ilknur

Oluşturulan forum yanıtları

100 yazı görüntüleniyor - 1 ile 100 arası (toplam 169)
  • Yazar
    Yazılar
  • şuna cevap olarak: Tercih Oyunu : Bu mu, Şu mu? Neden? #53225
    ilknur
    Katılımcı

    tabiki tavla… daha seri bir oyun.

    tavlayı cok sever erkan bey :)
    bende cok seviyorum tavlayı
    heleki erkan bey 2 mars bir düz oldugnda  :D

    şuna cevap olarak: Tercih Oyunu : Bu mu, Şu mu? Neden? #53220
    ilknur
    Katılımcı

    otobüs ama belediye otobüsü
    çünkü daha hızlı gidiyorlar

    denizmi havuzmu ?

    şuna cevap olarak: bir dilim pasta istermisiniz? #53190
    ilknur
    Katılımcı

    bu neeeeeee
    istemez pasta falan
    kalsınnn :)

    şuna cevap olarak: YAZ BİTMEDEN YENİ BİR ORGANİZASYON YAPALIMMI ? #47219
    ilknur
    Katılımcı

    12 agustos herkese uygunmudur

    şuna cevap olarak: YAZ BİTMEDEN YENİ BİR ORGANİZASYON YAPALIMMI ? #47214
    ilknur
    Katılımcı

    :) adım yazılmış

    şuna cevap olarak: GAZETELERDEN SEÇİLEN KÖŞE YAZILARI #47861
    ilknur
    Katılımcı

    Kararsızım şekerim…

    Kim olduğundan şüphelenip, DNA testi yaptırmıştı bazı arkadaşlar…
    “Biz Kimiz?” diye.

    Hatırlarsınız…
    Bizim memlekette yapılan ankette, biz Türkler “etnik grup” çıkmıştık!

    Zaten, aslında Türkler'e Türk denemeyeceğini, dense dense, Türkiyeli denebileceğini demişlerdi…
    – Kimsin?
    – Türk'üm.
    – Olmadı.
    – Ya nasıl olacak?
    – Türkiyelisin, öyle de.
    – Demezsem?
    – Faşistsin!
    – Manyak mısın kardeşim…
    – Irkçısın o zaman.

    Çok da sağlam verilere dayanıyordu yaptıkları araştırma… Mesela, 50 bin kişiyle konuşup, 210 bin Gürcü bulmuşlardı… Tek tek konuştuklarının 4 katı!
    Gürcistan bile şaşırmıştı.

    Neyse…
    Şimdi aynı marifetli tayfa, yeni bir “bilimsel araştırma” yayınlıyor.
    Sonuçlar şöyle…

    Nurcular bölünmüş…
    Fethullahçılar, AKP'yi destekliyormuş… Yeni Asyacılar, Demokrat Parti'yi.
    Kadiriler de bölünmüş…
    Kuşçuoğlu kanadı AKP'li… Öbür Kadiri şeyhinin ise, kendi partisi var, BTP.
    Süleymancılar, iki biradermiş…
    Biri, AKP milletvekili; gene aday…
    Diğeri, Demokrat Parti'den milletvekili adayı; daha önce Refah'tan milletvekili, ANAP'tan da bakan olmuş.
    Menzil tarikatı, AKP'liymiş.
    “Bilimsel araştırma”nın bazı başlıkları da şu şekilde… Nakşiler, hangi partiye kaydı? Cüppeli Hoca, kime oy verecek? Hangi şeyh, kimi parti lideri yaptı?

    Bu ve bunun gibi satırlar…
    Gayet normalmiş gibi yazılıyor.
    Normalleştiriliyor…
    Ne zaman?
    2007'de.

    Git, 1925'e…
    “Efendiler ve ey millet, biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz” demiş Gazi.

    Dön, 2007'ye…
    Türkler “etnik…”
    Tarikatlar “iktidar…”

    Hâlâ, “ay çok kararsızım şekerim, acaba kime oy vereyim” diye düşünenler var bu ülkede.

    NOT: Atatürkçü Düşünce Derneği'ni ziyaret eden Amerikan Elçiliği yetkilisi, “Cumhuriyet mitinglerini hangi parayla finanse ettiniz” diye sormuş… Birincisi, sana ne? İkincisi, anamı da aldım geldim, sadece iki otobüs biletine maloldu. Du yu andırsitend?

    SABAH GAZETESİ , YILMAZ ÖZDİL

    şuna cevap olarak: BUNLARDA BENDEN #53084
    ilknur
    Katılımcı

    …

    şuna cevap olarak: BUNLARDA BENDEN #53083
    ilknur
    Katılımcı

    …

    şuna cevap olarak: BUNLARDA BENDEN #53082
    ilknur
    Katılımcı

    …

    şuna cevap olarak: BUNLARDA BENDEN #53081
    ilknur
    Katılımcı

    :)

    şuna cevap olarak: LEYLAY’LA ile MECNUN–GerçeK HikayeSi…!!! #50802
    ilknur
    Katılımcı

    zaten sadece masal bunlar, ancak kitaplarda okuyabiliriz, hele ki şimdi çok zor

    şimdilerde 15dk fazla uyku, sevgiliyi görmeye tercih ediliyor

    kadırıyorlar bizi masallarla, bizde gerçekle karşılaşınca kalakalıyoruz

    :) :)

    şuna cevap olarak: *"AşK Bu FoToĞRaFTa"* #50760
    ilknur
    Katılımcı

    sevginin en yoğun hali, zaman zaman takıntı halinde sevmek, bir çeşit gözünde büyütmek, yemeden içmeden kesilmek, varsa yoksa o demek, anlamasıda anlatmasıda zor bir garip ruh hali :)

    şuna cevap olarak: Doğum Gününüzü Kutluyoruz… #44547
    ilknur
    Katılımcı

    doğum günün kutlu olsun ayşegül

    şuna cevap olarak: *"AşK Bu FoToĞRaFTa"* #50757
    ilknur
    Katılımcı

    sürermi bu kadar ???

    şuna cevap olarak: LEYLAY’LA ile MECNUN–GerçeK HikayeSi…!!! #50800
    ilknur
    Katılımcı

    Ne sen Leyla’sın ne de ben Mecnun
    Ne sen yorgun ne de ben yorgun
    Kederli bir akşam içmişiz sarhoşuz hepsi bu.

    Ne sen bulutsun ne de ben yağmur
    Ne sen mağrur ne de ben mağrur
    Hüzünlü bir akşam susmuşuz durgunuz hepsi bu.

    Hep sonradan gelir aklım başıma, hep sonradan, sonradan
    Hep sonradan gelir aklım başıma, hep sonradan

    şuna cevap olarak: GERCEK CIN RESMI + 18 #53128
    ilknur
    Katılımcı

    :D

    şuna cevap olarak: MEVLANA DAN ÖZLÜ SÖZLER #53126
    ilknur
    Katılımcı

    Topluluk bizim yanımıza geliyor. Susacak olsak, incinirler. Bir şey söyleyecek olsak, onlara göre söylemek lazım geldiğinden o zaman da biz inciniriz
    · Ümit, güvenlik yolunun başıdır.
    · Kuş seslerini öğrenen kimse, kuş olmadığı gibi aynı zamanda kuşların düşmanı ve avcısıdır.
    · Dert, insana yol gösterir.
    · İman, namazdan daha iyidir. Çünkü namaz beş vakitte, iman ise her zaman farzdır.
    · İki canlı kuşu birbirine bağlasan, dört kanatlı oldukları halde uçamazlar, çünkü ikilik mevcuttur.
    · Sokak köpeğine ister altın, ister yünden tasma tak, yine sokak köpeği olmaktan kurtulamaz.
    · Cübbe ve sarık ile alimlik olmaz. Alimlik, insanın zatında bulunan bir hünerdir.
    · Değil mi ki gönül mutfağında yemekler tabak tabak, peki ne diye aşağılık kişilerin mutfağına kase tutacakmışım?
    · Hangi tohum yere ekildi de bitmedi, ne diye insan tohumunda böyle bir şüpheye düşüyorsun?
    · Testi taştan korkar ama o taş çeşme oldu mu, testiler her an ona gelmeye can atar.
    · Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak,
    sırları örtmek yaraşır.
    · Altın aramıyorum, altın olmaya yeteneği olan bakır nerede?
    · Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum ve petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur
    · Dünya köpüktür. Tanrı sıfatlarıysa denize benzer. Fakat şu cihan köpüğü, denizin arılığına, duruluğuna perdedir.
    · Sözün içini elde etmek için harf kabuğunu yar. Saçlar da sevgilinin yüzünü, gözünü örter.
    · Burnuna sarımsak tıkamışsın, gül kokusu arıyorsun.
    · Biz, tulumla, küple, testilerle tatmin olmayız. Bizi çekip ırmağınıza götürün.
    · Dünyaya demir atmış Karun'u, yer çekti, yuttu. Ulular ulusu İsa'yı gökyüzü çekti, yüceltti.
    · Ekmek, beden hapishanesinin mimarıdır.
    · Gübre olup bostanın gönlüne giren pislik, yok olur gider de pislikten kurtulur, kavunun, karpuzun lezzetini arttırır.
    · Avlanmak istedik mi uçup gittiğimiz yer Kafdağı'dır. Akbaba gibi leş avlamayız biz.
    · Bir köpeğin önüne bir çuval şeker koysan bile, onun gönlü yine leş peşindedir. Şekerden ne anlar o?
    · Allah ile birleşmek demek, senin varlığının O'nunla birleşmesi demek değildir. Senin yok olmandır.
    · Küfürle iman, yumurtanın akıyla sarısına benzer. Onları ayıran bir berzah var, birbirine karışmazlar.
    · Köpekler gibi kızmayı bırak, arslanların gazabına bak. Arslanların gazabını görünce de var, bir yaşına girmiş koyun gibi yavaş ol.
    · Din evinde haset faresi bir delik açar ama kedinin bir miyavlaması ile ürker kaçar.
    · Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları.
    · Mümin bir kopuza benzer. Madem ki inanan kişi feryat edip ağlamada kopuzdur, kopuz kendisine mızrap vuran olmadıkça feryat etmez.
    · Madem ki, akıl babandır beden de anan, oğulsan babanın yüzüne bak.
    · Yeryüzü ile dağda aşk olsaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi.
    · Kuş, kafeste kaldıkça başkasının buyruğu altındadır. Kafes kırıldı da kuş uçtu mu, nerede ona geçecek buyruklar?
    · Bal çanağının ağzı kapalı. Sen ise, üstünü, yanını yalayıp duruyorsun. Çanağı yere çal,
    · İnsana bütün korku içinden gelir fakat insanın aklı daima dışarıdadır.
    · Dil, anlamlara bir oluktur adeta, fakat nereden sığacak oluğa deniz?
    · O kadar çok koşmayın, o kadar yorulmayın, şu yerin altında çırak ne olmuşsa usta da o olmuştur.
    · Bir lağımın pis kokusunu koklamak, ruhu kokuşmuş zenginlerle sohbetten yüz misli iyidir.
    · Sen, yeni bir çocuk doğurmadıkça, kan tatlı süt haline gelmez.
    · Hırsızlara, kötülere, alçaklara acımak, zayıfları kırıp geçirmektir.
    · Aşk, davaya benzer. Cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.
    · Tohum yerde gizlenir de, o gizlenmesi bağın, bahçenin yeşermesine sebep olur.
    · Yazı yazılırken eli görmeyen kişi, yazı kalemin oynamasıyla yazılıyor sanır.
    · Gül solup, gül bahçesi harap olduktan sonra gülün kokusunu nereden duyabiliriz? Gülsuyundan!
    · Firavun, yüzbinlerce çocuk öldürttü, aradığıysa evinin içindeydi.
    · Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki suysa, gemiye arka olur.
    · Aynanın berraklığını yüzüne karşı söylersen, ayna hemen buğulanır, seni göstermez olur.
    · Eşek, suyun kadrini bilseydi, ayak yerine baş koyardı ırmağa.
    · Aklın deveciye benzer, sense devesin. Aklın seni ram eder, ister istemez dilediği yere çeker götürür.
    · Eğer parça buçukta bütünle beraberdir, ondan ayrılmaz diyorsan, diken ye, diken de gülle beraberdir.
    · Gümüşün dışı aktır, berraktır ama onun yüzünden el de kararır, elbise de.
    · Ateşin kıvılcımlarıyla al al bir yüzü vardır. Ama yaptığı kötü işe bak, karanlığı seyret.
    · Yoksul, cömertliğin aynasıdır.
    · Peygamberler insanları Allah'a ulaştırmak için gelmişlerdir. İnsanların hepsi bir bedense, kulla Allah birleşmişse kimi kime ulaştıracaklar?
    · Bir mumdan yakılan mumu gören, gerçekten de asıl mumu görmüştür. Düşünenlerin
    düşündürdükleri…
    · Sabır, genişliğin anahtarıdır.
    · Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen varlığını yaka dur.
    · Ana karnındaki çocuğa doğmak, dünyadan göçmektir
    · Somuna benzer bir şey düzsen, emdin mi, şeker gelir ondan, ekmek tadı değil.
    · Terazide arpa altınla yoldaş olur ama bu, arpanın da altın gibi değerli olmasından değildir.
    · Koruktaki su ekşidir ama koruk üzüm olunca tatlılaşır, güzelleşir. Derken küpte yine acır, haram olur fakat sirke olunca ne güzel katıktır.
    · Ay, yıldızlardan utanır ama yine de cömertliği yüzünden yıldızların arasında bulunur.
    · İnanan, inananın aynasıdır.
    · Sen şekillerde kalırsan puta tapıyorsun demektir. Her şeyin şeklini bırak, manasına bak
    · Rengi kara bile olsa, bir kişi seninle aynı maksadı güdüyorsa, ona ak de, senin rengindedir.
    · Hacca gideceksen, bir hac yoldaşı ara. İster Hint'li olsun, ister Türk, ister Arap. Şekline, rengine bakma, maksadı ne, ona bak.
    · Yokluk, varlığın aynasıdır.
    · Arslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir arslan.
    · Zıddı meydana çıkaran, onun zıddı olan şeydir. Bal, sirkeyle belirir.
    · Kasırga pek çok ağaçlar yıkar fakat yeşermiş bir ota ihsanlarda bulunur.
    · Dostların ziyaretine eli boş gelmek, değirmene buğdaysız gitmektir.
    · Herkes güneşi görebilseydi, güneşin ışıklarına delalet eden yıldızlara ne ihtiyaç vardı?
    · Hiç köpeğin havlaması, ayın kulağına değer mi?
    · Huzurunda bulunmayanlara bile böyle elbiseler, böyle yiyecekler verirse, kim bilir konuğun önüne ne nimetler koyar.
    · Hıristiyanların bilgisizliğine bak ki, asılmış Tanrı'dan medet umuyorlar.
    · Resim, ressama, beni kusurlu yaptın diye söz mü söyleyebilir?
    · İnsanoğlu, dilinin altında gizlidir. Dil, can kapısının perdesidir. Yel, perdeyi kaldırdı mı ne var, belirir bize.
    · Sen de sağ eline bir sopa aldın ama senin elin nerede, Musa'nın eli nerede
    · Akıllı birisinden gelen cefa, bilgisizlerin vefasından iyidir.
    · Kara odun ateşe eş oldu mu, karalığı gider, tümden ışık kesilir.
    · Bağış, kine merhemdir.
    · Tahta içinde yaşayan kurt, o tahtanın fidan olduğu vakit ki halini bilir mi hiç?
    · Madem ki hırsızsın, bari o güzelim inciyi çal, madem ki gebe kalıyorsun, bari yüce bir çocuğa gebe kal.
    · Korukla üzüm birbirine zıttır ama, koruk olgunlaştı mı güzel bir dost olur.
    · Tanrı yüzünü çirkin yaratmışsa, kendine gel de, hem çirkin yüzlü hem çirkin huylu olma bari.
    · Aynada bir şekil görürsün hani, senin şeklindir o, aynanın değil.
    · Satrançta piyon yola çıkar da, sonunda yüce vezir olur.
    · Kibir kokusu, hırs kokusu, tamah kokusu, söz söylerken soğan gibi kokar.
    · Sonsuzun iki yanı da yoktur, ortası nasıl olabilir?
    · Dosttan, yakınlardan gelen bir cefa, düşmanın üçyüzbin cefasına bedeldir.
    . Bal yiyen arısından gocunmaz..
    · Güneşin ışığı pisliğe vursa bile pislenmez, ışıktır o.
    · Başın ırmağın suyuna daldı mı, suyun rengini nasıl görebilirsin?
    · Davud'un elinde mum oluyor, senin elindeyse mum, demire dönüyor.
    · Sabır, insanı maksadına en tez ulaştıran kılavuzdur.
    · Yılan yumurtası da serçe yumurtasına benzer ama aralarında ne kadar fark var.
    · Bilginin, iki kanadı vardır, şüphenin tek.
    · İkiyüz batman bala, bir okka sirke döksen, balın içinde erir, gider. Balı tattın mı sirkenin tadını bulamazsın fakat tartarsan bir okka fazla gelir. Demek ki sirke, hem yok olmuştur, hem vardır.
    · Bir kuyudan her gün toprak çeker, her gün orayı kazar, eşersen, sonunda arı duru suya ulaşırsın.
    · Denizden bile yerine su koymadan devamlı su alsan, bu işin denizleri çöle çevirir.
    · Sen, yerdeki yeşillik gibisin, ayağın bağlı. Bir yel esti mi, tam inanca ulaşmadan başını sallarsın.
    · Oltandaki et lokması, balık avlamak içindir. Öyle lokma ne bağıştır ne cömertlik.
    · Sözün eğri olsa da, anlamı doğru bulunsa, sözdeki o eğrilik, Tanrı'ya makbuldür.
    · İçen akıllıysa, aklının parlaklığı daha da artar, fakat kötü huyluysa daha beter olur. Ama halkın çoğu kötü olduğundan, beğenilmez huylara sahip bulunduğundan, içki herkese haram edilmiştir.
    · Eşeğin ardını öpmekte bir tat, tuz yoktur. Faydasız yere, sakalını, bıyığını kokutur.
    · Pirlik, saçın sakalın ağarması ile elde edilmez. İblisten daha ihtiyar kim var?
    · Tavus kuşu gibi sadece kanadını görme, ayağını da gör.
    · Pirenin ısırışından meydana gelen yanış, seni yılan soktu mu yok olur gider.
    · Öküz, ansızın Bağdat'a gelir, şehri bir baştan öte gezip, dolaşır. Bütün o zevki, hoşluğu, tadı, tuzu görmez de göre göre karpuz kabuğunu görür.
    · Hani bir hayvan vardır, porsuktur adı. Dayak yedikçe semirir, büyür, köteği yedikçe daha iyileşir, sopa vuruldukça semirir, insan da gerçekte porsuktur, çünkü o da dert, mihnet sopasıyla büyür, semizleşir.
    · Uçan kuş, yeryüzünde kalsa tasalanır, derde düşse ağlayıp inlemeye koyulur. Fakat ev kuşu, kümes hayvanı, yeryüzünde sevinçle yürür, yem toplar, neşeyle koşar durur.
    · Ölülerle savaşıp gazilik elde edilmez.
    · Hoş, güzel ömür, yakınlık aleminde can beslemektir. Kuzgunun ömrü ise fışkı yemeye yarar.
    · Kin, sapıklığın da aslıdır, kafirliğin de.
    · Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker.
    · İnciyi sedefin içinde ara, hüneri de sanat ehlinden iste.
    · İnsan bir ağaca benzer, kökü, ahdinde durmaktır.
    · Susmakla canın özü, yüzlerce gelişmeye ulaşır. Ama söz, dile geldi mi, öz harcanır.
    · Hiç ay, yeryüzünde ev sahibi olur mu?
    · Hırs, çirkinlikleri bile güzel gösterir.
    · Padişahın adamlarından biri, zindanın burcunu yıksa, zindancının gönlü bu yüzden kırılır mı hiç?
    · Hiçbir şeyden haberi olmayan cansızlardan, gelişip boy atan bitkiye, bitkiden yaşayış, derde uğrayış varlığına, sonra güzelim akıl, fikir, ayırt ediş varlığına geldin.
    · Yol afetleri içinde şehvetten beteri yoktur.
    · Demirciliği bilmiyorsan, demirci ocağından geçerken sakalın da yanar, saçın da.
    · Taş, taşlıktan çıkıp yok olmadıkça, mücevher olup yüzüğe takılır mı hiç?
    · Padişah, töhmet altına alınanı Karun'a çevirir. Artık suçsuzu ne hale kor, onu sen düşün.
    · Eğri ayağın gölgesi de eğridir.
    · Tam inanç aynası kesilen kişi, kendini görse bile, Tanrı'yı görmüş olur.
    · Bilgiye ulaştı mı ayak, kanat olur.
    · Göz olgunlaştı mı, temeli, özü görür. Ama kişi şaşı oldu mu parça buçuğu görür ancak.
    · Sınama, deneme yolunda bilgi, tam inançtan aşağıdır, zindansa yukarı.
    · Can, doğan kuşuna benzer, beden ona bir tuzak

    şuna cevap olarak: MEVLANA DAN ÖZLÜ SÖZLER #53125
    ilknur
    Katılımcı

    Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazaretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş..
    . Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır..
    . Yeşillerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıllardan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir..
    Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki..
    · Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.
    Ayın, geceye sabretmesi, onu apaydın eder. Gülün, dikene sabretmesi, güle güzel bir koku verir. Arslanın, sabredip pislik içinde beklemesi, onu deve yavrusu ile doyurur.
    · Zahidin kıblesi, lütuf, kerem sahibi Allah'tır. Tamahkarın kıblesi ise altın torbası.
    . Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur..
    · Sarhoş, cinayeti yapar da sonra “özrüm vardı, kendimde değildim”der. Kendinde olmayış,kendiliğinden gelmedi sana,onu sen çağırdın.
    · İnsan gözdür, görüştür, gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri o kadardır.
    · Yoldaki bir tepecik seni bunaltmış,oysa önünde yüzlerce dağ var
    Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak,başka yere koymak.
    · Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.
    · Şu deredeki su,kaç kere değişti,yıldızların akisleri hep yerinde.
    · Yol kesenler olmadıkça ,lanetlenmiş şeytan bulunmadıkça,sabırlılar ,gerçek erler,yoksulları doyuranlar nasıl belirir,anlaşılır?
    Oyun ,görünüşte akla uymaz ama çocuk oyunla akıllanır.
    · Anlayış,edep şehirlilerdedir. Ziyafet,garip konaklamak da köylülerde.
    · Resimler ister haberleri olsun,ister olmasın,hepsi de ressamın elindedir,o elden çıkar.
    · Alışsan güvercin sallanan kamıştan kaçar mı hiç?O kamıştan göklere uçan yere alışmamış olan güvercin ürker,kaçar.
    · Mal, sadakalar vermekle hiç eksilmez. Hayırlarda bulunmak,malı yitmekten korur.
    · Çalınmış kumaş,devamlı kalmaz insanda. Hırsızı da darağacına götürür.
    · Ağlayışın,feryat edişin bir sesi,sureti vardır. Zararınsa sureti yoktur. Zararda insan elini dişler ama zararın eli yoktur.
    · Her korkuda binlerce eminlik vardır,göz karasında onca aydınlık mevcut.
    · Verdiğini geri alan kişi, ***** gibi kusmuğunu yemiş olur.
    · Şarap kadehtedir ama kadehten meydana gelmemiştir ki. Ağzını,şarabı verene aç.
    · Ekme günü gizlemek toprağa tohumu saçmak günüdür. Devşirme günüyse tohumun bittiği gündür,karşılığını bulma günüdür.
    Çayırlıktan, çimenlikten esip gelen yel, külhandan gelen yelden ayırt edilir.
    · Dünya malı, bedene tapanlara helaldir.
    · Gerçek kokusuyla, ahmağı kandıran yalan sözün kokusu, miskle sarımsak kokusu gibi, söz söyleyenin soluğundan anlaşılır.
    · Ahlaksızların bağırışıyla, yürekli yiğitlerin naraları, tilkiyle arslanın sesi gibi meydandadır.
    · Kötü nefis, yırtıcı kuştur.
    · Hırsın yemdir, cehennemse tuzak.
    · Doğan, avdan av getirir, fakat kendi kanadıyla uçar da avlanır. Padişah da bu yüzden onu keklikle, çil kuşuyla besler.
    · Dil, tencerenin kapağına benzer. Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın.
    · Yemekle dolu karın, şeytanın pazarıdır.
    · Sözle anlatılan şey, yalan bile olsa, kokusu, gerçek olduğunu da haber verir, yalan olduğunu da.
    · Canım bedenimde oldukça, kulum, köleyim, seçilmiş Muhammet'in yolunun toprağıyım. Birisi sözlerimden bundan başka söz naklederse, o kişiden de bezmişim ben, o sözden de.
    · Sevgiden, tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir. Sevgiden, dertler şifa bulur. Sevgiden, ölüler dirilir. Sevgiden, padişahlar kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir.
    · Mumundur karanlık veren sana. Anlatırdım bunu ama, gönlünün beli kırılıverir. Gönül şişesini kırarsan artık, yaşamak fayda vermez.
    · Rüşvet alan para pul padişahı değiliz. Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz.
    Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti. Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek.
    · Saman çöpü gibi her yelden titrersin. Dağ bile olsan, bir saman çöpüne değmezsin.
    Ağzını kapa ve altın dolu avucunu aç. Ceset cimriliğini bırak da cömertliği seç.
    · İnanmışsan, tatlı bir hale gelmişsen, ölüm de inanmıştır, tatlılaşmıştır. Kafirsen, acılaşmışsan, ölüm de kafirleşir, acılaşır sana.
    · Doğruluk, Musa'nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazların sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca, bütün eğrilikleri yutar.
    · Bir kötülük yaptıktan sonra pişmanlık hissetmek Allah'ın inayet ve muhabbetine mazhar olmanın delilidir.
    · Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.
    · Üzerinde pek çok meyveler bulunan bir dalı, meyvalar aşağı doğru çeker. Meyvasız bir dalın ucu ise, servi ağacı gibi havada olur.

    şuna cevap olarak: kadın polis ve kadın şöför #53110
    ilknur
    Katılımcı

    yok daha neler artık :)

    şuna cevap olarak: Yöre Dansları 24 Haziran 2007 Pikniği Sonrası.. #53093
    ilknur
    Katılımcı

    cok güzel bir gündü, gün sonunda cok yorulduk ama değdi yorgunluğumuza,
    hem gittiğimiz yer , hemde ortam cok güzeldi, dolu dolu bir gün oldu,
    emeği gecen herkese teşekkür ederim

    şuna cevap olarak: ilginç #53114
    ilknur
    Katılımcı

    :D:D:D

    şuna cevap olarak: kadın polis ve kadın şöför #53107
    ilknur
    Katılımcı

    :D

    şuna cevap olarak: şizofren #53058
    ilknur
    Katılımcı

    çok güzel bir hikaye

    şuna cevap olarak: KÜRESEL ISINMA #53029
    ilknur
    Katılımcı

    temsili bir resim gördüm geçenlerde gazetede
    boğazın suları çekilmiş
    kız kulesi kumların içinde duruyor,
    gökyüzü simsiyah

    düşünesenize hayran kaldığınız boğazın çöl olduğunu

    şuna cevap olarak: BUNLARDA BENDEN #53066
    ilknur
    Katılımcı

    hepsi cok güzeller

    şuna cevap olarak: ilginc google #53043
    ilknur
    Katılımcı

    herhangi bir sayfada yaptıgındada aynı sey oluyor

    şuna cevap olarak: ilginc google #53042
    ilknur
    Katılımcı

    gercekten cok ilginç

    şuna cevap olarak: Admin Lubiyama Nişan Resimleri #52950
    ilknur
    Katılımcı

    allah tamamına erdirsin admin hoca
    inşallah mutlu mesud yaşar gidersiniz
    darısı başımıza :)

    şuna cevap olarak: terör #52815
    ilknur
    Katılımcı

    sanırım doğu perinçek yapacaktı ama ne oldu bilmiyorum. istanbul'dan yapılanlar belli hükümet yanlısı haberler. başkada birşey yok.

    Teröre karşı iki miting düzenleniyor
          Diyarbakır ve Şırnak'ta bugün teröre karşı iki ayrı miting düzenlenecek.
          Diyarbakır'daki miting, İşçi Partisi tarafından 'Birlik ve Kardeşlik Mitingi' adı altında gerçekleştirilecek. Parti, yaptığı duyuruda bütün siyasi parti liderlerini mitinge katılmaya davet etti.
          Cumhuriyet mitinglerine destek veren çok sayıda sivil toplum örgütü de Diyarbakır'da hazır bulunacaklarını açıkladı.
          Bugün Şırnak'ta da Gaziler ve Şehit Aileleri Yardımlaşma Dayanışma Derneği tarafından 'Teröre Lanet ve Telin Mitingi' düzenlenecek.
          Dernek Başkanı Mehmet Güngör, Şırnak halkının terörden zarar gördüğünü, terör istemediğini ifade etti.
          Mitinge 15 bin kişinin katılımı bekleniyor. Kentte ek güvenlik önlemleri alındı.
         
        “Birleşmenin yolu Diyarbakır'dan geçiyor”

          İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Diyarbakır'da gerçekleştirecekleri “Birlik ve Kardeşlik Mitingi”ne ilişkin, “Bir zamanlar bazıları AB'nin yolu Diyarbakır'dan geçiyor diyordu. Şimdi birleştirmenin yolu Diyarbakır'dan geçiyor” dedi.
          Perinçek, Diyarbakır'a hareketinden önce yaptığı açıklamada, “kucaklaşma” mitingi olacağını belirterek, “Başka mitinglerin adlarıyla karıştırılmamalıdır. Birlik ve kucaklaşma mitingidir. Halkı kazanan, savaşı kazanır. Diyarbakır, Ankara'nın yoludur. Türkiye'yi birleştiren iktidar olacaktır. İşçiPartisi Türkiye'yi Diyarbakır'da birleştiriyor ve iktidar yolunda yürüyor” diye konuştu.
         
        “Teröre Karşı Sessiz Miting”

          Öte yandan Cumhuriyet Mitingleri'nden sonra şimdi de “Teröre Karşı Sessiz Miting” düzenlenecek.
          Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesindeki “Teröre karşı kitlesel refleks gösterilsin” açıklamasının ardından, sivil toplum örgütleri harekete geçti..
          Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Profesör Türkan Saylan, “Türk halkı olarak şehitlerimiz için içimiz yanıyor. En kısa zamanda terörü tüm toplumca lanetleyecek bir sessiz miting yapma girişimi başlatacağız” dedi.
          “Teröre Karşı Sessiz Miting” İstanbul'da yapılacak ancak hangi dernek ve kuruluşların düzenleyeceği, önümüzdeki günlerde netleşecek.

    şuna cevap olarak: GAZETELERDEN SEÇİLEN KÖŞE YAZILARI #47859
    ilknur
    Katılımcı

    Demokrasi mi şimdi bu
    Söz galiba Churchill'indir. 20. yüzyılın en büyük siyasetçilerinden birisi olan hazretin söylediğine göre “demokrasi rejimlerin en kötüsüdür ama daha iyisi henüz bulunmamıştır.” Siyaset biliminin de demokrasi konusunda gene çok genel bir tanımı vardır. O da, demokrasinin, en iyisi, ideal olanı henüz bulunmadığı için “ikinci en iyi” olduğunu iddia eder.
    Bunları aday listeleri açıklandığında aklımdan bir kez daha geçirdim.

    Demokrasiyi eleştirmek
    Biliyorum, demokrasinin aleyhine bir söz söylemek, hele Türkiye'nin bugünkü koşullarında siyasal doğruluk ilkelerine aykırı. Öyle olmasa da ben demokrasiyi reddeden, yok sayan bir söz etmem. Demokrasinin erdemine sonuna kadar inanırım.
    Ne var ki, bu inancım beni demokrasinin eleştirilmez bir rejim olduğunu söyleme konusunda ikna etmiyor. Tam tersine eğer daha iyi bir demokrasi istiyorsak bu siyasal yönetim yöntemini kıyasıya eleştirmek gerekiyor. Demokrasinin en büyük erdemi de bu: kendi kendisini eleştirecek, dolayısıyla kendi kendisini yeniden üretecek bir güce sahip olması.
    Buradan sorunun demokraside değil onu işletme biçiminde olduğu ayan beyan görünüyor. Türkiye'de yakındığımız demokrasi sorunlarının altında yatan genel gerekçe de bu. O zaman bunu biraz açalım.

    Eski demokrasi
    Bugün Türkiye'de yürürlükte olan demokrasi Soğuk Savaş yıllarında biçimlenmiş bir anlayışa dayanıyor. O dönemde Doğu Bloku totaliter/bürokratik rejimlere sahipken Batı Bloku özgürlükçü/demokratik rejimlerle yönetiliyordu; en azından buna inanılıyordu. Doğu Bloku'nun 1989 sonrasında kademe kademe ortadan kalkmasıyla durum değişti; artık Batı demokrasisi sadece biçimsel kurallarıyla bir şey ifade etmez oldu. Demokrasinin hayatın daha ince noktalarına nüfuz etmesi için yollar aranmaya, modeller geliştirilmeye başlandı.
    Böyle bir dönemde, Türkiye, demokrasinin, bırakın ayrıntıya inen yanlarını, en kaba dokusunda bile ihlallere gitti. Ortadaki anayasanın çağdaş bir demokratik muhakemeyle sorgulandığında iler tutar yanı yok. Demokrasi, bizde anlaşıldığı ve uygulandığı biçimiyle toplumsal sorunlara çözüm üretme kapasitesine sahip değil.
    Fakat yanılmayalım: eğer Türkiye'de barajı geçememiş ama DYP gibi % 7 ve üstünde oy almış partiler, Meclis dışında kaldıkları dönemde de yüz milyonlarca dolar Hazine yardımı alıyorsa, eğer milletvekili adayları genel başkanın iki dudağı arasında çıkacak bir söze bakıyorsa, partilerin taban siyaseti yapacak şekilde toplumla özdeşleşmesi söz konusu olmuyorsa, partiler toplumsal temsil kavramını hiçe sayıyorsa, hesap vermeyi bir ilke olmaktan çıkarmışsa, sonuna kadar meşruiyet krizine batmışsa, “demos” yani “halk” demokrasiden dışlanmış ve demokrasi bürokratik bir sisteme dönüşmüşse, sorun demokraside değildir; onu uygulayanlardadır.

    Çıkmaz!..
    O zaman soru şu: bu demokrasiyi aşmak ve yeni bir demokrasi kurmak mümkün değil mi?
    Hazin olan sorunun cevabı: bugünkü şartlarda, hayır! Değil! Bugünkü durum, bir felsefe terimi kullanarak söylemek gerekirse tam bir aporiadır; yani tam bir çıkmazdır. Çünkü, sistemi değiştirecek olanlar sistemi ellerine geçirmiş ve onu tıkamıştır. Ne yazık ki, bu kısıtlamayı yaratan da bizatihi siyasal partiler ve onların genel başkanlarıdır.
    Bu da galiba kötünün en kötüsüdür; yani, tam da 'ört ki, ölem!' denilen haldir!

    SABAH , HASAN BÜLENT KAHRAMAN

    ilknur
    Katılımcı

    Kırmızı çizgi
    Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinden, tüm dünyaya bir “bilgi notu” duyuruldu.

    K 37 26.362 D 042 22.303
    K 37 23.506 D 042 20.403
    K 37 19.941 D 042 43.691
    K 37 23.979 D 042 43.702
    filan…

    “NOTAM” diyorlar buna.
    “Notice to airmen” kelimelerinin kısaltılmış hali.

    Türkçesi?
    Hakkâri, Siirt, Şırnak… Sınır. Geçeni vururum!

    Bu NOTAM, adeta bomba gibi düştü Türk basınına… Bazı haber ajansları, “flaş, flaş, flaş” diye çınlattı… Gazeteler de, geceyarısı sayfalarını değiştirdi… “9 Haziran ile 9 Eylül arasında Irak sınırımız güvenlik bölgesi ilan edildi, giriş çıkış yasaklandı” haberi yerleştirildi, apar topar.

    Televizyonlarda da tartışıldı.
    Uzman arkadaşlar çıktı, bu NOTAM'ın açıkça, “kırmızı çizgilerimizin ilanı” anlamına geldiğini anlattı… “ABD'ye rest çektik” diyen bile oldu.

    Yepyeni bir durum yani…
    Heyecan fırtınası…
    Okuyan, dinleyen vatandaş da gaza geldi, haliyle.

    Halbuki…

    Açın Genelkurmay'ın internet sitesini, girin “bilgi notu arşivi”ne, 5 Mayıs'ta, yani bir ay önce, aynı NOTAM'ın verilmiş olduğunu görürsünüz, kabak gibi.
    Bir ay önce…
    Aynı koordinatlar.

    Hatta… 5 Nisan tarihli “bilgi notu”na bakın… Benzer koordinatları görürsünüz.

    Peki nedir?
    Sınırımız iki ay önce güvenlik bölgesi ilan edildi zaten… Bir aylığına… 7 Nisan ile 7 Mayıs arasında… Rest çoktan çekildi.
    Sonra?
    7 Mayıs geldi, süre doldu. Bunun üzerine, yeni bir NOTAM verildi. Yine bir aylık… Ama bu kez, bölge biraz daha geniş tutuldu.
    Sonra?
    E, 8 Haziran'da bu NOTAM'ın da süresi doluyor. Tehlike geçmemiş, aksine büyümüş… Bu nedenle, bir NOTAM daha verildi ve giriş çıkış yasağı, 9 Haziran'dan itibaren 3 ay daha uzatıldı.

    Olan bu… İki aydır varolan ve uzatılan yasağı, yeni zannettiler.

    Söyleyince, kızıyorlar…
    Bizim basın, yazar, okumaz.
    Allah hepimize sabır versin.

    YILMAZ ÖZDİL

    şuna cevap olarak: terör #52806
    ilknur
    Katılımcı

    benim bahsettiğimde o zaten özgür, oralara gidilmesi lazım, tek başına bişey ifade etmiyoruz, toplu halde tepki gösterilmesi gerekiyor, 10 kişinin tepkisini kimse kaale almayabilir ama yüz kişinin bin kişinin tepkisi ses getirecektir.
    yapabileceğimiz tek şey tepki vermek, olup bitenlerin farkında olduğumuzu göstermek, uyuduğumuzu sanıyorlar yada uyuttuklarını.
    cok sey biliyor olabiliriz ama bildiğimiz kadar belki daha fazla duyarsızız herşeye

    şuna cevap olarak: terör #52799
    ilknur
    Katılımcı

    peki özgür oradaki insanlar yeterince güveniyorlarmı askerlere bende hep bunu merak ediyorum

    şuna cevap olarak: BIR FAS OYKUSU #52927
    ilknur
    Katılımcı

    YA HER GİDEN VE GELENDE BİŞEYLER YİTİRİLİRSE OZAMAN GERİYE NE KALIR

    şuna cevap olarak: terör #52795
    ilknur
    Katılımcı

    KASTEDİLEN CEHALET TOPLUMUN BU KONULAR UZERINE OLAN CEHALETİDİR. BİŞEYE KÖRÜ KÖRÜNE BAĞLANMADIN VERDİĞİ CAHİLLİKTİR. ORDAKİ İNSANLARIN CAHİLLİĞİNDEN COK BURDA OLAN İNSANLARIN DUYARSIZLIĞI VE CAHİLLİĞİDİR.
    HERKESİN HER KONU HAKKINDA SÖYLEYECEĞİ COK SEY VAR AMA İŞ BİŞEYLER YAPMAYA DURUMU DÜZELTMEYE GELİNCE KİMSE ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMUYOR.
    NE YAPIYORUZ ÖLEN ŞEHİTLERİMİZ İÇİN, AĞLAMAK DIŞINDA ÜZÜLMEK DIŞINDA.
    OTURDUGUMUZ YERDEN ÜZÜLMENİN KİME FAYDASI OLUYOR. ÖLENEMİ ÖLECEK OLANLARAMI.
    HALK TEPKİ GÖSTERMİYORKİ HİÇ BİRŞEYE SADECE YAKINIYORUZ. ŞİKAYET EDİYORUZ LANET OKUYORUZ TERÖRE VE TERÖRİSTLERE. KİMSEYİ BİŞEYLER YAPMASI İÇİN ZORLAMIYORUZ, TEPKİMİZİ HİÇBİRŞEKİLDE İFADE ETMİYORUZ.
    CAHİLLİK BİZİM YAPTIĞIMIZ, TERÖR ZATEN BİLİNÇLİ NE YAPMAK İSTEDİKLERİNİ BİLİYORLAR, İNSANALRIDA ONA GÖRE EĞİTİYORLAR, İNSANLARINA BU ŞEKİLDE EĞİTİM VERİYORLAR.
    BİZ NE YAPIYORUZ PEKİ TERÖRE DUR DEMEK İÇİN

    ilknur
    Katılımcı

    artık bişeyer yapılması lazım
    biz sessiz kaldıkça cesaretleniyorlar, varlığımızı ve gücümüzü hissettirmemiz lazım

    şuna cevap olarak: AŞKIN GÖZÜ KÖRDÜR #52552
    ilknur
    Katılımcı

    cok güzel eren sagol

    şuna cevap olarak: ne olur evet de! #52367
    ilknur
    Katılımcı

    süperrrrrrr

    şuna cevap olarak: Kavga esnasinda uyguladiginiz taktik nedir?? #52317
    ilknur
    Katılımcı

    hiç kavga etmedim  ama tartışma sırasında duruma göre üçünüde yaparım

    şuna cevap olarak: Ne Yapardiniz?? #52322
    ilknur
    Katılımcı

    sevdiklerimle vakit geçirirdim

    şuna cevap olarak: cocukken………zannederdim……… #52333
    ilknur
    Katılımcı

    tarkan filmindeki kartal tibetin şarkıcı tarkan olduğunu zannederdim…
    taki anneme saf saf anne tarkan ne kadar cirkinmiş eskiden diyene kadar :)

    şuna cevap olarak: zeka & düşünce soruları #52200
    ilknur
    Katılımcı

    doğru ya ölen adam rüyayı nasıl anlatsın  :)

    şuna cevap olarak: zeka & düşünce soruları #52198
    ilknur
    Katılımcı

    adamın boynundaki kanı görmesimi

    şuna cevap olarak: zeka & düşünce soruları #52195
    ilknur
    Katılımcı

    karısını yelpazesinin adamın boynunu kesmesımı
    kadın eşinemi sallıyormus yelpazeyı

    ilknur
    Katılımcı

    :D yakışmaz bize kimse yapmasın çok ayıp

    ilknur
    Katılımcı

    BEN ANLAMADIMM NIYE YAPICAZ BUNU

    şuna cevap olarak: Zayiflamaya Cözüm bulunmustur #52220
    ilknur
    Katılımcı

    ;D zor zayıflar bu tembellikle

    şuna cevap olarak: Gooooooooooolll degil #52229
    ilknur
    Katılımcı

    yok artık daha neler gerçek bir maçmı bu ?

    şuna cevap olarak: gelen gideni aratir #52237
    ilknur
    Katılımcı

    erkeklerrr!!! ama reklam süper

    şuna cevap olarak: Dogum Günün Kutlu olsunmu ?? #52215
    ilknur
    Katılımcı

    ;D ;D ;D ;D

    şuna cevap olarak: Trafik Canavari olmayin #52242
    ilknur
    Katılımcı

    hem canavar hem manyakkkkkkkkk  :P

    şuna cevap olarak: her güzelden yar olmaz abicim #52224
    ilknur
    Katılımcı

    ayaklı felaket  ;D

    şuna cevap olarak: Canım İstanbul #49146
    ilknur
    Katılımcı

    İstanbul

    Evin içinde bir oda, odada İstanbul
    Odanın içinde bir ayna, aynada İstanbul
    Adam sigarasını yaktı, bir İstanbul dumanı
    Kadın çantasını açtı, çantada İstanbul
    Çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm
    Çekmeğe başladı, oltada İstanbul
    Bu ne biçim su, bu nasıl şehir
    Şişede İstanbul, masada İstanbul
    Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık
    Bir yanda o, bir yanda ben, ortada İstanbul
    İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım
    Nereye gidersen git, orada İstanbul

    ümit yaşar oğuzcan

    şuna cevap olarak: Y O L #51553
    ilknur
    Katılımcı

    eğlenceli olmasına cok eğlenceliydide erencim
    cok yorucuydu yolun yarısını ayakkabılar elımızde yürüdük
    ama değiyor o yorgunluğa

    şuna cevap olarak: şiir sayfası #45388
    ilknur
    Katılımcı

    Adimla Nasil Berabersem

    hacet yok hatirlatmasina seni hatiralarin
    bir dakika bile çikmiyorsun aklimdan
    kosar gibi yürüyüsün
    karanlikta bir isik gibi aydinlik gülüsün

    hacet yok hatirlatmasina seni hatiralarin
    uzak uzak yildizlarla çevrilmis kainatin
    karanlik bosluklarinda akip giderken zaman

    adimla nasil berabersem öylece beraberiz
    seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
    gönlümüz mutluluga inanmis olmanin gururuyla rahat
    koltugumuzun altinda birer dinamit gibi kellemiz
    ve sonra her zaman her ölümlüye
    ayni sartlar altinda kismet olmiyan
    gerçekleri görmenin aydinligi alinlarimizda

    hacet yok hatirlatmasina seni hatiralarin
    sen bana kalbim kadar elim kadar yakinsin

    Attila Ilhan

    şuna cevap olarak: CEMBER #51689
    ilknur
    Katılımcı

    çember bana oyuncak olarak yada cocukluğuma ait hiçbirşey hatırlatmıyor. Belki hiç oynamadığım için yada daha farklı oyuncakla büyüdüğüm için, küçükken hem plastik bebekleri hemde kendi başımıza ürettiğimiz oyuncakları hatırlıyorum, ama babamın anlattığı oyuncaklar tel arabalar çok daha farklı geliyor. onlar biraz daha fazla imkansızlıklar içinde oyuncak yaratmışlar kendilerine, bizse kısıtlı imkanlarla hem satınalınan oyuncakları hemde kendi kendimize oyun ettiğimiz şeylerle büyümüşüz. şimdiki çocuklar çok daha farklı büyüyüyorlar, sokakta oyun oynayan çocuk sayısı gitgide azalıyor, akşam olunca annemle 5 dk nın pazarlığını yapardık eve girmemek için, şimdiki çocuklar akşama kadar evde oturabiliyorlar, hatırlıyorumda annemi kızdırdığımız zamanlarda izin vermezdi sokağa çıkmamıza sadece yani bu cezaydı bizim için.

    Ama yazmadan geçemiycem çember kelimesi nerde geçse aklıma hep YENİ TÜRKÜ nün söylediği şarkı geliyor. çemberin bana hatırlattığı tek şey bu, pek çocukluğuma denk gelmiyor paylaşmak istedim.

    YA DIŞINDASINDIR ÇEMBERİN YADA İÇİNDE YER ALACAKSIN
    KENDİN İÇİNDEYKEN KAFAN DIŞINDAYSA
    ÇARESİ YOK KARDEŞİM
    HER AKŞAM BÖYLE İÇİP KEDERLENİP, MUTSUZ OLACAKSIN
    MEYHANE MASALARINDA KAHROLACAKSIN

    şuna cevap olarak: Geleneksel Yeşilce Gençlik Gecesi #51219
    ilknur
    Katılımcı

    ben :D

    şuna cevap olarak: Türküler… #52034
    ilknur
    Katılımcı

    erhan ben yeşilyurtlu değilim dolayısıyla özer beyi tanımıyorum ama insnları türküler şarkılar ve güzel anılarla hatırlamak duygulanmakta güzel.

    allah rahmet eylesin

    şuna cevap olarak: LEVENT KIYAN NEREDE ?? #52060
    ilknur
    Katılımcı

    tabiki bilgilendirilmek isteriz, aramıza döndüğünüze sevindim.. hoşgeldiniz

    şuna cevap olarak: Türküler… #52031
    ilknur
    Katılımcı

    :) evet cok sever cokta güzel söyler

    şuna cevap olarak: Türküler… #52029
    ilknur
    Katılımcı

    Bülbülüm Altın Kafeste

    Bülbülüm Altın Kafeste
    Öter Aheste Aheste
    Ötme Bülbül Yarim Hasta
    Ah Neyleyım Su Gönlüme
    Hasret Kaldım Sevdiğime

    Ben Sana Dayanamam
    Yarim Ben Sana Aldanamam
    Ben Sana Dayanamam
    Yarim Ben Sana Katlanamam

    Bülbüllerı Har Ağlatır
    Asıkları Yar Ağlatır
    Ben Felege Neylemişim
    Benı Her Bahar Ağlatır

    Ben Sana Dayanamam
    Yarim Ben Sana Aldanamam
    Ben Sana Dayanamam
    Yarim Ben Sana Katlanamam

    Rumeli-Ali Şevket Öndesev-Muzaffer Sarısözen

    şuna cevap olarak: Türkler XP yaparsa #51940
    ilknur
    Katılımcı

    danteller güzel :D

    ilknur
    Katılımcı

    60 saniyede bukadar cok seyi düşünebiliyorsanız helal diyorum

    şuna cevap olarak: NOTER #51712
    ilknur
    Katılımcı

    evet suat abi bazı konsolosluklar resimlere cok dikkat ediyorlar, bizim işyerinde bir arkadasın çektirdiği resmin arka fon rengi yüzünden kabul etmemişti ingiltere konsolosluğu, rengi tam olarak hatırlamıyorum ama sanırım beyaz diye kabul etmemişlerdi sonra yeniden çekildi fotograf

    şuna cevap olarak: Bir resim yüzlerce sözcüğe bedel. #51880
    ilknur
    Katılımcı

    bak şahitlerin hepside senin akrabaların canım benim
    hep inkar hep inkar nereye kadar yorulur be insan

    şuna cevap olarak: Bir resim yüzlerce sözcüğe bedel. #51877
    ilknur
    Katılımcı

    sadece gülüyorum hayatımmm :D:D:D:D

    şuna cevap olarak: Bir resim yüzlerce sözcüğe bedel. #51875
    ilknur
    Katılımcı

    neden erkekler her zaman öneri sunup sonunda kadınların dediğini yapıyor peki
    erkekler hep son sözü söylüyor evet

    '' tamam hayatım''

    şahit olduk dimi buna hayatım :):)

    şuna cevap olarak: Bir resim yüzlerce sözcüğe bedel. #51873
    ilknur
    Katılımcı

    evet kızların ayarı daha zor
    ama çok düğme olduğu için birini yanlış yapsan birini doğru yapma şansın var
    biri mutsuz ederse başka bişey mutlu edebilir

    ama erkekler tek düğme ya mutlu ya mutsuz başka sansın yok

    şuna cevap olarak: Denize yıldırımın düştüğü an görüntülendi #51884
    ilknur
    Katılımcı

    çok güzel görünüyor ürkütücü ama çok güzel

    şuna cevap olarak: Bir resim yüzlerce sözcüğe bedel. #51871
    ilknur
    Katılımcı

    basit ve zor  :):)

    şuna cevap olarak: yesilyurt.org’un en tatlı üyesi ! #47599
    ilknur
    Katılımcı

    yerim ben o kurbagayı, şimdide çok güzel ertekin abi hem güzelleşmek için prensede ihtiyacı yokki… nehir kızımız çok güzel zaten :)

    şuna cevap olarak: H A C I #51676
    ilknur
    Katılımcı

    kimse adamı dinlemiyor adam geliyor odaya oturuyor, görüşmeleri bizim kullandığımız telefonlarla yapıyor sinir bozucu bu bikere, daha sonra ben bankadayken bilmem kime şunu yaptım, ben bankadayken süperdim harikaydım bir numaraydım vs vs

    tahammül sınırları zorlanıyor, yokmuş gibi davranıyorum herzaman ama adam anlamak istemiyor
    ilginç bir yaratık

    şuna cevap olarak: BENI ÖPMEYIN ! #51682
    ilknur
    Katılımcı

    özellikle düğünlere gittiğim zamanlarda GÖRÜCÜYE ÇIKMADIM yazmak isterim
    düğünlere hep oğullarına kız bakan anneler geliyor, sonra biri yavaşça annenin kulağına senin kız nişanlımı diyiveriyor yada seni bakışlarıyla didik didik ediyorlar :)

    şuna cevap olarak: H A C I #51674
    ilknur
    Katılımcı

    bizim denetmeni ben hiç sevmiyorum hatta çalıştığım firmada hiç kimse sevmiyor ve sanırım bu adamı hayatı boyunca ailesi dışında hiç kimse sevmemiş yada takdir etmemiş yada daha fazlasını olmak istiyordu hayatta olamadı bunu sindiremiyor hiç değilse bir ünvanım olsun diyor

    şuna cevap olarak: H A C I #51672
    ilknur
    Katılımcı

    o tip insanlar aldıkları sıfat ne olursa olsun o şekilde davranacaklardır, asker olsalar, öğretmen olsalar, hacı olsalar, hoca olsalar bu insanın karakteriyle ilgili bence, bazı insanlar isimlerinin önüne ünvan konulmasına yada ünvanla çağırılmaya fazla meraklı olabiliyor, mesela bizim denetmen altı üstü bir denetmen ama kendini bankalara finans sorumlusu diye tanıtıyor bunun gibi :)
    sadece hacca gidenlerde rastlanan bir durum değil

    şuna cevap olarak: IFTIHAR ETMEK ! #51499
    ilknur
    Katılımcı

    siz dillendirmekten bahsediyorsunuz hissedilen övüncü ben sadece bu başarıdan mutluluk duymaktan bahsediyorum, dillendirmeden içten içe gurur duymak bundan mutlu olmaktan bahsediyorum, bence bu zararlı bir durum değil
    dillendirildiği zaman çok sıkıcı olabiliyor dinleyen taraf için bu durum iki yüzlülük yaratır akrabalar yada komşular arasında örnekleri var bunu biliyorum belki bitmez komşuluk yada akrabalık ilişkileri ama her zaman iki yüzlü bir ilişki olur

    şuna cevap olarak: Ön Yargi Hastaligi #48064
    ilknur
    Katılımcı

    ilk tanıştığım insanlara karşı herzaman ön yargılı oluyorum, soğuk davranıyorum istemeden , zamanla tanıdıkça gidiyor bunlar yada kalıyor onların tavırlarına göre

    şuna cevap olarak: IFTIHAR ETMEK ! #51497
    ilknur
    Katılımcı

    herkes tüm dünyanın okuduğu klasikleşmiş kitaplar yazamaz dostoyevski gibi , yada da vinci gibi büyük eserler bırakamaz , bazılarının övünecekleri şeyler sadece çocuklarının başarıları olabilir, herkesin kişiliğini taktir ettiği bir çocuk anne baba için övünç kaynağı olabilir bence bu bir tehlike değil masum bir sevinç ve gururdur çünkü o cocuğu o yetiştirmiştir, yada zamanla zenginleşmiş bir insan bunu etiyle tırnağıyla alın teriyle başarıyorsa kimsenin hakkını yemeden buda övünülecek birşeydir, kendi başarısıdır çünkü

    ama insanlar artık yaptıkları kurnazlıklardan, bak nasılda kandırdım adamı tarzı övünmelere yöneliyorsa ve insanlar bu tip insanları takdir ediyor, helal olsun diyorsa ozaman korkmak gerekir işte

    şuna cevap olarak: Biz Neyiz ? #51618
    ilknur
    Katılımcı

    tamamen zıt fikirlerde olmamak gerekir benim fikrime düşünceme yakın olması gerekir öncelikle onun dışında ,beraberken eğlenebilmek ,herşeyi konuşabilmek, eleştirip eleştirilebilmek, kavga dahi edilse elele tutuşabilmek, saygı duyabilmek  ve saygı duyulmak, tabiki sevmek ve sevildiğini h,issetmek belkide en önemlisi inanmak ve güvenmek istiyor artık kadınlar en azından benim için öyle

    ve bulduğumdan eminim o insanı  ;)

    şuna cevap olarak: M I K R O P #51397
    ilknur
    Katılımcı

    ellerimi çok sık yıkıyorum hatta abartıyorum bazen
    ama içim rahat etmiyor yıkamadığım zaman

    şuna cevap olarak: K U R B A N #51533
    ilknur
    Katılımcı

    KURBAN BİRÇOĞUMUZUNDA BİLDİĞİ GİBİ HZ İBRAHİMİN TANRIYA VERDİĞİ SÖZÜ TUTMAK ADINA EVLADINI KURBAN ETMEYE HAIZRLANIRKEN ALLAHIN ONA ÖDÜL OLARAK BİR KOÇ GÖNDERMESİYLE BAŞLAYAN BİR İBADET,

    DAHA SONRA DEVAM ETTİRİLMİŞ DİNİ YÖNDEN PEK BİR BİLGİM YOK AMACIYLA İLGİLİ DAHA DOĞRUSU HATIRLAYAMIYORUM SEBEBİNİ AMA ÖNCELERİ KESİLEN KURBANLARIN İHTİYACI OLAN İNSANLARA DAĞITILMASI GEREKTİĞİNİ, BİR EVİN EN AZ BİR ÖĞÜNDE AİLESİYLE OTURUP DOYABİLECEK ŞEKİLDE OLMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLERLERDİ
    AMA GÜNÜMÜZDE ÖYLE DEĞİL
    KURBAN KESİLİR HERKES BİRBİRİNE ET GÖTÜRÜR, TANIDIKLARINA, O BİZE GETİRDİ BİZDE ONA GÖTÜRELİM, MAHALLEYE YENİ TAŞINAN BELKİDE İHTİYACI OLAN İNSANDAN KİMSENİN HABERİ OLMAZ, BENCE SON ZAMANLARDA BU ŞEKİLDE OLDU, İBADET OLMAKTAN CIKTI

    şuna cevap olarak: Y O L #51546
    ilknur
    Katılımcı

    ÖĞRENCİYKEN PLANSIZ BİR VEDA PARTİSİ SONUCU GECE ÇIKIŞTA MİNİBÜS BULAMAYIP
    MERSİN ÇARŞIDAN – MEZİTLİ GİRİŞİNE KADAR YÜRÜMÜŞTÜM
    BÜTÜN SINIF OYALANARAK DİNLENEREK GECE 1,5 TAN SABAH 5,5 A KADAR YÜRÜMÜŞTÜK
    OKULUN SON GÜNÜYDÜ BİR HAFTA İÇERİSİNDE HERKES MEMLEKETİNE DÖNECEKTİ ÇOK YORULMUŞTUK AMA ÇOK EĞLENCELİYDİ HİÇ DOKUNMAMIŞTI PLANSIZLIK

    şuna cevap olarak: Y A L A N #51541
    ilknur
    Katılımcı

    SANMAM YOKTUR HERHALDE

    şuna cevap olarak: Forumu kızlar yönetseydi #47638
    ilknur
    Katılımcı

    PINARCIM BOŞ BIRAKIRSAN FORUMU BUNLARDA HERŞEYİ SÖYLERLER
    SEN MEYDANI BOŞ BIRAKMA

    şuna cevap olarak: Şuan da ne dinliyorsunuz? #47750
    ilknur
    Katılımcı

    NE SİZ SORUN NE BEN SÖYLEYİM
    AYLARDIR DEMET AKALIN DİNLİYORUZ
    BİLDİĞİN İŞKENCE

    şuna cevap olarak: kopartan İtiraflar #49284
    ilknur
    Katılımcı

    SÜPER ÇOK GÜLDÜM  :D

    şuna cevap olarak: iki resim arasındaki farkk ne??? #51522
    ilknur
    Katılımcı

    ;D ;D ;D ;D ;D

    şuna cevap olarak: Kan grubunuz nedir? #49574
    ilknur
    Katılımcı

    0 RH+

    şuna cevap olarak: T A C I Z #51081
    ilknur
    Katılımcı

    ILKNUR hanim su ; 

    ADAM ZENGİN KULLANIMA AÇIK, KADIN ZEKİ SALAĞA YATIYOR DEMEK

    Sizin dogaclamaniz mi yoksa bilinen bir deyim mi ?

    doğaçlama levent bey
    burda çok fazla bu tip kadınlar onda öyle yazdım

    şuna cevap olarak: HAYVAN DOSTLARIMIZ #51457
    ilknur
    Katılımcı

    ertekin abi sence ben bu eve nasıl girebilirim ? :)

    şuna cevap olarak: NAMUS BEKCISI #51093
    ilknur
    Katılımcı

    ben 2 hafta kadar yurtta kaldım
    kapıdaki görevliler akşam belli bir saatten sonra geleni içeri almıyorlardı
    içeriye yurtta kalmayan biriyle girmemiz yasaktı
    kapıdaki görevlide herkesin bilgileri vardı ve öğrencilerede kimlik kartı dağıılmıştı
    birde her akşam imza kağıdını imzalamamız gerekiyordu

    aslında bu pek namus bekçiliği sayılmaz
    erkek ve kızların yatakhaneleri ayrı binalardaydı, sadece yemekhane cafe gibi yerler ortak kullanılıyordu,

    yurtlardaki asıl sorun bence kapıdaki görevliler değil, onların zaten cok fazla fonksiyonu yok ,
    asıl sorun içerideki düzen
    biz ilk gittiğimizde yurtta bizden öceki öğrenciler (ablalar) gelip bu yurdun bazı kuralları var, onlara uymak zorundasınız gibi sözler söylediler, şortla aşağı inmeyin , erkeklerle çok samimi görünmeyin gibi,
    ve tabi erkekler içinde aynı şey geçerliydi onlarada abiler gidip saçlar uzun olmayacak, top sakal olmayacak, bahçeye şortla inmeyeceksiniz, kızlarla çok fazla görüşmeyeceksinzi gibi,
    ve sonunada yoksaaaaaa anlaşamazsınız bizle demişlerdi

    bence sorun kapıya bekçi konması değil, içerde kendini namus bekçisi , lider ilan edenlerin engellenememesi,
    saçı uzun diye dövülen arkadaşlarım, top sakalı var diye köşeye çekilen arkadaşlarım oldu
    beni yurtta kapıdaki nöbetçiden çok bu insanlar bu tavırlar rahatsız etmişti

    şuna cevap olarak: T A C I Z #51071
    ilknur
    Katılımcı

    ADAMDA ZENGİN HAVASI VARMIŞ DEMEKKİ
    UZUN BOYLU GÜZEL KADIN KISA BOYLU ÇİRKİN ERKEK
    BKNZ; MAGAZİN PROGRAMLARI
    ADAM ZENGİN KULLANIMA AÇIK, KADIN ZEKİ SALAĞA YATIYOR DEMEK

    şuna cevap olarak: samimiyet sizce nasıl omalı? #51442
    ilknur
    Katılımcı

    ben bu yazıdan pek birşey anlamadım daha doğrusu hiciv olduğunu yazmıssınız oradaki hicivi anlayamadım, okuduğum yazıdan anladıklarımı yazmak istiyorum, yanlışmı algıladım bilemiyorum, yardımcı olursanız sevinirim

    türklerin göçebe kültürüyle yaşadıklarını savunduklarını söyleyip aslında göçebe kültürüyle yıllar önce yaşadığımızı aama artık kesinlikle böyle bir kültürümüz olmadığı yazılmış, herkesin herkesi tanıdığı yani samimi bir ortama ayak uydurulduğu vurgulanmış, göçebe kültürünün amerikada çok daha fazla varolduğu onların yaşamın zorluklarına daha çok direndiği ve bunun içinde icatlar yapıldığı anlatılmış
    teknolojik açıdan amerikanın bizden çok çok ileri olduğunu düşünürsek bu kadar ileri teknolojiye sahip olabilmek için amerikalılar kadar göçebe bir hayat ve yazının altında sıralanan tavsiyeleri uygulayarak bu kadar çevremizde yaşayan insanlardan uzak mı olamamız gerekiyor

    ilknur
    Katılımcı

    okulu özledim , bir demlik çayı , bir paket çekirdeği 4 kişi paylaşmayı özledim,
    sabah uyandığımda odaya dolan portakal limon kokusunu özledim, mersini çokkkkkkkkkk özledimmmmmmm

    ilknur
    Katılımcı

    en çok bütün ailemin amcalarımın kuzenlerimin toplandığı beraberce yenen akşam yemeklerini, saatlerce süren sohbetleri, gülmekten gözlerimden yaş geldiği zamanları özlüyorum

    birde kimseyi yormadığım ve yorulmadığım sessiz zamanları

    şuna cevap olarak: Her Şeye Açık ! geri saymak şartıyla 😀 #46437
    ilknur
    Katılımcı

    -4762  hakkaten ya bu hala devam ediyormu

    şuna cevap olarak: Hayatinizda degistirmek istedikleriniz… #47693
    ilknur
    Katılımcı

    içimdeki değiştirme isteğinden vazgeçmeyi isterdim

    şuna cevap olarak: BULUŞMA #50952
    ilknur
    Katılımcı

    ama cumartesi günü akşam 19,30a kadar çalışanlara haksızlık değilmi bu ..
    mesela bana :)

    şuna cevap olarak: Doğum Gününüzü Kutluyoruz… #44541
    ilknur
    Katılımcı

    çok teşekkür ederim gökhan

    şuna cevap olarak: Motosiklet mi? Araba mı? Neden? #50554
    ilknur
    Katılımcı

    motorsiklet çünkü çok zevkli

100 yazı görüntüleniyor - 1 ile 100 arası (toplam 169)