link icin de aynı seyi diolardı hojam:) ama üstüste indirince hata verio.
insallah verdigin link fake cıkmaz:D -
2 Kasım 2006: 21:51 #49555
soner
Katılımcı7
-
2 Kasım 2006: 21:50 #49554
soner
Katılımcı6
-
2 Kasım 2006: 21:49 #49553
soner
Katılımcı5
-
2 Kasım 2006: 21:48 #49552
soner
Katılımcı4
-
2 Kasım 2006: 21:47 #49551
soner
Katılımcı3
-
2 Kasım 2006: 21:44 #49550
soner
Katılımcı2
-
2 Kasım 2006: 21:27 #49542
soner
Katılımcıhelall kardeşim kadınları anlıyan biri çıktı sonunda

+rep
yok be kardeşim .. binlerce laf edilmiştir onlara dair ama yine de onları anlayana daha rastlamadım:)




-
2 Kasım 2006: 20:43 #49540
soner
Katılımcıotuzuna bile basmadan, dostlar!
ölüp gidersem
peşimden ağlamayın!
yalnız kadınlar için,
yalnız onlar için ağlayın! -
2 Kasım 2006: 20:36 #49539
soner
Katılımcıatatürk, bir sabah kahvaltı ederken yardımcısına bütün gece hiç uyumadıgını söyler.. yardımcısı:
— rahatsız mıydınız pa$am, diye sorar.. sonrasında $u diyalog ya$anır:
atatürk:
— hayır, demi$, bütün gece kadınlarda akıl var mıdır, diye dü$ündüm..
— peki nasıl bir sonuca vardınız?
— kadınlarda akıl oldugu sonucuna vardım; ama kullanmıyorlar.. -
2 Kasım 2006: 20:36 #49538
soner
Katılımcı*iyi bir kadın bir erkeği etkiler , zeki bir kadın onda ilgi uyandırır , güzel bir kadın büyüler , anlayışlı bir kadın ise ona sahip olur .
( helen rowland )*kadın kendi başına ne gül goncasıdır , ne de diken . koklamasını bilirsen gül , tutmasını bilmezsen diken olur .
( refik halid karay )*kadın , insanın gölgesi gibidir ; kovalarsanız kaçar , kaçarsanız kovalar .
( chamfort )*kadınların gözleri keskin , zekaları uyanık , düşünceleri vesveseli olur .
( guy de maupassant )*kadınlarda feci olan şey , ne onlarla ne de onlarsız yaşanabilmesidir .
( byron )
*kadınlar sevmedikleri adama hiç acımazlar .
( alexandre dumas filles )*bir kadın ya sever , ya da nefret der ; ortası yoktur .
( pubillius syrus )*kadın öyle bir konudur ki , onu ne kadar incelersen incele her zaman yepyenidir .
( tolstoy )*en mükemmel kadın , çocuklarına babalarının yokluğunda baba olabilecek kadındır .
( goethe )don mateo: “iki tür kadın vardır ki, ne pahasına olursa olsun tanımamak gerekir: sizi sevenler ve sizi sevmeyenler. bu iki sınır arasında binlerce hoş kadın vardır, ama biz onların değerini bilmiyoruz.”
kadınlar gelirinin iki katı harcama yapabilen ve bütçe açığı vermeyen ekonomi dehalarıdır
kadını güzel yapan tanrı; sevimli yapanda şeytandır. victor hugokadınların aşkları suya yazılmış inançlarıda kuma çizilmiştir. aytoun
kadın insanın gölgesi gibidir; kovalarsanız kaçar, kaçarsanız kovalar. chamfort
kadınlar, gururlarını kurtaran yalanlardan hoşlanırlar. g.f.atherton
kadının namusunu erkeklere karşı koruması, ününü kadınlara karşı korumasından çok daha kolaydır. rochebrune
bir kedinin dokuz canı, bir kadının da dokuz kedi kadar canı vardır. fuller
-
2 Kasım 2006: 20:18 #49537
soner
Katılımcı* öperseniz beyefendi degilsinizdir, öpmezseniz adam degilsiniz.
* iltifat edersiniz yalan der, etmezseniz birakir gider.
* her istegine evet derseniz karaktersiz olursunuz, karsi çikarsaniz anlayissiz.
* çok yanina giderseniz usandim der, az giderseniz kuser.
* iyi giyinirseniz capkinsin der, dikkat etmezseniz zevksizlikle suclar.
* kiskanirsiniz huyun kotu der, kiskanmazsiniz sevmiyorsun der.
* siz bir dakika gec kalin kiyamet kopar, kendisi bir saat gecikirse bunda ne var der.
* arkadasinizla bulusursunuz adi ihmal olur, o bulusur “bizim kizlar” olur.
* siz baska kadina bakacak olsaniz gozleriniz oyulur, baska bir adam ona baktiginda adi hayranlik konur.
* konustugunuz anda dinlemenizi ister, dinlediginiz anda “neden konusmuyorsun?” der
* kisacasi… sade ama cok karisik.*cok guzelse nadiren sadiktir, cok sadiksa da nadiren guzel…
-
2 Kasım 2006: 13:04 #49518
soner
Katılımcı😮 soner iiimisin canımm
iyiyim iyi:)

ne o… sorular agır geldi galiba:)


cevabı olmayan sorrular baslıgı altında mı acsaydım yoksa:)

-
2 Kasım 2006: 09:51 #49516
soner
Katılımcı***yuzmek zayıflatıyorsa balinalar nerede yanlış yapıyor???
***dusunce mi kelimelerden cikar, kelimeler mi dusunceden?
****ışık hızıylan giden bir araba sellektör yaparsa ne olur?
****ses hızıyla giden bir araba korna çalarsa ne olur?
***japon yapistiricilari herseyi super yapistirdiklari halde neden bulunduklari tupun icini birbirine yapistirmiyorlar?
*****nicin yanlis cevirilen telefon numarasi hicbir zaman mesgul calmaz?
****nicin falciya gitmeden once randevu alinir? falci harbi falci ise gelecegimizi de bilmez mi?
****neden limonlu gazozda milyon pusur tane tadlandirici ve kimyasal ile limon tadi verilirken, bulasik deterjaninda gercek limon suyu kullanilir?
teflona hicbir$ey yapi$madigi halde, teflon tavaya nasil yapi$abilmi$tir?
neden yazili ve gorsel basinda ligdeki turk futbolculari isimleri ile gecer de yabancilara soyadlari ile hitap edilir? ve hatta bu takimda 4 mehmet varsa bile inat olarak bozulmaz, mehmet, k.mehmet, b.mehmet, ortanca mehmet diye gider? amac yabancilara ayri muamele mantigini ozumuze yerlestirmek midir? niyedir?
-
2 Kasım 2006: 09:41 #49515
soner
Katılımcıinsan neden bazi hafiflikleri kaldirmakta zorlanir ?
-
2 Kasım 2006: 09:32 #47162
soner
Katılımcıtürklüğü, cumhuriyeti, devletin kurum ve organlarını aşağılama
madde 301.
– (1) türklüğü, cumhuriyeti veya türkiye büyük millet meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) türkiye cumhuriyeti hükdevletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir türk vatandaşı tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
(4) eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz
-
2 Kasım 2006: 09:27 #47161
soner
Katılımcıönüne hedefler koyup, her anlamda çalışıp istediğini elde edebilen bir yazar. bu açıdan bakıldığında başarısı ve azmi alkışlanabilir bile. iyi bir edebiyatçı olup, ödüller alması ve fikirlerini özgürce açıklayabilmesi de, desteklenip takdir edilebilir. iyi bir yazarın aynı zamanda, iyi bir insan, vatansever ve tarihçi olması veya üstün insani özelliklerle donatılmış olması da gerekmez nitekim.
ancak, bir edebiyatçı yurt dışında da çeşitli lobilerce desteklenmek ya da en iyi niyetle “inandığını savunmak” için tarihi çarpıtarak çeşitli demeçler veriyorsa, böyle bir yazarı “nobel aldı işte; büyük bir yazar” diye benimsemek kolay olmayabilir. hatta kimi çevrelerde milliyetçi etiketinden kurtulup, entelektüel kimliğe geçiş yapma olanağı olsa bile insanlar nobel’e ve orhan pamuk’a şüpheyle yaklaşmayı tercih edebilirler.türkiye’deki milliyetçiler(!) ve entelektüellerin(!) yanı sıra ödülden etkilenen bir başka topluluk daha var: minnesota üniversitesi öğrencileri.şöyle ki; orhan pamuk, arsham ve charlotte ohanessian kürsüsü soykırım araştırma merkezinin davetlisi olarak gidip konuşma yapacağı minnesota üniversitesi’ne ödül nedeniyle gelemeyeceğini bildirmiş ve ziyaretini başka bir tarihe ertelemiş.
-
2 Kasım 2006: 09:13 #47160
soner
Katılımcıtürk milliyetçiliğine kısa devre yaptıran adamdır kendisi. evet dünya tarihi bir türk'ü yazacaktır, nobel almıştır, dünyaya türk'ün gücünü göstermiştir, ama ha…..dir, orhan pamuk'tur o, aslında bizi kesen ve sonra kendiliklerinden buhar olan (ki biz de bu arada reenkarne olmuşuzdur) ermenilerin öldürüldüğünü iddia etmiştir. bir ecnebiye gidip de “nasıl …….. nobeli cuccuk” yapamayacağızdır ağız tadıyla, ekşi bir tat kalacaktır. ulan şu nobeli turgut özakman'a vereceklerdi ki yüzelli metrekarelik bayrağı taksim'de açıp halay çekecektik. gerçi turgut özakman'a da yüz sayfalık “milli tarih 2” ders kitabını tuğla gibi bir romana dönüştürebildiği için nobel simya ödülü verilebilir, ama öyle bir ödül yok. neden, çünkü nobelciler türk düşmanı.
İlgili yerler düzenlenmiştir…
-
2 Kasım 2006: 09:04 #47159
soner
Katılımcıorhan pamuk bu odulu soylediklerinden dolayi mi aldi yoksa edebi ba$arisindan mi? hic bunu du$undunuz mu bakalim hadi buyrun
ahmet taner kışlalı'nın cumhuriyet gazetesinde op hakkında yazmış olduğu bir yazı…
balo maskesiz olsun!
kimileri “ortaoyunu”nu maskeli balo ile karistiriyor. ortaoyunu güldür güldür, bu güldürmüyor…
maskeli balonun bir gizemi vardir, bu ise sadece çirkinlikleri gizliyor.
kimileri maskelerin ardindaki gerçegi bilmiyor. kimileri ise bildigi halde susuyor.
ya çikar geregi… ya da korkudan!
balo maskesiz olmali ki, kimin kiminle dans ettigi bilinsin…
maskeler inmeli ki, o maskelerin ardindaki suratlari begenmeyenler, aldatilmaktan
kurtulsun!
* * *
önce, bir romancimizin son kitabinin 50 bin adet basildigi yazildi.
arkasindan kisa sürede 100 binlik bir satisin gerçeklestigi açiklandi.
derken, çiktigi günden beri ikinci cumhuriyetçi çizgisini korumaya özen
gösteren aktüel dergisi, romanciyi türkiye’nin “bir numarali aydini” ilan etti.
bu romancimizin adi orhan pamuk’tu!
ben bu “büyük” (!) yazarimizin bir romanini okumayi denemistim.
basladigim seyi bitirme konusundaki tüm inatçiligima karsin, bitirememistim.
ama “kara kitap” basinda öylesine övüldü ki, ikinci bir deneye girismekten
kendimi alamadim. ve o çabamda da, daha yariya gelmeden havlu atmak
durumunda kaldim.
tahsin yücel ve emin özdemir gibi, çok saydigim isimlerin bu yazarla ilgili
oldukça agir elestirilerini animsadim.
ama begenenlerin de “begenme hakki”na saygi duydum.
ta ki… bir okurum “kara kitap”ta gizlenmis bir bölüme dikkatimi çekinceye
kadar… “çocuklugunda kiz kardesi ile tarlada karga kovalayan sapik
bir padisah” gibi bir anlatim vardi bu bölümde!
* * *
prof. çetin yetkin yönetiminde, “müdafaa-i hukuk” adli çok degerli aylik bir dergi çikiyor. ilginç bir rastlanti olarak, derginin aralik 1998 sayisinda, prof. fahir iz’in bir incelemesi yayimlandi:
“o. pamuk’taki atatürk anlayisi…”
meger benim artik okumayi denemedigim kitaplarinda daha neler varmis!
iste birkaç örnek: ” sonra kasaba alanina dolanir. atatürk heykellerine siçan güvercinleri
ayiplar…”
“atatürk kendini içkiye vermis meyhane kalabaligina, cumhuriyeti emanet
etmis olmanin güveniyle gülümsüyordu…”
“atatürk’ün leblebi zevkinin ülkemiz için ne büyük felaket oldugunu…”
“sonra bir cumhuriyet, atatürk, damga pulu havasina girdigimizi hatirliyoruz…”
sayin iz, 275 sayfalik bir kitapta, tam sekiz yerde ve ” hiç gerekmedigi
halde ” atatürk’e satasildigini saptamis. söyle diyor:”bunlar kitaptan
çikarilsa hiçbir sey degismez.
yalniz yazarin kimi ruhsal gereksinimleri tatmin edilmemis olur!”
kim bilir, belki de orhan pamuk’un ” en birinci aydin” ilan edilmesinde, bu
incelemenin de büyük katkisi olmustur!
* * *
ben, inandiklarini açikça savunanlara hep saygi duymusumdur… o düsüncelere karsi olsam bile!
ama o yürekliligi gösteremeyip de bunu sinsice yapmaya çalisanlara…
oraya buraya “bityenigi” sokusturanlara… hep tiksinerek bakmisimdir.
bunu hep zayif bir kisiligin, zavalli bir ruh halinin yansimasi olarak görmüsümdür.
oyun maskesiz oynanmalidir!
çirkinlikleri gizleyen maskelerin indirilmesini de tüm ” gerçek aydinlar” görev saymalidir!
ve de pamuk adli yazari, isteyen okumali, isteyen sevmelidir… ama ne
oldugunu, kim oldugunu bilerek!.. maskenin arkasindaki gerçek yüzü görerek!…a. taner kislali
cumhuriyet, 27 ocak 1999
(ben demokrat degilim) -
31 Ekim 2006: 13:19 #49371
soner
Katılımcıbir köy muhtari dermi$ ki: “1 sigarayi 1 okuze degi$mem, sigaranin dibini ise 2 okuze degi$mem
acini alir içinden
yakar küle çevirir
savurur duman gibi dagitir
mutluysan eger
izin vermez kendine saklamana
baslarsin anlatmaya
paylasmaya
yoksa eger yaninda
utana sikila istersin baskalarindan
sicak dostluklar kurdurur insana
canimimi esirgiyecegim senden
al senin olsun
hiçbir zaman vazgeçmem senden
en sadik dostum
sigaraYINE DE intahar etmenin en kotu yolu DUR SİGARA..
KİMSEYE TAVSİYE ETMEM……..
-
31 Ekim 2006: 12:36 #49298
-
25 Ekim 2006: 00:07 #47950
-
20 Ekim 2006: 19:38 #49359
soner
Katılımcı -
20 Ekim 2006: 19:37 #49358
soner
Katılımcı -
20 Ekim 2006: 19:35 #49357
soner
Katılımcı -
20 Ekim 2006: 19:34 #49356
soner
Katılımcı -
20 Ekim 2006: 19:33 #49355
soner
Katılımcı -
20 Ekim 2006: 19:31 #49354
soner
Katılımcı -
20 Ekim 2006: 19:29 #49353
soner
Katılımcı -
20 Ekim 2006: 19:23 #49352
-
20 Ekim 2006: 19:21 #49351
soner
Katılımcı -
13 Ekim 2006: 15:21 #47757
soner
Katılımcıbana göre gelecek vaadeden şarkıcı yoktur.. belki şarkılar vardır.. Onlar da sizin geleceğe neler vaadettiğinizle ilgilidir…
zamandında gelecek vaadetimiş sanatçılar derseniz Barış Manço, Erkin Koray, Sezen Aksu, Fikret Kızılok, gibi adı aklıma gelmeyen daha bir cok üstatlardan sözedebilirm ancak..Bunların dışında 10 yıl önce dinlediğim bi şarkıyı bugün dinlediğim cok azdır.. Belki birileri bu üstatların şarkılarını tekrar cover yaparak gelecek vaadediyor izlenemi yaratabilir. olasıdır..
-
13 Ekim 2006: 15:03 #49240
soner
Katılımcısen, mutlulugu arayabilir misin google?
i$in kolayina kacmadan ama
gul yanaklı sevgilinin,
melek yuzlu guzelligin resmini degil
ne
mavi kurdelali kirmizi etekli cocukluk resmini
ne de
sim pariltili dudaklarin2003 yaz ortasindaki romantizmin videosunu gosterebilir misin? youtube olmadan?
cok $ukur, cok $ukur
bu a$klari da gordum
olsem depre$mem gayri'nin
url'sini bulabilir misin ustad? bulabilir misin? -
10 Ekim 2006: 10:52 #49150
soner
Katılımcıben tıkladım bişi olmadı.. güvenlik duvarı ve kaspersky 6.0 var:D
resetlemesi icin registry e ulaşması gerekiyor.. ama kaspersky engellio tabee:D:

-
10 Ekim 2006: 10:48 #49235
soner
Katılımcıyaaa neye gerek:) piskopatmısınız abicim siz..


hem neye yarar:)
ben sizin online olup olmadığınızı anlıyorum zatii..
hergün basşka bişi yazıosunuz msn nize.. allalala:)
-
10 Ekim 2006: 10:41 #49220
soner
Katılımcıbunlar kolay sorular..
perfect cektim.. ama ikinci soruda aklıma gelen ilk cevap “tur bindirirsin” oldu neden bilmiorum:)
formula yüzünden herhal…aslında verdiğim cevap sorudan daha mantıklı..

): -
1 Ekim 2006: 20:14 #47784
soner
Katılımcıabi inmiyo bu tam benlik bişey ama inmiyor nasıl halledebiliriz bu işii
kardes ben arsivden silmişim… yollardım
söyle admin hojaya linki yenilesin ölümüs link.. oyüzden indiremiosun..
ama yapma etme yazıktır millete yaww:D -
1 Ekim 2006: 14:31 #47781
soner
Katılımcıarkadaslar.. bu programların cogu spam icerikli.. benden tavsiye.. :d
bu arada gürkan kardesim bu program. mesala 50 tane küfür listen var. basıosun karsı tarafa 50 si birden ayrı ayrı gidiyor.. yada 50 tane selam msjıı

karsı tarafın ram i dayanamayıpp. kitleniyor bilgisayarı .. tabii herkesinki degill:D:d
512 mb ddr ram in varsa:D -
1 Ekim 2006: 12:49 #47533
soner
Katılımcıarkadaslar.. programı kurduktan sonra…
sifrelemek istediginiz klasöre geliosunuzz ters tıklayıp kiiltle diyosunuz..fakatt sifreledikten sonra bazılarınızda denetim masası ikonu olarak görülebilir ve hic acamayacagınızı düsünebilirsinizz..
fakatt ekranın soltarafında cıkan mavi cerceve icindeki klasöre sürükleyip bıraktıgınızda ve sifrenizi girdiginizde klasörünüzü acabilirsiniz…
panik yapmayın diye söylüorum:D:D
-
30 Eylül 2006: 17:01 #49182
soner
Katılımcıabi bu nee ya süpersin kimle ortak olarak yaptın

erkan abeyinle:)))
-
29 Eylül 2006: 10:05 #49168
soner
Katılımcıkelime: hurrem sultan – kizlar anlatiyor, erkekler aportta
-* cumhuriyet oncesi biz neydik?
– * cariye! huhuhhaaarghhkelime: misafir
-evine gelir yer, icer, s…car gider…
-akraba?kelime: keçi
anlatıcı: hmm… satanizimde bir hayvan?
anlayıcı: ……….kurbağa!
grup: mavi ekranunlu biri
-ferhan sensoy
-ooha nasi bildin ya?
– ehe karti eline alirken gordumkelime: keloglan
erkek: himmm..eee…seyy(30 saniye boylece geveler)….bak simdi hani bole cizgifilm kahramani gibi ama diil, saclari yok bunun saclari yok
kız: kel mi?
erkek: evet, kel…simdi kelin sonuna boole top gibi bi kelime ekle.
kız: ibne mi? ibne ibne, kel ibne!
karsi takim: puhahhahaaa zaman bitti!
kelime: yumruk atmak– abi yumuşağı böl noldu?
-yum…
-fırlatmak nedir abi?
-atmak?!
-peki kavgada ne atarsın?
-terlik atarımkelime:operadaki hayalet
-hasktr!nası anlatçam ben bunu yaa
-operadaki hayaletkara borsa nın borsası bi şekil anlatılmıştır.
-abicim başına bir renk getir
-lacivert borsa
-yuh
kelime: kaynaşmakkadir: su yüz derecede ne olur?
e: kaynar
kadir: ama bu sular karşılıklı kaynıyor.
e: ???kelime: bruce willis
+eee bu bi adam hani kadınlar ne ister de oynuyodu
-mel gibson
+yok o deil ya öbürü hani ben bunları hep birbirine karıştırıyorum
-ıı bilmiyorum
+ya hani cehennem silahında vardı
-e mel gibson
+ya uff benim gözlerim ne renk
-mavi
+gece yukarda ne var
-yıldız
+o değil öbürü tabak gibi olan
-ay
+tamam birleştir
-mavi ay!
+eeeeee hadi
-ne bileyim ben izlemedim ki onu
+ya ben de izlemedim de of be o bilinmez mi
(bilillaaooap süre bittiii!!)
+uf bruce willisti!!bir tur sonra
kelime: mel gibson
+bruce willis!
-mel gibson! -
28 Eylül 2006: 15:27 #47344
soner
Katılımcıkiss mee
-
28 Eylül 2006: 15:14 #48172
soner
Katılımcıgeyiik yapmak
kimi zaman, sessiz sessiz deniz kenarinda oturup etrafi seyretmek kadar ihtiyaç duyulabilecek sohbet türü. yalnizca sohbette degil, kimi zaman yazarken geyik yapmaya ihtiyac duyabiliyor kisi… geyik biri olarak algilanmak isteyebiliyor. kâale alinmamak, izlenmemek, yorumlanmamak istedigi gibi. eskiden oldugu gibi… geyik yapmak, kisinin kendine olan saygisinin elverdigi ölcüde, insanlari gereksiz gerçeklerden koruyabiliyor netekim.
-
28 Eylül 2006: 09:55 #49166
soner
Katılımcıattım bilee:))
kim kafasına gelir bilmem:)))
-
28 Eylül 2006: 07:23 #49167
soner
Katılımcıulaşılmamak istendiğinde.. bunumaraya yönlendirme yapılabilir….

alo kimsin
_ben recep tayyip erdogan,basbakan
_iyi iyi,nerde bizim oglan,kapamis yine telefonu,ariyorum ariyorum yok
_han'fendi bi dakika,ben nerden taniyim sizin oglani
_baslatma bi dakkana,ne bicim basbakansin sen ya,cabuk bulun oglumu bana,kimbilir ne geldi basina(huuuu)
_tamam tamam aglamayin hemen acil durum alarmi verip,sonrada icisleri bakanini ariyorum,musterih olun -
27 Eylül 2006: 20:17 #49163
soner
Katılımcıbunların telefon karıştıran versiyonları vardır ki daha tehlikelidirler, o yüzden tüm mesajları silmek zorunda kalırsınız; kız arkadaslarınızın isimleri erkek isimleriyle değiştirirsiniz.
-
27 Eylül 2006: 20:16 #49162
soner
Katılımcıbaba cüzdanını karıştıran kız çocuğunu yakalar çocuğun amacı define bulmaktır
baba:evladım ne yapıyorsun
çocuk:hiiiiiiiiçççç (ne zaman bişi yaptım ki)
baba:babaların cüzdanı karıştırılmaz (aha öğüt geldi)
çocuk:neden? (hadi yaa bak sen şu işe)
baba:ayıptır (ders verme sevdasındaki baba modundadır)
çocuk:annem neden karıştırıyo o zaman? -
27 Eylül 2006: 20:03 #49161
soner
Katılımcıazıcık sirke, epeyce kezzap,
bir dünya kaya tuzu, bolkepçeden limon suyu,
usturanın böylesi, jiletin de şöylesi.
oldu ciğer ezmesi.
bu ciğerle gezmesi.ulan kazın ciğerini bile eziyorlar da para ediyor,
vay canına yandığımın insanına bak ki ciğerinin ne dirisi, ne ölüsü,
ne sıkısı, ne eziği para etmiyor.
olan biten onu pare pare ediyor. -
27 Eylül 2006: 19:46 #49160
soner
Katılımcıarkadaslar adsl kullanıcı adınızı ve sifrenizi yazdıktan sonra benim gibi 3GB limitli kullanıcıysanız kotanızı takip edebilirsiniz.. benim işime yarıoo .. paylaşmak istedimm
-
27 Eylül 2006: 19:26 #46852
soner
Katılımcıabey adamlar yastığı rahatları icin degil … varyemezlikleri icin icat etmişler..
😀
adamların derdi 24 000 euroluk üretim kaybı
)) -
22 Eylül 2006: 19:18 #46321
soner
Katılımcı4820
veresiye verin gitsin..
ama üstü kalsın:P -
18 Eylül 2006: 13:00 #47941
soner
KatılımcıCOCUKLAR: devamli hareket etmesi konuŞmasi bagirmasi soru sormasi gerekmedigini anlayacak yaŞa gelmemiŞ basa cikilmasi guc insan yavrusu.
-
13 Eylül 2006: 22:32 #45879
soner
Katılımcıdenize balgam atmak unutulmuşş…
unutulmamıs seker:))

Boğazınızı gürültülü bir şekilde temizleyip denize esaslı bir balgam atın. -
13 Eylül 2006: 22:23 #45732
soner
Katılımcıarkadaşlar ben vip den alırım sizi… hamamdan denize dökülen cok güsel bi kanal biliyorum:)
-
13 Eylül 2006: 22:16 #46858
soner
Katılımcıhojaaa el insafff.. sende admin olarak acılan konulara bakmazsan kim bakıcakk.. aynı konuyu bi daha acmısın.. ben zati kopyala yapıstır yapmıstım.. hatta word belgesi olarak atacladım kodum oraya ffiiiii tarihindee:)
bi de ataclamısın benim konuyu senin konuyu altalta.. meşk olsun yanee:) sil birini barime:)
hade kolay gele..
çalışmaların güsell.. fakat. sen sen ol hojam linkleri kendin acmadan sitede yayınlama.. rapidden indirilen programların virüslü bir cogu programların bu sralar.. hatta öyleki trojen dowloader var hepsinde nereye attıgını naptıgını anlayamıosun … oderece.. -
13 Eylül 2006: 22:06 #47173
soner
Katılımcıbu bir ikiye bölme paradoksu kardeşş
… ki bu sadece 1 tanesi.. -
24 Ağustos 2006: 20:52 #47581
soner
KatılımcıSoner bu program nasıl kullanılır bilgi versen kardeş ??? ne işe yarar ???
Üreticinin Açıklaması :
WinTools.net Professional, sitemizde de bulunan WinTools.net programının daha gelişmiş bir versiyonudur. WinTools.net Professional, işletim sisteminizin performansını arttırmak için içerisinde yardımcı aletler bulunduran bir programdır. İçerisinde gereksiz dosya ve programları kaldıran bir temizleyici, kayıt dosyaları düzenleyicisi, internet bağlantı hızlandırıcı gibi çeşitli özellikler bulunuyor.
kullanıcı olarak benim acıklamam:
kısacası olmazsa olmaz bir program üstelik türkce dil destegi de var. Bilgisayarınızda nekadar alkasız dosya varsa silior.. mesela istediginiz kadar siz cookies lerinizi yada temp dosyalarınızı silin.. bu progragramı yükleyip birdaha tarama yapın.. bilgisayarınızda yüzlerce nekadar gereksiz dosya var görün.. sonra da laa bos yere kasmısız canım makinayı deyip derdinize yanın…özümüze dönersek… modemi resetledikten sonra wintoolsu calıstırın.. işlemini bitirsin.. sonra baglanın nete.. vee rapidiniz tekrar saymaya baslasınn:)

hade kolay geleee
-
24 Ağustos 2006: 14:45 #47579
soner
Katılımcı -
22 Ağustos 2006: 11:12 #47651
soner
Katılımcırock müzik tarihine kısa bir bakış
rock müzik, bünyesinde bir çok müzik türünü barındıran bir tür olarak rock and roll' dan, and roll'un çıkarılmasıyla 1960 ların başında oluştu. rock müziği oluşturan bu müzikal alt türler de, kendi içlerinde alt türlere ayrılmışlardır. bu sebepten dolayı rock müziğin tarihini anlatırken, başlangıç noktası olarak rock'n roll dan yola çıkarsak büyük bir hata yapmış oluruz. çünkü; rock müziğini de içine alan pop müzik türleri bir çok müzikal alt türlerin sentezinden meydana gelmiştir. peki müzik türleri arasındaki ilk etkileşim ne zaman, nerede ve nasıl gerçekleşmiştir?
bu sorunun yanıtını 1730’ larda amerika'daki, sonradan takılan ismi ile 'büyük uyanış' ta bulmak mümkündür. 'büyük uyanışlar, amerikan müziğini de derinden etkileyen dinsel bir uyanışın birbiri sıra ortaya çıkan iki dalgasıydı.'(1) birincisi dr. isaac watts adındaki bir ingiliz'e ait 'hymms and spirituali'nin (1701) londra'da yayınlanmasıyla doğan ve 1739 boston baskısının yapılmasıyla amerika'nın bütün kentlerinde etkisi hissedilen yeni bir müzik anlayışının güneyin folk müziklerini etkilemesi sonucunda meydana gelmiştir. ikinci uyanış ise 1780-1830 yılları arasında yapılan kamp toplantılarında ortaya çıkan bir akımdır. hıristiyanlaştırılmış siyahlar ayinlerini yaparlarken afrika dinsel törenlerinde görülen dairevi dans, çığlık atma, ritim tutma gibi öğeler dualara karışır. böylece siyahlar beyazlardan aldıkları spirituallerin içine atalarından miras kalan ritim ve coşkuyu katarak ortaya yeni bir tür müzik çıkarmışlardır. bu aynı zamanda dini müzikte siyah-beyaz ayrımını da doğurmuştur. beyazların spiritualleri oldukları yerde sayarken, siyahların yaptıkları bütün ülkeye yayılmakla kalmayıp, ülke dışına da çıkmıştır.
pek çok amerikan müziği gibi gospel de iç savaştan sonra güneyde spirituallerin devamı niteliğinde ayrı bir tür olarak kendini gösterir. spirituallere olduğu gibi gospellere de sadece siyahlara özgü diyemeyiz; ama pek çok siyah kiliselerinde ve siyah gurplarca icra edilmiştir. 19. yüzyılın sonunda kurulan pentacostalis ve hoolines kiliselerinde, afrika müziğindeki el çırpma ve ayakları yere vurma yoluyla yapılan müzik, gospel türünün ilk örneklerini oluşturur. gospel tarzında spirituallerden farklı olarak bu dünya ile ilgili vaatler daha baskındır; öbür dünya ise daha neşeli bir dille anlatılır.
amerika’da, dini içerikli müziğin yanı sıra halkın ağızdan aktarım yöntemi ile günümüze kadar uzanıp gelen bir folk müzik kültürü vardır. en eski folk şarkıları ya solo olarak ya da bir topluluk ile söylenmiştir. bu folk şarkılarına eşlik etmek üzere keman, banjo ve gitarın girmesi ile ilk pop müzik türlerinin temelleri atılmış olur. amerika'nın ilk pop müzik yıldızı jimmie rodgers'dir. rodgers, country ve boogie-blues harmanlaması yaparak; hillbilly, folk ve blues'dan aldığı sözleri birleştirerek country müziğin başlıca dayanağı halini almıştır. 'rodgers, blues'u ödünç alan değil de hırsızlığını yapan ilk beyaz adam ve böylece country müziğin dominant modu haline gelenlerin sentezini yapan sanatçı olarak düşünülebilir.'(2) bu yıllarda güney eyaletlerine yapılan ilk taşra gezileri sonucunda paramounts records, blues müziğin babası olarak anılan blind lemon jefferson'a ilk plağını yapar. bu tarihten sonra, jefferson, kendinden sonraki bütün blues ve rock müzisyenlerini etkileyecek kalitedeki parçalara imza atmıştır.
rock'n roll; ragtime, blues, boogie, country, gospel gibi müzikal alt türlerin harmanlanması sonucu oluşmuştur. bu alt türlerden rock'a geçişteki son yapı taşı r&b'dur(rhtyhm and blues) .bu geçiş esnasındaki en önemli kişilerden biri robert johnson'dır. (1911-1938) esasında delta blues müzisyenleri içerisinde charlie patton ya da skip james gibi ondan çok daha önemli isimler olmasına rağmen johnson'un önemi; kişiliği ve yaptığı müzikle erken bir rocker olmasından kaynaklanmaktadır. bluesdan rock'a geçişteki bir diğer önemli olay ise elektirikli gitarın blues'da kullanılmaya başlamasıdır. elektirikli gitarı ilk kullanan blues müzisyeni t. bone walker'dır. kendine has tekniğiyle, kendinden sonraki b.b. king, freddy king, buddy guy gibi gitar sihirbazlarını etkilemeyi başaran walker'da rock'a geçişte çok önemli bir rol üstlenmiştir.
1943-51 yılları arasında güneyden kuzeye yapılan göçler esnasında piyanoyla nefeslilerle tanışan delta blues icracıları rock'n roll'a geçişteki son müzik türü olan r&b'u oluştururlar. bu müzik türü, genel olarak bütün siyah müzik sitillerinin karışımından, blues armonik yapısı ve formülü oluşmuştur. başlangıçta sadece siyahların radyo istasyonlarında ve sokaklarda yaşayan r&b, orta sınıf beyaz gençlerin bu müziği alışkanlık haline getirmesiyle birlikte popüler hale gelir. gün geçtikçe artan talepler, yayınlanan r&b plaklarının sayısının artmasına ve 25 mayıs 1949'da billboard müzik dergisi listelerinde r&b adında yeni bir başlık açılmasına yol açar. 1953 yılında chords grubunun sh-boom adlı parçaları r&b listelerine sığmayarak, popüler müzik listelerine geçer ve '1' numaraya kadar yükselir. 1954-55 yıllarında aynı müziği beyazlar icra edince bunun adını rock'n roll koyarlar. 'ünlü rock'n roll piyanisti fats domino 'biz rock'n roll'a 15 yıl öncesine kadar new orleans'da r&b derdik'(3) demiştir. rock'n roll, gençler arasında o kadar rağbet görür ki, hem endüstriye karşı en radikal çıkışların kaynağı, hem de müzik endüstrisinin en yağlı geçim kaynağı konumuna gelir. rock'n roll'un r&b'den farklılaşıp kendine özgü bir müzik türü halini almasını sağlayan en önemli kişiler elvis presley ve chuck berry'dir.
rock'n roll'un büyük kralı evis presley r&b'yle, country ve hillbilly müziklerini çok iyi kaynaştırmıştır. chuck berry ise kendinden önceki gitarcıların tekniklerini sentezleyerek rock'n roll'un ilk gitar kahramanı olmuştur. zaten ikisinin de asıl şöhretleri bu birleştirici güçlerinden ve kendilerinden sonraki bütün rock müzisyenlerini etkilemelerinden gelmiştir.
fakat endüstri rock'n roll'u çok çabuk yutmuştur. araştırmacıların çoğu 1950'lerin sonunun rock'n rollmüziğinin de sonu olduğu konusunda görüş birliğine varmışlardır. 1950'lerin sonunda en ünlü rock'n roll müzisyenlerinden olan elvis presley askerde, buddy holly ölmüş, chuck berry ise hapistedir. 1959-63 yılları arasında rock müziğinde bir boşluk yaşanmış olarak düşünülebilir. fakat, işte tam bu yıllarda sonradan '60 gençliğinin lideri' ünvanını alan bir müzisyen, bob dylan ortaya çıkar. dylan'ın ilk üç albümündeki müzikler ne folk müziği ne de rock'n roll müziği içerisinde tanımlanmıştır. dylan, şarkılarında siyah düşmanlığının inatla sürmesinden, savaşın anlamsızlığından, sevginin öneminden, dünyanın güzelliklerinin hızla yitip gitmesinden bahsetmiştir.
amerika'da gerçekleşen bu müzikal gelişimler bütün dünya gençliğini, ama en çok ingiliz gençliğini etkilemiştir. çocukluklarından beri rock'n roll müziğiyle büyüyen ingiliz gençleri arasından birçok müzisyen çıkmış; bunlar beatles, rolling stones, animals gibi ilk rock topluluklarını kurmuşlardır. bu gruplar, ilk zamanlarda amerikan müziğinin alt türlerinden etkilenmişler, fakat kısa bir süre sonra kendilerine özgü yapıları ortaya koyarak gerçek anlamda rock müziği yapmışlardır. bu gruplardan ilk piyasaya çıkanı beatles, kuruluşundan bir iki sene sonra, ilk albümlerindeki blues, boogie, gospel şarkı ailelerinin parçalarını kopya etmekten ve rock'n roll'a yakın parçalar yapmaktan yavaş yavaş vazgeçmeye başlamıştır. en son olarak rock'n roll şarkılarını kullanmayı 1965 yılındaki help albümünde yer verdikleri larry williams'a ait 'dizzy miss lizzy' parçasının uyarlamasıyla sona erdirmişlerdir. aralık 1965'de 'rubber soul' albümünü yayınladıklarında tamamen özgün yapıya geçiş böylece tamamlanmış olur. işte bu gelişmelerin ardından rock'ın engellenemez yükselişi de başlamış olur. eric clapton'ın içinde bulunduğu gruplar, özellikle cream çok büyük başarılara imza atar. beatles çılgınlığı durulur gibi olurken sahneye eric clapton adıyla dünyanın en iyi gitar virtüözlerinden biri çıkar. artık devir ingiltere duvarlarının 'clapton is god'(clapton tanrıdır) yazılarıyla dolmasının devridir.
1960'ların sonu, dünyada gençlik hareketleri olarak nitelendirebileceğimiz bir başkaldırının en üst düzeye eriştiği yıllardır. gitgide büyüyen nükleer savaş tehdidi, amerika'nın vietnam'ı acımasızca savaşa sürüklemesi, birçok vietnamlı'nın ve amerikalı'nın bu savaşta ölmesi çarkları harekete geçirmiş, çiçek gücü hareketi böyle bir ortamda ortaya çıkmıştır. artık rock müziğin konusu ağırlıklı olarak dünya sorunları ve çözüm yollarını da içermektedir. ünlü 'savaşma seviş' sloganı bu hareketin bir ürünüdür. çiçek gücünüoluşturanların çoğunluğu orta sınıf beyaz gençlerdir. bu insanlar 'hippi' olarak adlandırılmışlardır. genel olarak o devirlerde bu hareket neredeyse bütün rock gruplarından destek almıştır. bu yıllarda doğu dinlerine olan ilgi de artmış, hatta beatles elemanları hindistan'a tanınmış hindu hocamaharishi yogi'yi ziyarete gitmişlerdir.rock'taki bu doğu modasıyla birlikte müzisyenlerin vedinleyicilerin uyuşturucuya olan ilgileri de bir anda artmış veözellikle lsd,henüz yasaklanmadığından asprin kadar çok kullanılır hale gelmiştir.fakat çok kısa bir süre içinde çiçek çocuk olmak da bir 'moda' haline getirilir vehareket neredeyse hiç bir sonuca ulaşamadan son bulur.üstelik hippilerin bazıları zaman geçtikçe kaba tabiriyle tam bir düzen adamı,düzenin savunucusu olurlar. bunlara en iyi örnek a.b.d. başkanı bill clinton'dır.bu dönemlerde çiçek gücü hareketinden etkilenip,vietnam’a gitmeyi reddeden clınton,şimdilerde irak’a bombalar yağdıran bir ülkenin devlet başkanı sıfatını taşımaktadır.
1960-70'ler rock tarihi açısından çok çeşitli ve önemli grupları içinde barındırmıştır. beatles, the animals, the doors, rolling stones, the who gibi gruplar hep bu tarihlerde çıkmışlardır. 65-70 arasında kurulan pink floyd, deep purple, led zeppelin, yes gibi gruplar da artık mega rock gruplarıdır. bu gruplar sayesinde rock, hiç olmadığı kadar popüler olup, ciddiye alınmaya başlanmıştır. rock müzisyenleri kendilerini klasik müzik icracıları gibi görmeleri de bu döneme rastlar. o zamanların en ateşli tartışması rock'ın bir sanat müziği olup olmadığıdır. 70' lerin ikinci yarısına gelindiğinde rock artık plak satışları ve konser gelirleriyle müzşk endüstrisinin en iyi geçim kaynağını oluşturmaktadır. rock müzisyenleri milyonlarca dolarlık elektronik aletlere sahiptiler ve hepsi çok zengin olmuşlardı. bu mega rock grupları ne yaparsa yapsın sattığından dolayı plak şirketleri yenilere hiç şans tanımamakta veya tanısalar bile müziklerini onlar gibi yapma şartı koymuşlardır.
işte punk rock tam bu sıralarda kendini gösterir. punk da diğer hiçbir rock türünde görülmeyen şiddet, kargaşa ve kaos vardır. punk, rock'ın karanlık kanadını gözler önüne sermiştir. 60'lı yıllarda newyork'un garaj gruplarından çıkan velvet underground punk'ın ilk tohumlarını atan grup olarak gösterilebilir. ancak bu görüşü ilk punk topluluklarından biri olan sex pistols kabul etmeyerek tepki göstermiştir.
punk' ta kesinlikle kalite ve hoşa gitme kaygısı yoktur. punkçılar 1960-70'lerdeki rock müziğine ve tabii ki rockçılarada lanet okurlar; çünkü onlara göre rock artık para,şan, şöhret aracı olarak kullanılmaya başlanmıştır. 70'li yılların uzun ve karışık soloları ile dolu parçaları yerine kısa ve özentidiz çalıp söylerler. hatta sex pistols o kadar basit ve ilkel çalar ki, izleyenler ister istemez'bunu ben de çalabilirim' gibi bir kanıya kapılır. böylece ingiltere de bir çok punk grubu doğmaya başlamıştır. endüstrinin en büyük düşmanı olmasına rağmen punk çılgınlığı da diğer bütün rock çılgınlıkları gibi kısa sürede endüstri tarafından yutulup 'moda' haline getirilmiştir. punk giysileri en lüks mağazaların vitrinlerinde birbiri ardına boy gösterir olmuştur.
80'lere gelindiğinde bir çok rock müzik türü icra halindeyken bir heavy metal patlaması yaşanır. bence heavy metal müziğini anlatan en iyi sözcük 'kargaşa' dır. bütün heavy metal gruplarının faaliyet alanları farklıdır. bu müzik türünün içinde komünizm,faşizm, anarşizm, devrimcilik, sadizm gibi biribirinden çok kopuk anlamları bulmak mümkündür. heavy metal bu çok renkliliği sayesinde bir çok alt dallara ayrılmıştır. fakat hepsinde ortak olan bir şey vardır; küfür. kimi devlete kimi siyahlara kimi tabulara küfür eder ama muhakkak küfür eder. 90'lara gelindiğinde beklenen yeni rock anlayışı amerka'nın seatle adlı kentinden gelir. bu kentte kurulan garaj gruplarının önce amerikaya sonra bütün dünya ya açılması ile birlikte bir 'grunge' çılgınlığı yaşanır. hele nirvana'nın nevermind albümü bu yeni, alternatif rock' bütün dünya ya kabul ettirir. bugün pearl jam,soundgarden,faith no more,red hot chilli peppers, therapy gibi gruplar sayesinde rock tekrar bir canlanma içerisine girmiştir.
-
22 Ağustos 2006: 09:27 #47082
soner
KatılımcıLAZ PİLOTLAR
Temel'le Cemal bir gün kahvede otururken gazetede bir ilan görürler
“Pilot kursları başlamıştır”
Köyde bağı bahçeyi satıp İstanbul’a giderler.
Kursa başlarlar, başarıyla bitirirler diplomalarını alırlar.
Aradan iki ay geçer bir uçak şirketi arar.
– “Gelin bakalım size uçak vereceğiz pilotluğunuz nasıl?”
– “İlk seferiniz İspanya'ya..”
Bizimkiler süper bir kalkış güzel bir havalanış İspanya’ya varırlar.
Tam inecekler
Cemal : “Kule, acil iniş pisti boşaltın, itfaye, ambulans, doktor çağırın, zor durumdayız.!..”
Temel: “Sayın yolcularımız herkes emniyet kemerlerini bağlasın bildiği bütün duaları okusun tehlikedeyiz.”
Derken uçağı zor bela, kanter içinde piste indirirler.
Temel: “Ula bu İspanyolların kafaları hiç çalışmıyor, 15 metrelik pist mi olur. Az daha ölecektuk da”.
Cemal: “Ula Temel, doğru deysin. Hakketten kafaları çalışmayı. 15 metrelik uzunluğunda piste hiç 10 kilometre genişluk olur mi?” -
22 Ağustos 2006: 09:26 #47081
soner
Katılımcıİdamlık
Temel idamlık bir suç işlemiş. İdam edilmeden önce en son arzusunun ne olduğunu sormuşlar.
Temel – Çin'de çang çing çong diye bir cellat var, en acısız ve çabuk o yapıyormuş, kafamı onun kesmesini istiyorum demiş.
Neyse bir sürü masraf yapıp çang'ı bulup getirmişler. Temel kafasını koymuş,
Çang kılıcı kaldırmış. Dakikalar geçmiş,
Temel sabırsızlıkla: – eee hadi keseceksen kes demiş
Çang: – ben işimi bitirdim evlat, ama sen sen ol sakın hapşırayım deme. -
22 Ağustos 2006: 09:25 #47080
soner
KatılımcıAvda !
Ormanın içinde gezinirken temel ve üç av meraklısı arkadaşı bakmışlar, futbol topu büyüklüğünde bir delik, temel arkadaşlarına dönüp, -yatın uşaklar tavşan çıkacak.
Arkadaşları yatmış aradan bir dakika geçmiş tavşan çıkmış tavşanı vurmuşlar..
Az ilerde biraz daha büyük bir delik.
Temel deliğe bakmış: -yatın ula uşaklar tilki çıkacak demiş.
Bir kaç dakika sonra tilki çıkmış tilkiyi de vurmuşlar.
Biraz daha ilerde bakmışlar daha büyük bir delik.
Temel arkadaşlarına dönmüş – yatın ula uşaklar ayı çıkacak demiş..
Arkadaşları yatmış bir kaç dakika sonra ayı çıkmış, onu da vurmuşlar.
Temelin arkadaşları çok şaşkınlarmış,
Temele: -ya Temel sen gördüğümüz en usta avcısın demişler.
Biraz daha ilerde bakmışlarki kocaman beş metre yüksekliğinde bir delik,
Temelin arkadaşları: – temel şimdi ne çıkacak diye somuşlar.
Temel -ula bilmiyrum ama yatın demiş…
Ertesi gün gazeteler yazmış.
Dört kişi tiren altında kalarak can verdi. -
15 Ağustos 2006: 17:57 #45830
soner
Katılımcıeywallahhhh
-
-
YazarYazılar

