Home › Forumlar › Genel Gündem › Neredeyiz,Nereye gidiyoruz,Ne Yapmalıyız,HANGİ TARAFTAYIZ!!!!!
- Bu konu 29 yanıt içerir, 15 izleyen vardır ve en son 20 yıl 2 ay önce
lubimaya tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
-
18 Mayıs 2006: 13:20 #43005
I_tuch AXUKatılımcı17 mayıs 2006 tarihinde hepimizin gözlerinin önünde, laik TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NE bir saldırı olmustur.peki biz bu konu hakkında ne düşünüyoruz,ne söyleyeceğiz…bu konu hakkında hepinizin yorumları bekliyorum derken kendi düşüncelerimi biraz uzunda olsa sizlerle paylaşmak istiyorum….
ilk bakışta kişisel bir saldırı gibi duran bu olay,aynı 1 hafta içindeki cumhuriyet gaztesine yapılan saldırı gibidir.. yine kişisel saldırı diyecekler,arkasında bir örgüt bulamayacaklar bize yutturacaklar peki ya biz buna yine inanacakmıyız??
olayı en başından irdeleyelim,danıstay Aytaç Kılınç adlı anaokul öğretmeni hakkında verilen kararı durdurmustur..bu kararın ardından TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAŞBAKANI bu kararı kınadıgını dile getirmiştir..
başbakanın bunu yapması(ertekin abi'nin de sözü beni affetsin burda kullanacagım) imam cemaat ilişkisini gündeme getirmezmi?? başbakan bu açıklamayla açık hedef göstermiştir,aynı hedefler vakit denilen gazetenin İŞTE O ÜYELER denilerek manşetten resimlerini vererek dahada ileri düzeye gidilerek verilmiştir..
peki neden 4 senedir iktidar olan akp hükümetinin son dönemlerinde bu olaylar artmıstır??neden artık her hafta bir kötü olay yaşamaktayız? akp hükümeti artık yıpranmıstır,doğru karar verememektedir(önceden verdiğinide iddaa etmiyorum kesinlikle)..dikkat edelim son dönemlerde akp hükümeti devamlı tartısma yaratan açıklamalar yapmaktadır,peki bunun amacı nedir…
son dönemlerde akp li belediyelerin yolsuzlukları tek tek ortaya çıkmaya başlamıstır ve bu partinin yıpranmasına halkın gözündeki güvenini kaybetmesine neden olmustur..peki bu gündemden nasıl kurtulunabilir,tabiki profosyenel şekilde gümdemi farklı yöne taşıyarak…
ne zaman bir yolsuzluk haberi gelse akp hükümeti açıklama yapar, türbanla ilgili..artık kutuplasmalar baslamıstır,hükümette zaten bir tarafın gerçekleri gördüğünden diğer tarafa yönelmiştir ve onların düşüncelerini din üzerinden etkileme yoluna gitmiştir..
açık hedef gösteren vakit gazetesi bunu ilk kez yapmıyor, türbanlı avukatları durusmalara sokmayan Gümüşhane Baro Başkanı Ali Günday, o dönem adı 'Akit' olan gazete tarafından boy hedefi haline getirilmiş, 25 Temmuz 1995'te öldürülmüştü. sonradan kapatılan akit gazetesi ismini vakit olarak değiştirip provoke yayınlarına devam etmiştir..
peki bugun ne oldu…yargının en önemli öğelerinden DANISTAY'a yapılan saldırının ardından bütün parti liderleri,askerler,cumhurbaskanı görev başında şehit edilen Mustafa Yücel Özbilgin'in cenaze törenine katılmıstır peki başbakan nerdedir,merak etmeyin söyleyeyim ANTALYADA KAVŞAK AÇILISINDA!!!!!!
bu haince saldırıyı gerçekleştiren şahıs 1 yıl boyunca emniyet tarafından takip edilmiş bir insan!!! hizbullah ve ibda-c örgütleriyle bağlantısı oldugu düşünülen bir insan!!! hatta irana gidip özel eğitim aldıgı bingöl emineyitinin kayıtlarında var(kaynak:milliyet gazetesi)
ama ben artık şunu biliyorum bu kişisel bir eylemdir,arkasında örgüt yoktur, zaten cebinden 15 Şubat 2006 tarihli vakit gazetesinin çıkmasıda tesadüf!!!
nereye gidiyoruz arkadaslar,ATATÜRK' ün bıraktıgı gençlik susup bütün yapılanlara sen çıkarmadan kuzu kuzu oturan gençlikmidir,yoksa onun bıraktıgı LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NE sahip çıkan gençlik mi??
ne güzel söyledin ertekin abi, imam yaparsa cemaat neler yapar???
-
18 Mayıs 2006: 13:38 #45154
ERTEKİNKatılımcıAytaç kardeşimi yaptığı mükemmel araştırma ve konuyu ele alış biçiminden dolayı kutluyorum.
hayat malesef reklam filmlerindeki gibi olmuyor yani iyiler her zaman kazanmıyor. ben kişisel olarak bu tür olayları duyduğumda Uğur Mumcu ile başlayıp diğer elim olaylarla devam eden bir sürecin gözümüzün önünde (bizim zayıf hafızalı ve okumayan bir toplum oluşumuzdan faydalanarak )tekrar tekrar sahneye konmasıyla toplumsal direncimize ve kararlılığımıza yönelik bir sabotaj olduğunu düşünüyorum. Bu doğrultuda geçmiş ve bu günü birleştireblen ve yarınla ilgili kaygılar duyabilen ( Aytaç arkadaşım gibi ) herkesi sesini biraz daha yükseltmeye ve sivil toplum örgütlerini daha fazla aktif hale getirmeye çağırıyorum,çünkü bilinçli ve peryodik bir saldırıya sadece bilinçli ve organize bir toplum gereken cevabı verebilir. -
18 Mayıs 2006: 13:49 #45155
pkarakayaKatılımcınere gidiyoruz??? maalesef ileriye gitmemiz gerekirken çok çok geriye gidiyoruz….
çok fazla yorum yapmıcam bu konuyla ilgili
sadece R.Tayip ERDOĞAN' ın yani başbakanımızın üniversite yıllarında söylemiş olduğu birşeyi söyleyeceğim…
nerde okudum tam olarak hatırlamıyorum yaklaşık 3 sene kadar önce
okumuştumATATÜRK adını silicem demiş sayın başbakanımız…
daha neler göreceğiz ve seyirci kalmak zorunda bırakılacaız bilmiyorum…
-
18 Mayıs 2006: 13:53 #45156
I_tuch AXUKatılımcıbirde ek olarak suanda cenaze namazı için görüntüleri izliyorum da hayatımda ilk kez gördüğüm bir ülkenin başbakanı hakkında insanlar(anasını alıp gitmeyenler!!!) katil başbakan diye bağırırlarken, camiiye gelen cumhurbaskanını elleri patlayana kadar alkışlamaları..
bir kesim gerçekleri görüyor ve suanda onlar kocatepede diğerlerinin nerde oldugunuda söylemeye gerek varmı bilmiyorum,ANTALYADA!!! -
18 Mayıs 2006: 13:53 #45157
PINAR AKSU
KatılımcıErtekin abiye ve aytaça katılıyorum..
Biz o kadar unutkan bir toplumuz ki olanları hatırlamaktan aciz bir hale geldik. Uğrur MUMCU öldürüldüğünde ben ilkokula falan gidiyordum heralde olayı kavramak bayağı bir zamanımı almıştı.
Dönüp bakıyorum mütamadiyen aynı olaylar devam etmiş.. Halkımız o kadar tepkisiz hale gelmişki o kadar unutkan o kadar korkak olmuş ki olayları hatırlamak ürkütüyor onları..
Cenazelerde alkışlar, vaadler, vatan bizimdir bölünemez, failler bulunacak ama nereye kadar.. Arkasını dönen kendi hayatına devam ediyor sanki hiç birşey olmamış gibi sanki kaybedilen değerler bizim değilmiş gibi..
Kör olmuşuz ya bugünü için var olan bana dokunmayan bin yaşasın diyebilen bir hal almışız..
Açın artık gözünüzü ya.. Çıkarın at gözlüklerini.. Biraz vatanınıza milletinize halkınıza benliğinize sahip çıkın.. Hatırlamaktan korkmayın.. Tarihini bilmeyenin geleceği olamaz.. Bu oyunlara gelmeyelim..
Ertekin abininde deği gibi bilinçli bir toplum.. -
18 Mayıs 2006: 13:56 #45158
PINAR AKSU
Katılımcıbirde ek olarak suanda cenaze namazı için görüntüleri izliyorum da hayatımda ilk kez gördüğüm bir ülkenin başbakanı hakkında insanlar(anasını alıp gitmeyenler!!!) katil başbakan diye bağırırlarken, camiiye gelen cumhurbaskanını elleri patlayana kadar alkışlamaları..
bir kesim gerçekleri görüyor ve suanda onlar kocatepede diğerlerinin nerde oldugunuda söylemeye gerek varmı bilmiyorum,ANTALYADA!!!Çok kısa bir şey babam demiştiki cumhurbaşkası seçimleri döneminde
Bu adam (A.N. SEZER) sizin ileride en büyük şansınız olacak demişti..Bütün olanlar içinde iyikide var iyikide başımızda demek istiyorum..
-
18 Mayıs 2006: 13:57 #45159
anılaksu
Ziyaretçiya düşüne biliyonuzmu danıştay girişindeki kameralar yaklaşık 1 haftadır çalışmıyor ve yaptırılmıo video ya alamıo gerçekten de her şeyi iyi ihtimal le düşünüolar.nereye gitttiğimizi bi bilsem bu gidişle olduğumuz yerde sayıklayacağız…
-
18 Mayıs 2006: 14:01 #45160
pkarakayaKatılımcıpınar sana katılıyorum ama
türk halkı hem çok zeki neyin ne olduğunu çok kolay idrak edebiliyor
hemde çok kolay göz boyamalarına oynanan oyunlara kanıyor…ülkemiz her geçen gün daha geri gidiyor en ilerde olma imkanımız varken..
bana dokunmayan bin yaşasın diyenlerin sesi çok çıktığından bizim gibi düşünen insanların sesi duyulmuyor daha doğrusu duyurulmuyor…
ve olan bize bizden sonraki nesillere oluyor..
şundan emim ki bu olayda bir hafta on gün sonra önemini nekadar önemli bi konu olduğunu başbakanımız olacak kişi göz boyayarak unutturucak…uğur mumcu ve diğer olayları bize unutturdukları gibi…
-
18 Mayıs 2006: 14:08 #45161
PINAR AKSU
Katılımcıhaklısın Pınar
Anlamadığım şey bir millet bu kadar zeki güçlü ve kararlı iken nasıl bu hale getirildi.. Umarım ki sesimiz bir gün birleşecek.. tek yürekten çıkacak bu ses.. BİZLER ATATÜK GENCİYİZ…
Ben gerçekten olanlara inanamıyorum artık bu ülkede..
Ama ben kendi adıma olanların hiç birini unutmuyorum gün gelecek zaman dönecek biz bizi bulucaz.. -
18 Mayıs 2006: 14:12 #45162
pkarakayaKatılımcıbunun cvpı çok kolay pınar
aliyelerle kurtlar vadileriyle magazin programlarıyla insnaların beynini okdar güzel uyuşturuyolar ki
insanlar artık yok aliye kıza kovuşcakmı yok onu yapcakmı yok şu dizide ne oldu aa ahu tuğba yine ewleniyomuş gibi saçma sapan konuşlarla düşünmememizi engelliyolar
oyalıyolar…..demek istediğimi anlatabilmişimdir sanırım biraz karmaşık oldu galiba..
-
18 Mayıs 2006: 14:17 #45163
PINAR AKSU
Katılımcıbunun cvpı çok kolay pınar
aliyelerle kurtlar vadileriyle magazin programlarıyla insnaların beynini okdar güzel uyuşturuyolar ki
insanlar artık yok aliye kıza kovuşcakmı yok onu yapcakmı yok şu dizide ne oldu aa ahu tuğba yine ewleniyomuş gibi saçma sapan konuşlarla düşünmememizi engelliyolar
oyalıyolar…..demek istediğimi anlatabilmişimdir sanırım biraz karmaşık oldu galiba..
anlamamak mümkün değil.. Ne de olsa aklın yolu birdir..
-
18 Mayıs 2006: 14:45 #45164
KeN@N ÖZDEN
KatılımcıNereye mi gidiyoruz ? acıkcası ülkemiz bi cıkmaza dogru gidiyor bunuda oy vaadiyle basımıza gecen insanlar sayesinde oluyor bence kımse bılmıyokı turk ınsanı cok zekıdır ve bu oynanan oyunların hepsının farkında ve bugunde yasanan olaydan sonra hersey su yuze cıkmaya basladı bence bu hukumetin son demleri gelmek uzere insanları din kapsamı altında bölerek birilerini hedef göstermeleri akıl almaz bişey su varkı bu devlet laiktir herseyden önce ve dini istirmar etmelerine izin vermemek lazım ayrıca c.baskanlıgı secimleri için yaptıklarıyla hıc biyere ulasamayacaklardır.Ayrıca bugunku cenaze toreni bi kavsak acılışından daha önmeli olmalıydı. artık insanlar kendilerine takılan at gözlüklerini cıkartmaları lazım…..
Bu ülke hepimizin ve buralara gelmek için biçok şehit kanı akmıstır artık birilerinin bu olanlara dur demesi gerekiyor ……… -
18 Mayıs 2006: 15:05 #45165
lubimayaAnahtar yöneticiÇok bilmeceli bir başlık altında yazılan yazılar ilginç.
Özellikle;
ATATÜRK adını silicem demiş sayın başbakanımız…
bu laf çok ilginç.Bence bunları yazarken bir kaynak göstermemiz gerekir.
Tabi herkes düşüncesini paylaşmalı.Ancak burada ülkemizin Başbakanından söz ediyoruz.Bu bana açıkçası ERDOĞAN'a iftiradan başka bişey değil gibi geldi.Neden bu cinayetin sorumlusunu Hükümet olarak görüyoruz onuda anlamış değilim.
Bu konularda biraz sağ duyulu olmamız gerektiğini unutmayalım…
Herkesin katıldığı ortak nokta kimse kimseye şiddet uygulayamaz.
Buna karşı olduğumuzu açıkça dile getiriyoruz.Ancak cinayetin sebeplerini irdelerken bir yönden bakmak yalnış olur.
Türkiye bu tür dönemlerden geçmiştir daha öncede.
Eğer Türk gençliği Türk vatandaşı Başbakanına güvenmiyorsa zaten önümüzde olacak ilk seçimde tepkisini ortaya koyar.
Bu yönden hiç kimsenin şüphesi olmayacak.
Seçilmiş bir Başbakana bu tür ithamlarda bulunmak çok yalnış.
Yaptığı icraatleri beğenmeyebilirsiniz.Ona sözümüz yok.Herkes dile getiriyorda zaten…Ancak böyle üzücü bir hadiseden onları sorumlu tutmak bana akıllı mantıklı bir fikir gibi gelmiyor.
Türban meselesi bunu tetikleyen bir numaralı unsurdur.
Madem özgürlüklerden bahsediyoruz.
Bırakın türbanıyla okusun vatandaş,bırakın öğretmenlik yapsın.
Eğer ki bakın eğer ki Cumhuriyetimize zarar verecek bir olaya karışırsa zaten Anayasada olan kurallar onlar içinde geçerli.
Türban meselesine karşıyım diye bu şahsı vurmak gerektiğinide savunmuyorum.Tamamen karşı çıktığım bir tutumdur.
Demokrasi var olduğu sürece insanlar düşüncelerini özgürce savunmalılar.
Bu olayı hiç bir bahaneye sıgınarak tasvip etmiyorum!
Benim anlatmak istediğim nokta olayları enine boyuna değerlendirmek gerekir.Bunu doğru orantılı olarak düz mantık düşünerek…
Hükümet türbana evet dedi
Danıştay hayır
O zaman danıştayı vuranda hükümet.
Bu çok basit bir düşüncenin dışa vurmuşluğudur.
Burda ben hükümetin sözcülüğünü yapmıyorum onlarıda savunmuyorum.
Tamamen hür irademle konuya başka açıdan bakmamızı istiyorum.
Ben size şöyle bişey desem
Şimdi Türkiye de tek başına iktidar olmuş bir hükümet var.
Ekonomik göstergeler Türkiye'nin istikrarlı çıkışını gösteriyor.
Bunları ben demiyorum araştırabilirsiniz.
Türkiye 2 kasım 2002 den nereye geldi.
Şimdi Türkiye böyle bir istikrar yakalamışken;
Türkiye'nin bu durumundan rahatsız olan çevreler bu tür eylemlere girişemez mi?
Türkiye'yi böylesine istikararlı şekilde götüren bi hükümet sizce bu eylemi yaparak halkına olan güvenini kaybetmek ister mi?
Dışarıda bir sürü düşmanımız var.
Birlik olmamız gereken şu dönemlerde bütünlüğümüzü bozmaya çalışan çevreler bunu istiyor şuan.
Türkiye karışsın Hükümet dağılsın.Bugün bir seçimin Türkiye'ye olan maliyetini hepimiz biliyoruz.
Bence bunlara gerek yok.Rejim kaygısı falanda duymuyorum.
Türkiye Cumhuriyeti bu saatten sonra rejim değiştirmez!değiştiremezsinizde!
Ben daha sağ duyulu olarak bu olayalara tepkimizi koyalım.
Suçluların ortaya çıkarılması için bekleyelim.Herkese Saygılarımla…
-
18 Mayıs 2006: 15:32 #45166
I_tuch AXUKatılımcıgökhan kerdeşimin yazmıs oldugu yazıyı gördükten sonra böyle bir yazıyı kaleme almaya karar verdim,
demokrasi var olmalıdır evet,ancak LAİKLİĞİN tanımı zaten DİN VE DEVLET İŞLERİNİN BİRBİRİNDEN AYRILMASI değilmidir??
kamusal alanda takılmayacak deniyorsa anayasada takılmaz,ayrıca evinde takmasınada kimse karısamaz,ancak kamusal alanda takma adına rejim yapmaya çalışmak LAİKLİĞİ YIKMAYA ÇALIŞMAK DEĞİLDE NEDİR???
NEDEN SORUMLU HÜKÜMET???
Eğerki hükümet hedef gösteriyorsa sorumlu hükümettir başkası değil,kendisinin karsısında olanlara karsı diğer tarafın din üzerinden düşüncelerini istismar ederek,onları yanlış yönlendirmesinden dolayı… bu vahseti yapan insanın gözünün ne kadar döndüğünü şu küçük detaydanda rahatlıkla anlayabiliriz, kendisine ALLAHIN ASKERİ diyen cani kendi savundugu davaya destek veren hakimide,o karar altında hayır diyen imzasını attıgı elinden vurmustur(sansa eliyle kurtulmustur)
Ayrıca ekonomik göstergeler diyorsun, ekonomik göstergeler kagıtlarda yazanlar peki insanlar ne durumda su anda?? bu hükümet göreve geldiğinden beri biraz dikkatli bakarsak çok iyi görebileceğimiz iki olay var…
1- artık türkiyede 2 kesim var….ya ZENGİNSİN ya FAKİRSİN
2- TÜRKİYE de zenginler bu hükümet göreve geldiğinden beri dahda zengin olmuslar,fakirlerde tam doğru orantılı şekilde daha da fakirleşmişlerdir..
-
18 Mayıs 2006: 18:44 #45167
adnan aksu
KatılımcıTürkiye nereye gidiyor?
Türkiye,AKP hükümetinin kurulduğundan beri laikliğin içini boşaltarak kendince yeni kurallar getirmeye kendince tanımını yapmaya çalışmaktadır.
Bir daire çizerek herkesi o dairenin içinde olmasını istemektedir.Devletin bütün kurumlarını kendi çizgisine getirmeye çalışmakta getiremediklerini kavgayla saldırarak dize getirmeye çalışmakta kendi görüşünde olmayan kurum ve kuruluşların çalışmasına müsade etmemektedir. Üniversitelerle kavgalı, YÖK'le kavgalı. TÜBİTAKLA kavgalı Danıştayla kavgalı muhalefetle kavgalı ve kendi görüşünde olmayan halkla kavgalı halktan kopuk bütün enerjisini halk hariç birilerine hizmet etmekle harcamaktadır. Bu arada devletin kurumlarıyla kavgaya devam etmektedir. Bunların başında danıştay gelmektedir. Başbakan konuşmalarında kurumları eleştiri sınırlarını aşarak suçlamakta bitmeyen davalarda kesin hükümler vermekte AİHM kararlarınının ulemalara sorulmasını istemektedir. Bundan cesaret alan birileri kendilerini yargının mahkemelerin üstünde görerek infaz yapmaktadır. dahasonra devam edeceğim -
19 Mayıs 2006: 08:07 #45168
ERTEKİNKatılımcıToplumsal olayları değerlendirirken tek bir unsura bakıp karar verme yanlışlığı içerisine düşmemek için belirli bir tarih dilimini alıp olayları kronolojik sıraya koyup analitik bir şekilde değerlendirme yapmak gerekmektedir .Bu son olayda da olduğu gibi tek bir olaya bakıldığında gayet tabi hiç kimse hükümeti ve başbakanı bu eylemleri yaptırmakla suçlayamaz suçlamamalıdır .Ayrıca buna benzer olaylar çeşitli hükümetler döneminde de meydana gelmiş olduğu görülecektir..
Buradaki olayı diğer olaylardan ayıran unsurlar farklıdır Bizim yapmamız gereken şey doğruları ve yanlışları birbirnden ayırmak, yanlışlar doğru tepkiler göstermektir.
1- Ekonomik göstergelerin iyiye gittiği o veya bu şekilde doğrudur ama iyi göstergelerin toplumun tabanına yansımaması tek başına akp nin sorumluluğu olmayan ama düzeltmesi gereken önemli bir yanlıştır . Makro ekonomilerde etkenlerin uluslar arası oluşu, uzun süren ve hükümetler üstü bir devlet politikası gerektiren kendine özgü bir disipline sahip büyük bir devinimdir.Türkiye de bakıldığında hala sürdürülen ekonomik politikaların akp hükümetinin ideolojisi ve seçim öncesi söylemleri ile hiç ilgisi olmadığı görülecektir ( IMF konusundaki seçim öncesi açıklamalara bakılabilinir) . Türkiye halen IMF ile birlikte çok sıkı bir ekonomi politikası yürütmektedir. Bu ekonomik politikaların AKP ile mi AKP ye rağmen mi yapıldığı ve gerekliliği ayrıca bir tartışma konusudur ama AKP den önce başladığı kesindir. Kendi benimsemediği bir ekonomik oluşumun AKP nin elindeki en büyük iç politika malzemesi olması ayrıca her tepkiye ekonomiyi kalkan yaparak cevap verilmesi ekonomik göstergeleri siyasi bir sopa haline getirmiyor mu ?
2- Başbakanın tavırları ve beyanatları incelendiğinde Gökhan arkadaşımızın bizlerden ve toplum dan beklediği sağ duyulu davranışı toplumun başbakanına gösterdiği kadar başbakanının da toplumuna göstermediği görülecektir .Toplumun her kesimiyle (İşadamlar,YÖK,Danıştay,Anayasa Mahkemesi,Cumhur Başkanlığı,Basın ,diğer toplum örgütleri ve hatta karşılaştığında vatandaşa olan tepkileri incelenebilir).Bu saldırgan ve uzlaşmaz tavır sosyal psikoloji bağlamında hem topluma yansımış hem de parti tabanı ile farklı görüşler arasındaki hoşgörüsüzlüğü tetiklemiştir.Kısaca Başbakan hepimizin Başbakanıdır ancak Başbakanın kendisinin bu durumu kabullenmekle ilgili sorunları olduğundan gerekli itidali gösterememiştir.
3- Seçimler konusunda bilinmesi gereken en temel unsur insanların Demokrasiye katılımlarının sadece seçimden seçime oy vererek bitmediğinin bilinmesidir. Tarihte de görülecektir ki seçimle gelen birçok iktidar toplumlarını felakete sürüklemiş hatta dünya savaşları ile birlikte etkilerini tüm dünya yaşamıştır (Hitler ve Almanya vb) Demokrasi ile Faşizm arasındaki en belirgin unsur da budur .Vatandaşlık görevi demokrasilerde sadece oy vererek değil gerektiğinde yanlışlıklara tüm unsurları ile tepki vererek kendi kaderini belirleme yetisidir.Gelişmiş ülkelerdeki eylemler ve gösterilere bakılarak örnek alınabilir.NEDEN TEPKİ GÖSTERİLİYOR
Seçim öncesinde mevcut siyasi durumun yıpranmasından kaynaklı arayışlar daha radikal görünen başka bir partiden bölünerek yıpranmamış bir alternatif haline gelen R.Tayyip Erdoğan ve AKP kendi kavram kargaşasında kaybolmuş savunduğu değerler ve politik kaygıları arasındaki zeminsizlikte bataklığa saplanmıştır.Tepkilerin Anıtkabire uzanmasının temelinde TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN kuruluşunda daha zor şartlarda mücadele verilerek benimsenmiş Anayasal kanunlar ve kurumlarla güvence altına alınan değerlere karşı çıkarak tartışılır hale getirmesi ve bu konuda ortam arayan daha radikal oluşumların cesaretlenmesini sağlamasıdır. Eğer Cumhuriyet gazetesine yapılan saldırılar gerekli şekilde önemsenip aydınlığa kavuşturulsaydı bu gün bu kaybımız yaşanmayabilir bizde gelecekte bizleri nelerin beklediği konusunda kaygıya düşmezdik.
Saygılarımla
-
19 Mayıs 2006: 09:18 #45169
ozan
KatılımcıBana kalırsa TÜRKİYE nin içinde bulunduğu su anki konum tamamiyle saptırıcı politikalardan biri …
Şu anki gundemlerde sosyal guvenlik formunun onaylanması . Kıbrıs Rum Kesimi'ndeki Mısırla yapılan PETROL ve DOĞALGAZ anlaşmaları HATAY da yakın tarihte yapılacak halk oylaması vs vs bunları T.C vatandaşlarından yuzde kacı biliyor yada başta başbakan olmakla beraber hukumet nekadarını acıklıyor ??
Butun bunlar bir yana bu ATATURK ÜN EN BUYUK ESİRİYİM DEDİĞİ CUMHURİYETİ baltalamak mı ???
Hukumet görevlisi ! bu olayın arkasındaki suprizleri göreceğiz derken sizce ne biliyor !!!! Tum bu olayların en ilginç yonu nedir sizce AB görusmeleri sırasında butun yuce TURK halkı kapalı kapılar arkasında ne sözler verildiğini merak edip araştırmalar yaparken ne oldu !!! ŞEMDİNLİ olayı…Peki şimdi …… yorum sizlerin sevgilerle…..
ozan SENER
ALLAH TURKU KORUSUN VE YUCELTSİN…
-
28 Mayıs 2006: 16:35 #45170
inanç şinelKatılımcıOZAN KARDEŞİME SONUNA KADAR KATILIYORUM.HER KONUDA TAM BAĞIMSIZ BİR TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞMALIYIZ.BU ÜLKENİN SORUNU NE TÜRBAN,NE LAİKLİK,NE DE BUNLAR GİBİ GÜDÜMLÜ MEDYANIN POMPALADIĞI KONULAR.BU ÜLKENİN SORUNU PEŞKEŞ ÇEKİLEN MİLLİ SERVETLER (TURK TELEKOM VB.),AB AYAKLARIYLA UYUTULUP DA ELDEN GİDEN MİLLİ BÜTÜNLÜK,DEMOKRASİ AYAKLARIYLA PKK'LI TERÖRİSTLERİN CENAZESİNE GİDİP DE BAŞSAĞLIĞI DİLEYEBİLEN BELEDİYE BAŞKANLARI,380 YTL'YE HAYATTA KALMAK ZORUNDA OLAN YOKSUL HALK,ZENGİNİN HEP ZENGİN FAKİRİN HEP FAKİR OLDUĞU DÜZENDİR KISACA.
YANİ BİZİ İMF'YE,AB'YE ŞİRİN GÖRÜNMEK ADINA ŞEREFİNDEN GEÇMİŞİNDEN GELECEGİNDEN HER ZAMAN ÖDÜN VEREN DEĞİL AKSİNE HER ZAMAN VE HER YERDE TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE SEVDALISI İNSANLAR YÖNETTİĞİ SÜRECE SORUNLARIMIZI ÇÖZEBİLİRİZ;TIPKI ATATÜRK'ÜN YAPTIĞI GİBİ YANİ.
Şunu anlayamıyorum gönlünü ve fikrini AB’ye teslim edenler, biz kendi kendimizi idare edemiyoruz, bizden adam olmaz, bizi Avrupalılar idare etsinler, sistemlerimizi oluşturamıyoruz, bizde kafa yok mu demek istiyorlar. Her ne kadar böyle demek istemeseler de bu anlayış o manaya gelir.
Bu anlayış acizliğin ifadesidir, kendini ve tarihini bilmemek ve tanımamaktır. Tarihte 16 tane imparatorluk kurmuş, bir neslin evlatları nasıl böyle bir acizliğe düşebilir. Üzüldüğüm noktalardan bir tanesi de bu düşünceye sahip olanların çoğu “aydın” dediğimiz eğitim seviyesi yüksek olan insanlardır.
Tarih tekerrür ediyor, Osmanlı’nın son dönemlerinde bazı aydınlar, bizden adam olmaz, biz kendimizi idare edemeyiz, bizi İngilizler, Almanlar, Fransızlar idare etsin diyorlardı. Bazı “aydın”lar da hangi bölge hangi ülkenin işgalindeyse o bölgeyi, o ülke idare etsin diyordu. Bugün AB sevdalılarıyla dönemim mandacı zihniyete sahip “aydın”ları paralellik arz ediyor.
Mustafa Kemal Paşa ve Arkadaşları mandacı anlayışı reddederek, bağımsızlık benim karakterimdir. Manda ve himaye kabul edilemez, ya istiklal ya ölüm parolasıyla Kuva-i Milliye hareketini başlattı.
Mustafa Kemal Atatürk egemenliği öyle içselleştirmişti ki, uşaklığı ve köleliği hiçbir zaman hazmedememiştir. Bir defasında yabancı bir devlet adamı ile görüşürken, ikram edilmek üzere kendilerine kahve getiren görevli ikram ederken kahveyi fincanın içinden tabağa döker. Atatürk, kıvrak zekâsıyla yabancı devlet adamına dönerek, “Bu millete her şeyi öğrettim, başkalarına uşaklığı öğretemedim” der.
Türk milleti tarihin hiçbir döneminde esir ve köle olarak yaşamamıştır. En bunalımlı dönemlerde liderini çıkartıp Türk milletini esir etmek isteyen güçlere okkalı tokat indirmesini bilmiştir.
SONUÇ OLARAK HERZAMAN BAGIMSIZ VE HER ZAMAN TÜRK HALKINA HİZMET EDEN TARAFTAYIZ !!!!
ALLAH TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN !!
-
28 Haziran 2006: 12:06 #45171
ozan
KatılımcıAytac ım saptamaların tezlerin cok doğru yanlız madalyonunda diğer yuzunude görmek lazım !!!!!
yani Turkiye' de son 10 aylık döneme dönup baktığımız zaman sanki 70 lerin 80 lerin izlerini taşıyor ben o dönemleri pek yaşamadım ama o dönemlere ait pek çok kitap okudum okuyorumda yasayanlarda yardımcı oluyorlar sağolsunlar.
Yani demek istediğim şu
Yapılan saldırılar sanki cumhuriyet le birlikte devlete yapılmış bir hareket olarak göruyorum ben bunu .Hani devlet içinde devlet var derlerya bugun ki başkan R.T.Erdoğan gerek konuşmalarıyla gerek cıkarttığı ve cıkartmaya calıştığı yasalarla ilgili biryerle vermek istediği mesajlar var bunuda sanıyorum başarıyor.
Gazetedeki reklam !!! hedef gösterme işine gelince 70/80 dönemlerinde faşist damgası yiyen vatanını milletini her turlu yağmaya tehlikeye karsı koruyanlar ki bunun başında devlet memurları POLİS , ASKER , İSTİHBARAT MENSUPLARI , BİR KISIM GAZETECİLER , bunlarıda zamanında şimdi yaşadığımız gibi bir takım gazetelerde olduğu gibi afişe edilip yalan yanlış beyanlarda bulunup ülkeyi kaos a getirmedilermi .
BUGUNKU DURUM DA ONDAN FARKSIZ DEĞİL YANLIZ TEK FARKI BUGUN BU MİLLET O DÖNEMLERİ COK İYİ YAŞADIĞI İÇİN SAĞDUYULU DUYARLI DAVRANIYORkısa kesiyorum kusura bakma geniş zamanda devam ederiz
-
4 Temmuz 2006: 21:33 #45172
kadir aksu
KatılımcıGençler. Yazılarınızda siyasi konulara girmişsiniz. Hayatın kendisi siyaset.Yanlız kurum ve kuruluşları yöneten kişilere karşı,fikriniz ne olursa olsun.fikrinize ters düşsede saygılı ve ölçülü hitapları seçin. Başınız ağırabilir; Kişileri zan altında bırakan delil göstermeden suçlayan yazılardan kaçının. Tek yönlü değil her fikre ,görüşe açık olun Siteyi çok politize etmeyin. Önce birbirinizi tanıyın . Yazılan her yazıyı bir süzgeçten geçirin, Sizleri siyasi görüşleri etkisine alarak tek yönlü düşünmenizi sağlamak isteyen kişilerde olabilir. Her görüşe açık olun.Ama önceliğiniz politika olmasın .Bu konuları site kanalı ile değil bir araya gelince tartışsanız daha uygun olmaz mı?. Yazılar kanıt olabilir.delil olabilir.Geleceğinizlle ilgili, yapacağınız sosyal etkinlikle ilgili,okumanızla ilgili,eğitimle ilgili,beldemizle ilgili, sorunları seçin ,tartışın Kişilik haklarına saygılı olan yazışmalara özen gösterin. Bu görüşlerim sizlere tavsiye niteliğindedir.Sevgi ve Saygılarımla
KADİR AKSU
-
11 Ağustos 2006: 12:53 #45173
orhan
Katılımcıarkadaşlar laiklik diyoruz ve ilk okulda bahsedilen tanımı yapıyoruz din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması peki bu ülke din kurallarıylamı yönetiliyor mahkemeleri din adamları mı yonetiyor bakın bende sayın başbakanın yaptığı işleri beğenmiyorum ama bu sadece bende kalıyor eğer başbakanımsa ona aşırı çirkin saldırıları böyle bir forum sitesinde yapmam. size bişey sorcam danıştay olayında anıtkabire giden bütün barolar komutanlar parti üyeleri felan filan
o kadar insan şehit olurken hiç anıtkabire gidip vatan elden gidiyor diye bağırdılarmı hayır
varsa yoksa laiklik
arkadaşlar laiklik hiç bir zaman elden gitmez ne zmn kanlı bi devrimle başımıza geçerler işte ozmn laiklik elden gider buda olma ihtimali yok dencek kadar az.
insanları uyandırmaya çağırıyorsunuz o neden böle bu neden böle diyorsunuz peki siz ne yapıorsunuz bende hiçbişey yapmıorum ama kimseye uyan demiyorum. sayın gökhan arkadaşımızın dediği gibi eğer halka göre yalnış bişey varsa ortada halk ilk seçimde tepkisini ortaya koyacaktır
türbanla laiklik gidecekse eğer size birşey hatırlatırım bu ülkede laiklik kurulurken başı kapalılar daha fazlaydı -
11 Ağustos 2006: 14:19 #45174
erkan şinelKatılımcıilkokullarda yapılan tanımlar bile sarıklı hocaların başbakanlık köşküne davetine engel olamamış 28 şubat süreci yaşanmıştır. laikiğin üniversitede yapılan tanımı nasıldır onu bilmiyorum. konuyu biraz daha açarsan sevinirim.bir hükümet düşün hitap gücünü motive unsuru olarak değilde caydırmak için kullansın. bugün gelinen nokta budur. zira kadrolaşma bütün hızıyla devam etmektedir. camii imamları bile genel müdür yardımcılığına getirilmeye çalışılmaktadırlar. anıtkabir'e yapılan yürüyüşlerde T.S.K. mensupları hariç diğer kuruluşlar ikiyüzlü davranmışlardır. T.S.K. işini yapmaktadır. kapalı kapılar arkasında verilen sözler neler bilinmemektedir. sürekli suni gündemlerle toplum uyutulmaktadır. sen tepki vermeyeceksin ben vermeyeceğim kim verecek? türban konusunda bir anlam kargaşası yaşanmaktadir. burada kasıt başı kapalı analarımız kardeşlerimiz değil merve kavakçı gibi zihniyette olan insanlardır.
-
11 Ağustos 2006: 17:36 #45175
lubimayaAnahtar yöneticierkan mesela sen bir iş kurdun.yanına tanıdıgın bildiğin insanı mı alırsın yoksa yabancı biriyle mi çalışırsın.her hükümet döneminde yapılan olağan şeyler bunlar.
pek yadırgamamak lazım bence.daha önceki hükümetlerde yapmıştır! şimdide yapılmaktadır. gelecektede yapılacaktır.bunun önüne geçmek imkansız denilebilir. :
-
11 Ağustos 2006: 18:14 #45176
Levent KIYAN
KatılımcıSayin Kadir AKSU'nun tavsiyesi dogrultusunda, detaya girmeden, su tesbitimi Sizlerle paylasmak istiyorum;
1-Yetmisli yillarda * Sag – Sol *
2-Seksenli yillarda * Köseyi Dönen – Köseyi Dönemeyen *
3-Doksanli yilarda * Kürt – Türk *
4-Ikibinli yillarda * Laik – Seriatci *kamplarina ayrildik,yada ayirdilar, bir sekilde birbirimize tokusturulduk.
Geriye bakalim ve bu zaman diliminde maddi,manevi,teknolojik,sosyal, kültürel kayiplarimizin bir Envanterini cikartalim
ve su soruyu kendimize bir soralim; __ biz bunlari gercekten istedikmi, elimize ne gecti, kimlere hizmet ettik ?Kanimca birileri bizi oyaliyor !
Ne dersiniz, oyalanmaya devam edelim mi, yoksa * Aydinlik bir Gelecek* icin yolami cikallim?
Güzel bir gelecek icin
Levent KIYAN
11.08.2006 -
11 Ağustos 2006: 21:35 #45177
erkan şinelKatılımcıgökan kardeş eğer bir camii imamı o mevkiye getirilirse görevi eksiksiz yapacaktır eminim. önüne gelen her belgeye imzayı atıp gönderecektir. eğer konusunda uzmansa kendi kurmaylarını yanına muhakkak alacaktır. nitekim bakanlar ve danışmanları bu iş için yanındadır. rizede bir kamu kurumuna atanan kişi kendi kurmayı olamayacak kadar konudan uzaktır. sadece nemalanmak için o mevkiiye getirmek istenmektedir. hep böyle olduğu için bu işler yürümüyor.
-
13 Ağustos 2006: 20:04 #45178
soneroskayKatılımcıİŞTE BİRİLERİNİN MEVCUT HÜKÜMETLE BİZİ NEREYE GÖTÜRMEK İSTEDİĞİNİ COK BİLMİŞ Bİ ARKADAŞ ANLATMIŞ.AMA BUNLAR İNANIN ALLAH IN İZNİ VE YÜCE TÜRK MİLLETİNİN KUDRETYİYLE ÜTOPYADAN ÖTE GİTMEYECEKTİR.
BAK ŞU KONUSANA
ETYEN MAHÇUPYAN
11.08.2006 CUMAMozaiğin sonu: Türkiyelilik
Modernliğin liberal bireyi temel alan bir bağlam içinde son demlerini yaşadığı bir dönemin içindeyiz.
Karar mekanizmalarının sadece parlamenter temsil sistemi içinde kaldığı sürece toplumsal taleplere cevap veremediği, toplumun doğrudan katılımının zorunlu hale geldiği, vatandaşlığın çoğulcu bir anlayış içinde yeniden tanımlanmaya çalışıldığı, ötekini dikkate almayan hiçbir kimliğin yönetme meşruiyetinin olmadığı bir zihniyete doğru evrilmekteyiz. Böylesi savrulma ve yeniden oluşma dönemlerinde eski ideolojik kalıplarda ısrar, toplumları kırılganlaştırır ve çoğu zaman da maddi manevi olarak parçalar. Maharet, gelmekte olan yeni dönemin ruhuna uygun adımları önceden atabilmek, ‘sınav anı’ geldiğinde bütün toplumun tek yürek olarak geleceği birlikte kurma iradesini şimdiden oluşturmaktır.
Türkiye bu tehlikenin eşiğinde bir ülke… Çünkü Cumhuriyet’in temeli olarak alınan vatandaşlık anlayışı ve onun özünü teşkil eden Türk kimliği, bu ülkeyi postmodern bir dünyada ayakta tutacak içerikte ve işlevde değil… Nitekim son dönemde ortaya atılan Türkiyelilik kavramı bu zaafı gidermek üzere öneriliyor. Vatandaşlığın dayanağı olan kimliğin etnik içerikten arındırılarak, coğrafi ve tarihsel bir kader birliği üzerine oturtulması amaçlanmakta. Bir süre önce Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu’nun çabaları da bu yöndeydi; ama bilindiği gibi ulusalcılıktan kendini kurtaramayan hukuk ideolojisi sayesinde söz konusu çaba bir ‘suç’ olarak tanımlandı. Gerçi Kurul’un Başkanı İbrahim Kaboğlu ve İnsan Hakları Raporu’nu kaleme alan Baskın Oran yargıda aklanmış gözükse de Ankara Başsavcısı’nın temyizi ile yine aynı noktaya döndük. Başsavcı’nın değerlendirmesine göre rapor “Lozan Antlaşması”ndaki azınlık tanımını tıpkı Sevr Antlaşması’ndaki gibi dinsel tanımdan millet ve etnik köken tanımına doğru genişletmeye çalışmaktaymış. Bu bakışın ülkeyi bir ‘mozaik yapı’ olarak tanımladığı ölçüde bölünmeyi ima ettiğini öne süren Başsavcı’ya göre söz konusu yaklaşım “ütopik insan hakları anlayışı” imiş…
Sağduyu eksikliği sistematik ve ideolojik hale geldiğinde kişileri suçlamak anlamsız… Ancak Başsavcı’nın bu değerlendirmesinin ne denli ‘ütopik’ olduğunu görmek için fazla çabaya da gerek yok. Eser Karakaş’ın 2 Ağustos tarihli yorum sayfası yazısı Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nun bir raporunu ele almaktaydı. Öğrendiğimize göre devlet kendi geleneğini bozmamış ve gayrimüslim cemaat vakıflarını ‘yabancı’ tüzel kişi kategorisinde değerlendirmiş. Yani ‘laik’ devletimiz Müslüman olmayan insanların gerçek birer vatandaş olduklarını hâlâ içine sindirememekte. Ama devlet ‘laik’ olmak da istiyor… Bu durumda gayrimüslimler hangi kritere göre normal vatandaşlardan farklılaşıyor dersiniz? Tabii ki ırk temelinde… Yani Lozan’ı Sevr gibi yorumlayan, devletin kendisidir. Seksen yıl boyunca ısrarla yürütülen bu politikanın bugün Kürt meselesinde geri tepmemesi mümkün mü? Kürtleri ‘din kardeşliği’ temelinde toplumun geneline bağlamak ne denli gerçekçi? Açıkça söylemek gerekirse bunların hepsi kendini kandırmaya yönelik ideolojik bir ütopyadan ibaret. Çünkü bu ülkeyi bir mozaik haline getiren unsur, etnik Türklüğü ‘öz’ kabul eden vatandaşlık anlayışıdır.
Yanlışta ısrar mozayiğin parçalanmasını ima eder. Eğer toplumsal bütünlüğün çeşitlilik içinde korunması isteniyorsa, vatandaşlığın herkesi kuşatan ve eşitleyen bir kimlik üzerine oturtulması ve bu sürecin açıklıkla tartışılıp sindirilmesi gerekiyor… Başsavcı ‘Türkiyelilik üst kimlik olmaz’ derken İngilizliği örnek vermiş. Gerçekten de İngilizlik üst kimlik olamıyor; çünkü etnik bir kimliği ima ediyor… Aynen Türklük gibi… Sağduyu eksikliğinin bu kadarı fazla değil mi?
11.08.2006
-
16 Ağustos 2006: 13:20 #45179
orhan
Katılımcıerkan abi bi kere T.S.K işini yapmıyor.son zamanlarda gelen şehit haberleri o kadar çokki bir an önce önlem alması lazım. tabiki hükümet askeriyeyi engelliyor ama şu anda T.S.K benım guvenlıgımı korumuyor.
-
11 Eylül 2006: 06:26 #45180
ozan
KatılımcıORHAN KARDEŞİM ASKERLİĞİNİ YAPTINMI BİLMİYORUM AMA SENİN SÖLEDEKİLERİNE KESİNLİKLE KATILMIYORUM EĞER SENİN BEĞENMEDİĞİN ASKERİYE OLMASAYDI NE OLURDU DİYE DÜŞÜNDÜNMÜ HİÇ ????
BEN SÖYLEYEYİM YÖNETİCİ SIFATINDA OLANLAR İSTEDİĞİ GİBİ AT KOŞTURACAKLAR..
— şu anda koşturmuyorlarmı diye soracaksın işin boyutları ve ciddiyeti okadar buyukku bu ellerinin bağlanmış hali— sen sadece TSK yı Güneydoğu da pkk denilen ÇAPULCU sürüsünün yanında karşılaştırıyorsun bugun KFOR ve EFOR da TSK gucunü arştır ve bulunduğu ortamdaki TÜRK lere bak.
AMA ANLIYORUMKİ SENİN İÇİN TSK SADECE GUNEYDOĞU DAN İBARET HALBUKİ SEN SİYASETCİ OLARAK ( üzerine alınma seninde böyle düşünmediğini biliyorum ) TSK DAN BİR PAŞA ÇIKIP DİYORSA
__ BANA İKİ AY SÜRE VERİN GUNEYDOĞUDAN PKK NIN DİBİNİ KAZIYAYIM
EVET TAKİP EDENLER İYİ BİLİR EŞREF BİTLİS PAŞA
DUNYADAKİ EN GÜVENLİ HELİKOPTERLER ARSINDA GÖSTERİLEN HELİKOPTER DÜŞÜYOR !!!!!
SENCEDE DÜŞTUMU …
AMA SANA ŞUNU ACIK VE NET OLARAK SÖYLEYEBİLİRİMKİ MALESEF BUGUN SİYASET ÜLKE BUTUNLUĞUNU MENFAATİNİ GELECEĞİNİ KURTARMA YÖNUNDE DEĞİL BUNLARIN TAM AKSİ TERSİNE KURULMUŞ NASIL OLSA BU ÜLKEDE KÜRT SORUNU VAR DEĞİLMİ !!!!!!!! ( SENİN ŞEHİT HABERLERİ VAR DEMİŞSİNYA CEVABI BURADA BUNUN CEVABINI BEN VERMİYORUM KİMİN VERDİĞİNİ HERKEZ COK İYİ BİLİYOR BU CEVAP AĞIZDAN CIKANA KADAR AŞAĞIDA OLAY YOKTU CESARET EDEMİYORLARDI
HİÇBİRSEY DAHA KÖTÜ OLMAZ DEĞİLMİ ??????
UNUTMADAN TSK BİR İNSANI KURTARMAK VE KOLLAMAK İÇİN YOK TSK BİR ÜLKE BİR ULUS İÇİN VAR SENDE BÖYLE DÜŞÜNÜYORSAN BEN NE YAPAYIM DERSEN SÖYLEYEYİM ??
BİZLER EBET MÜDEDET DEVLETİN EBET MÜDDET SAVAŞCISI OLARAK TSK NIN YAPAMADIĞINI BİZ YAPALIM MADEM TSK BİRŞEY YAPAMIYOR BİZ NE YAPABİLİRİZ BUNA SEN ÖNCÜLÜK YAP NE DERSİN ?
NE DERSİN
-
11 Eylül 2006: 07:55 #45181
ERTEKİNKatılımcıVatanseverlik gelişmeye açık olmak değerli bilgiler ve özel yetenekleri barındırmak ve kendi yaşantımızla örnek bireyler olmak yaşadığımız topraklara layık hayatlar sürebilmektir.
Vatanseverlik sadece vatan uğruna ölmek değildir.Vatanda yaşanası ve örnek olası hayatlar yaşamak gerekirse vatan için hayatta kalabilmektir sürekli vatan sevgisinden bahsetmek yerine kendimizi geliştirecek çalışmalar içerisinde olabilmeyi hedeflemeliyiz ölmek değil hayatta kalabilmek insan oğlu için en büyük meziyettir.Burada kriter nasıl bir hayat geçirmek istediğimizdir. Otobanda giderken bile arabanın camından poşet atan portakal kabukları atan seçilmeyi bir ticari yatırım olarak gören insanların olduğu bir ülkede siyaset ne kadar reeldir bunuda yorumlarınıza bırakıyor.Seçimlerimizde milliyetçi söylemlerden çok tüzüğünde yaşam standartı ve eğitim odaklı siyasete pirim vermemiz gerektiğini düşünüyorum .
Ekmek derdine düşmüş milyonlarca insan hangi kişi yada hangi siyasi parti bir ışık olarak ortaya çıkıyorsa onun peşinden gitmeye eğilimlidir . Bizlere düşen görev bu insanların çaresizliği ve arayışları bilinçli bir şekilde yalanlar söylenilerek kullanılmasına müsade etmemektir. Bazı şeyleri deneme yanılma yoluyla tecrube edinmek toplumlara pahalıya mal olmaktadır (Örnek:binlerce şehit.yüzmilyonlarca dolar borç ve belki KKTC)
O olmadı birde öbürünü deneyelim der ve sorunların gerçek çözümleri tartışmak ve sebeblerini bulmak yerine çobanını takip eden sürü gibi hareket edersek birilerinin bizi çoban kıyafeti giyerek tıpış tıpış mezbahaya götürebileceği gerçeğini görmeliyiz.
Hangi ideoloji (öyle bir kıriter kaldıysa tabi) olursa olsun siyasetin kronikleşmiş ve tıkanmış kanallarınıo açmazsak bizi geleceğe taşıyabilecek yapıda partiler bulmamız ve ulusal bir politika izleyerek kendi sorunlarımızı kendimiz halletmemiz mümkün olmayacaktır
Bu konjoktörde aşırı politize olmak ve taraf olmak mevcut yozlaşmaya başka başka biçimler ve isimlerde çanak tutmak sorunu devam ettirmektir .
Sonuç olarak şunu söylemeliyim ki bizim savaşmamız gereken şeyler o insan bu insan ,o parti bu parti öyle düşünen böyle düşünen değil, fakirlik, eğitimsizlik kültürel yozlaşmadır.
Saygılarımla
11/09/2006
Ertekin Karakaya -
11 Eylül 2006: 08:30 #45182
lubimayaAnahtar yöneticiErtekin abinin söylediklerine katılmamak mümkün değil.
sorunu çok basit bir mantıkla çözmek yıllardır yapılanı.
ne oluyor askerlerimiz törerle mücadele ederek onu yok etmeye çalışıyor.
görüldüğü gibi yıllardırda başaramıyoruz.öncelikle bunu etüd etmek gerekir.
bu yolun başarılı olmada düzgün bir yol olmadığı aşikar.
başka yollar denemenin yararlı olacağı düşüncesindeyim.
bu insanlar teröre neden bulaşıyor bu insanlar nelere kapılıyor?
bunların üzerinde durulsa belki şuanda terörden bahsetmeyecektik.
olucaktır tabi ki bir parça ama bu tüm dünyada var.ancak bizimkisi gibi bu kadar acı yaşatmıyor.
bence sorunun temeline gitmeli Türkiye.
bunu bu tür çözümlerle hala çözemediğimizin farkında olmamız gerekir…
-
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.



