Home › Forumlar › Şiir & Düz Yazı › samimiyet sizce nasıl omalı?
- Bu konu 12 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son 19 yıl 10 ay önce
saksu tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
-
16 Aralık 2006: 22:28 #43892
sirius
KatılımcıSamimiyet
Türk'ler niye bu kadar kendini beğenmiş ve havalarda olan insanlar?Uzmanlığım olan teknik bir konuda, aynı konuda öyle pek fazla bilgisi olmayan bir adamı tanıyorum ki öğrenmek için bilenlerin yanına gelmiyor, ve konularda konuşma hakkı olan bir adammiş gibi sözler sarfediyor. Nedir bunun sebebi?
Bence “TÜRKLERİN SAMİMİYETE VERDİĞİ AŞIRI ÖNEM'' bu işin sebebidir. Allah allah diyeceksiniz. Samimiyet ile kendini beğenmişlik arasında ne bağlantı var? Şimdi anlatacağım.
Türkiye gibi samimiyete aşırı önem veren bir kültür içindeyseniz, herhangi iki insan arasında samimiyet oluşturmak için iki şey gerektiğini bilmeniz gerekir: 1- Ortak konu 2- Renkli kişilikler. Renkli kişilikler olmazsa olmaz şartlardır; Bir şeyler anlatılacak, onlara gülünecek, ve her iki insanda kendi renklerinden birşeyler rtaya koyacaklardır KI, ortada samimi bir hava olabilsin. Renkli kişilikler, bilir havalarda olmayı gerekirir. Karizma işidir. Dışadönük bir sovdur.
İşte Türkiye kültürünün paye verdiği, kaşık tuttuğu tipleme böyle bir adamdir. Ama bu tipleme ne yazık ki bilim ve teknoloji alanında hiçbir isimize aramamaktadır. Bilim ve mühendislik alçakgönüllülük ister. Ne bilmediğini bilmeyi gerektirir.
Ek olarak, aile düzeni de Türk'un aleyhine çalışır. Aile içi de gereğinden fazla samimiyet taşıyan Türk'lerde çocuk, şımarık bir piç haline dönüştürülür. Bu adam büyüyünce, kültürüne uymak için renkli bir adam olma isteği, artı şımarık bir piç olması önün her türlü alçakgönüllülük gerektiren işlerde ayaklarına bir celme takacaktir.
Türk'lere dönüşümlerinde en çok yardımcı olacak şey, göçebe mentalitesini anlamaktan geçecektir. Zannedildiğinin aksine, Türk'lerde göçebe mantığından zerre kalmamıştır. O işler olalı 1000 sene geçmiştir. Ben gerçekten göçebe olan kültürün içinde yaşadım (Amerika), o adamlarla Türk'lerin yakından uzaktan alakası yoktur. Türk'ler çici biçi yerleşik düzende, kapalı ve herkesin herkesi tanıdığı bir ortama artık uyum sağlamışlardır. Etrafındaki karıncalar ordusuna uyum sağlamak, onun için doğa ile mücadele edip galip gelmekten daha önemlidir. Göçebe adam, bir yerlere gider, yolda doğayla savaşır, işini kolaylaştırmak için icatlar yapar. Türk hafta sonları bile evinden çıkmaz.
Şamimiyet olgusunu da bir şekilde yıkmamız gerekmektedir. Size ödev veriyorum:
1- Kapıcınız ile şenli benli olmayın: Zaten bilmemne köyünden gelen bu yarı-okumuş pezevenk sizinle aynı seviyede olduğunu zannetmemelidir. Onun sürekli kapınıza gelmesini engelleyin (çöp toplamak için), hatta bu insani ilişkiden kurtulmak için copunuzu kendiniz atın (hareket etmiş te olursunuz, sürekli oturan Türkish gotunuz de yerinden oynamış olur), ve ilk selam veren hic siz olmayın. Zaten yüzüne bakmayarak, selam almaktan da kurtulmuş olursunuz.
2- Resmi olun, gevşek olmayın: Sadece söylenmesi gerekenleri söyleyin, fazlasını söylemeyin. Yılışıklık yaparak, karşı taraftan samimiyet beklemeyin. Erkekseniz, diğer erkeklere avanak avanak uzun süre bakmayın (bu Türkiye'de başıma geliyor, inanın ki dışarıdan gelen bir turist Türkiye'de erkeklerin %80'inin homoseksüel olduğunu düşünecektir -zaten böyle bir yorumu bir Amerika'li arkadaşımdan işittim-).
3- Size hizmet veren hiçbir kimsenin, “sen” diye hitap etmesine izin vermeyin.
4- Hizmet karşılığı bahsis verin ki, ilişkini bir “para” ilişkisi olduğu daha iyi
anlaşılsın.5- Gereksiz yere fazla gülmeyin. Utangaç utangaç içe dönük sırıtmalar yapan Türk geri zekalılarından olmayın.
6- Karşı tarafın anlattığı hakkında düşünün, söylemeyi planladığınız şeyi yeni aldığınız bilginin değiştirmesine izin verin. Karşı tarafın söylediğini sizin nefes alma aranız gibi kullanmayın. Şov yapmıyorsunuz, hayatta kalmaya dönük stratejik bilgi alıyorsunuz.
7- Karşınızdakı, eğer bir konuda yorum yapmaya yetkili ve sizin muhatabınızsa onu dinleyin. Yoksa söylediği hiçbir şeyi umursamayın.
8- İş ve hayat konularında, “hayatta kalma” içgüdüsünüzü hep canlı tutun. Öğrendiğiniz şeyleri, hayatta kalma hedefi için öğrenin, ve önceliklerinizi yine hayatta kalma mücadelesine göre ayarlayın. “Başkası ile iyi geçinmek” hayatta kalma stratejisi değildir. Bunu yaparsanız, Türkiye'nin %90'inin olduğu gibi “kafa adam” ama “yeteneği ve becerisi olmayan” karıncılar
ordusundan bir salak olursunuz.9- Mütaasip'cilik, toplumda samimiyet yaratabilecek yolaçıcı uygulamalardan biridir. Mütaaşıp olmayın, başkalarının ahlaki olarak nasıl davrandığı ile hic ilgilenmeyin.
10- Komşularınız ile tanışmayın, hatır sormayın.
murat karun
-
17 Aralık 2006: 08:38 #51437
Levent KIYAN
KatılımcıBu * Samimiyet* üzerine aciklamayi iyiki ben yazmadim, yazsaydim ne almanligim birakirlardi ne bilmemneligimi birakirlardi.
Neyse biz yoruma gecelim, yazida biraz BURJUVA ve KÖLE havasi esmekte; ifadeler, öneriler cok köseli ve Klise (s ye nokta koy), yontulmasi gereken (sosyal filtreden süzülmesi gereken) ayrintilar var. Konuya göstereceginiz ilgi dogrultusunda, ayrintiya girmeyi tercih ediyorum.
-
17 Aralık 2006: 09:03 #51438
ERTEKİNKatılımcıSayın sirius ilginç yazılarınızın takipcisiyim beğenerek okuyorum…Satürün ün selamı üzerinize olsun
-
17 Aralık 2006: 14:03 #51439
lubimayaAnahtar yöneticisamimiyet üzerine yazılan bu yazıyı samimiyetsiz bulduğumdan ötürü yürumsuz bırakıyorum.
10- Komşularınız ile tanışmayın, hatır sormayın.
bu madde açıklıyor sanırım ne demek istediğimi.
-
17 Aralık 2006: 14:19 #51440
Levent KIYAN
Katılımcı11- * _ Kahve pisirdim yaninda da cilekli Pasta var, buyurun biraber yiyelimmi ?* diye komsuya sormiyalim !
-
18 Aralık 2006: 08:34 #51441
sirius
Katılımcıaslında yazı tam tersi bu durumu hiciv ediyor, öneriyor gibi sundukları şeyler aslında türk milletinin en sonun da KENDİ değerlerini kaybedip bu hale geleceğini farklı bir dille anlatmış
-
18 Aralık 2006: 12:48 #51442
ilknurKatılımcıben bu yazıdan pek birşey anlamadım daha doğrusu hiciv olduğunu yazmıssınız oradaki hicivi anlayamadım, okuduğum yazıdan anladıklarımı yazmak istiyorum, yanlışmı algıladım bilemiyorum, yardımcı olursanız sevinirim
türklerin göçebe kültürüyle yaşadıklarını savunduklarını söyleyip aslında göçebe kültürüyle yıllar önce yaşadığımızı aama artık kesinlikle böyle bir kültürümüz olmadığı yazılmış, herkesin herkesi tanıdığı yani samimi bir ortama ayak uydurulduğu vurgulanmış, göçebe kültürünün amerikada çok daha fazla varolduğu onların yaşamın zorluklarına daha çok direndiği ve bunun içinde icatlar yapıldığı anlatılmış
teknolojik açıdan amerikanın bizden çok çok ileri olduğunu düşünürsek bu kadar ileri teknolojiye sahip olabilmek için amerikalılar kadar göçebe bir hayat ve yazının altında sıralanan tavsiyeleri uygulayarak bu kadar çevremizde yaşayan insanlardan uzak mı olamamız gerekiyor -
18 Aralık 2006: 20:08 #51443
sirius
Katılımcıbu konun başlığı 'samimiyet sizce nasıl olmalı' burdan yola çıkarak bu yazıyı koydum ki biraz samimiyet üzerine düşündürtsün diye yazarın sölediklerinde ben kendimce hiciv buluyorum ve kimseyede doğru yada yanlış gelsin diyede buraya koymak amacım yok çünkü ; asıl olan samimiyeti bizim nasıl algıladığımız , en önemlisi bu ve bunu masaya yatırmaktı amacım
-
19 Aralık 2006: 17:16 #51444
Levent KIYAN
KatılımcıSamimiyet zaman icerisinde Parazitlenmeye dönüsebiliyor !
-
20 Aralık 2006: 15:22 #51445
sirius
Katılımcıparazitlenme evet terliksi hayvan durumu oluşabilir yada öglana ve yahut amip gibi
tabi bu işin şakası….:
bir içten gülüş bir de bıyık altından gülüş
bir içten dinleme gözleriyle onaylayarak , birde dinler gibi görünüp sonunda tıslamak varr..hııh ..
aslında en büyük sammiyeti vurgulayan ve anlatan beden dili ve mimikler ve bakışlar olsa gerek
şayet bir insan konuşa dursun anlata dursun bin bir türlü şirinlik yapsada içten candan olmaya çaılşsada … evet çalışmak çalışmakla olmuyor bu işler doğal , dürüst , iyi niyet ve değer gibi sıfatlar olunca insanın gerçek samimiyeti çıkıyor ortaya…… -
20 Aralık 2006: 15:41 #51446
Levent KIYAN
KatılımcıParazitlenmeyi >> faydalanmak, köprüyü gecene kadar sirtina binmek, hep kendine yontmak v.s…. anlaminda kullandim !
Tabiiki samimiyetin yolu Symbiose (Mutualismus) dan gecer !
-
7 Ocak 2007: 17:11 #51447
esat
KatılımcıSamimiyet avrupada ve bizde farklı yorumlanıyor bu nedenle kötü olma pahasına samimi olmakla .gelenek görenek ve çeşitli sebeblerden dolayı istemediğimiz halde iyi olmak adına samimi görünmeye çalışmak arasında bir karar veremiyoruz :

-
7 Ocak 2007: 20:31 #51448
saksu
Ziyaretçisamimiyet yazıda özeleştiri tarzında incelenmiş. Ama içinden bir cümleyi bir maddeyi çıkararak yazıyı yorumlamak yanlış yola çıkarıyor. Bu şuna benzer, bir kitap yazılmış içinden bir paragrafa göre bir yargılama yapmak, ama kitabın tamamını okumamak, okusakta anlamamak. Bu bağlamda ( in context) gayet ilginç bir samimiyet analizi ve azıcık da kışkırtıcı tarzda okuyanın kendine, çevresine bakmasını sağlıyor. Kaybolan olmayan samimiyeti daha azaltan yöntemler maddeler halinde. Ama yazar yazmış, hepsi de iyidir doğrudur değil, örnekleme de benzetme de hata aranmaz denir…
-
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.



